şükela:  tümü | bugün
  • aslında nba'in en güzel zamanlarına ve bir çok efsanesine tanık olduk, böyle "yıldız"lar çıkmıyor artık.

    80'li yıllarda los angeles lakers'ta kareem abdul jabbar ve james worty ile beraber tarih yazmış bi oyuncudur. gelmiş-geçmiş en iyi guarddır tartışmasız, onun verdiği her pas bi devrimdir, harlem oyuncuları gibi sürekli şov yapan ama, ciddiyetini kaybetmeyen, çaldığı toplarla bir çok takımı bitiren bi adamdır. o asistleri unutmak mümkün değil, sayamadım kaç kere mvp olmuştur bu abi...

    90'ların başında aids olduğunda yıkılmıştık, kimse onun oynadığı sahada olmak istemiyordu, küstü, bıraktı basketi. 96'da sanırım tekrar döndü ve yine kimse yaklaşmadı ona, "savunma yapmıyorlar" diye kahretti ve tamamen bıraktı basketbolu. izlemesi en keyifli oyunculardandır mutlak, jordan ile rekabetleri, karşılaştırılmaları da bayaa meşgul etmiştir piyasayı.
  • şimdi isvecte bir takımda oynuyor.
  • 2.04 boyla point guard oynayabilecek kadar topa hakim bir adam.
  • benim de izlediğim en büyük oyuncudur.
    (bkz: topu çalınamayan adam)
  • aidsle başaçıkabilen tek insan değildir bi kaç milyon kişiden biridir. son (bkz: aids) ilaçları sayesinde 20 seneden fazla yaşayan bir sürü insan vardır.
  • gelmiş geçmiş en iyi point guard. maç başına 11.4 asist ortalamasını tutturmuştur nba kariyeri boyunca, hem oynar hem oynatır.
  • larry king'e göre dünyanın en güzel gülümseyen adamı.
  • turkiye'ye gelmisti bir ara, gazetelerde hayranlari icin "opebilirsiniz, yanaktan operek aids bulasmaz" gibi haberler cikmaya baslamisti.
  • john stockton'la yarıştırılan insan..
    daha iyisini görmedim...
  • gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu. onu izlemek bir keyifti*.
    magic oynarken jordan'la kıyaslanırdı "hangisi büyük" diye. ama gel gör ki magic'in basketbolu bıraktığı gün jordan "gelmiş geçmiş en iyi basketbolcu" ilan edildi. oysa aids olmakla basketbolcu olmak arasındaki ne tür bir bağlantı vardır?