şükela:  tümü | bugün
  • nefis bir kıbrıs türküsü;

    magusa limanı limandır liman
    beni öldürende yoktur din iman
    iskeleden çıktım yan basa basa
    magusa’ya vardım kan kusa kusa
    magusa limanından aldılar beni
    üç mil uzağına attılar beni

    uyan ali’m uyan uyanmaz oldu
    yedi bıçak yarasına dayanmaz oldu
  • muammer ketencoğlu'nun nefis yorumuna aşağıdaki linkten ulaşılabilir.

    http://www.muammerketencoglu.com/albumler.php

    (düzeltme)
    artık buradan dinleniyormuş:
    http://www.muammerketencoglu.com/home/musicbox
  • gönlümdeki yeri çalın davulları ve bülbülüm altın kafeste'nin hemen yanı başıdır... hüzünlüdür...
  • bir yaz gününün akşama uzanan kızıllığında, bütün dallar eline gelmiş bir adamın hikayesi gibidir bu türkü. öyle acıtır.
  • selda bağcan'ın o eşsiz sesinden dinlenmesi farzdır

    isteyenlere: http://fizy.com/#s/1ah7i8
  • grup abdal'dan güzel sesli bir kadının da yorumladığı türkü.

    http://www.youtube.com/watch?v=0jlqgkgaasg
  • abdal' ın yine aradan dereden çekip aldığı türküdür. muhteşem yorumlamışlar.
  • abdal'ın yorumu, insana rakı içmeye teşvik eder. acıtır, hüzün verir.
  • grup abdal yorumu canımı yakmıştır, ezmiştir, ağlatmıştır..
    babamı bir defa daha yoğun bakımdan morga soktum, hem de yine yalnızdım, bu sefer de yalnız mı olmak zorundaydım? yanımda bir omuz olsa ne olurdu, dayasaydım başımı da bağıra bağıra ağlasaydım.. salya sümük buraya yazmasaydım.. yetmedi ben koydum toprağa, ben dizdim dokuz tahtayı bir daha.. yine yaptım abdal sayenizde, kimseye bırakamazdım onu, rahat etmeliydi son evinde, ben düzelttim başını; ki kanıyordu abdal, kanını yine gördüm beyaz kefeninde abdal..
    hep senin yüzünden, hep sen!
  • türkü hakkında çok bilgili olduğumu söyleyemeyeceğim ama bana kalırsa büyük ihtimalle kıbrıs türküsü değil. zira doğma büyüme kıbrıslı kiminle konuştuysam, yaşlılar da dahil bu türküye yabancılar. bana kalırsa çok büyük bir ihtimalle ege kıyısı, nispeten büyük bir ihtimalle girit, küçük ihtimallerle de balkan veya akdeniz kıyısı türküsü olsa gerek. zira türküde anlatılan hikaye başka bir taraftan kaçıp magusa'ya gizlenen fakat orada da bulunup bıçaklanan, sonra da cesedi bulunmaması maksadıyla denize atılan bir ali'yi anlatıyor. dolayısıyla türkü ali'nin arkasından, memleketinde yakılmış olmalı, kıbrıs'ta değil.

    neden ege: hikayeyi tekrar okudukları zaman egeli dostlarım bana hak verecekler, bilhassa benim memleketim olan menteşe yöresinde hiçbir türkü birileri ölmeden, birileri yaralanmadan bitmez yahut başlamaz. en basitinden bodrum hakimi'nde bile "altın makas, gümüş bıçak ile doğradılar tenini" diye anlatılan hakim hanım kendini astıktan sonra yürütülen otopsi işlemidir. dolayısıyla ali muhtemelen menteşe yöresinden bir yerden kan davası ya da kız kaçırma gibi bir mevzu yüzünden kaçmıştır.

    neden girit: türkü bağlamayla çalınmaya pek müsait değil gördüğüm kadarıyla, muğla tarafında bağlamayla çalınamıyorsa, çalınamıyordur o türkü. ismini hatırlayamadım yaylı bir yunan çalgısıyla çalmayaysa gayet müsait.

    neden balkan: ne bileyim lan balkan türküsü dediğin 9/8'lik olur normalde ama arda boyları'na bak mesela, benzemiyor mu bu türküye?

    neden akdeniz kıyısı: menteşe yöresinde genelde kaçılacaksa ege kıyısında başka bir yere, en kötü girit'e kaçılır fakat bu türküde kıbrıs'a kaçılıyor. o açıdan akdeniz kıyısı olma ihtimali var (akdeniz "kıyısı" diye niye vurguladığımı da belirtmekte fayda var. akdeniz kıyısında farklı bir müzik tarzı var mı yok mu hiç bilmiyorum ama toros/yayla tayfasının türkülerine katiyyen benzemiyor, o açıdan)

    "gece gece niye kastın lan, neyin mühendisliğini yapıyorsun?" diye haklı sorular gelebilir muhakkak. aynı sorulara "sınav var yarın b'olum" diye haklı bir yanıt veririm. sevgilerimle.