1. (bkz: aramaya usenmedim mamafih bulamadim)

    iran'da mahabad bolgesinde kurulmus ve ayakta kaldigi, bir yillik zaman zarfinda bir cumhuriyet olarak anilmis kurt olusumu. kurtler, cesitli gruplarin verdigi destek ile kendilerine tam olmasa bile, bir sureligine hatiri sayilir otonomi elde etmislerdi. yiklisinin kemalizm benzeri idealar ile gerceklestirildigi soylense de, mahabad aslinda cumhuriyet gibi buyuk bir kelimenin arkasina siginan buyukce bir asiretti -ki gunumuzde, kaynaklari ve nufusu ve nufuzu daha gelismis asiretler bulunmaktadir. kurtlerin icinde bir ukte olarak kalmis bu kisa suren "biz bir devlettik" hissiyati, bugun koruklenen, mutlaka sinirlari belli bir devlet icerisinde bir kurdistan kurma arzusu ile yanip tutusulmasina da onayak olmustur.
  2. 22 ocak 1946 yılında iran'ın mehabad kentinde kurulan bir "sözde" devlet idi. 17 aralık 1946'da yıkılmıştır.

    kanımca bu "kıssa" da iki adet "hisse" vardır:
    i) kürtlerin şimdiye kadar devlet kuramadıkları inanışı yanlıştır. kısa sürelide olsa bir devletçikleri olmuştur.

    ii) bu devletçik zamanın iran şahının bir anlık gafletinden yararlanan kürt aşiretlerinin isyan etmesiyle kurulmuştur, ve ilginçtir ki o zamanın güçlü devletleri (örn: sscb) hemen bu devlete destek olmuşlardır.

    o zaman yaşananlarla, şimdi ülkemizde yaşanan olayların benzerliği üzücüdür
  3. ikinci dunya savasi'nin sona ermesinin ardindan iran'a giren sovyetler birligi ile ingiltere arasindaki guc mucadelelerinin yarattigi otorite boslugu ortaminda dogan ve bir yildan az varlik gosterebilen kurt cumhuriyeti. kurulusunun temelinde hem ideolojik hem de siyasal kadro anlaminda komala isimli iran'da etkinlik gostermis sosyalist orgut vardi. komala, kurt halkinin egemen toplumsal yapisinin iki onemli ogesi olan seyhlik ve agalik sisteminin yiklimasi hedefini onune koymasi bakimindan kurtlerin ilk kentli-milliyetci orgutu olarak bilinir. kendinden onceki kurt "milliyetcisi" orgutlerin ve hareketlerin aksine komala'nin toplumsal tabanini da asiretler degil, yeni yeni yesermekte olan kentli orta sinif olusturuyordu. lakin, orgut, acik asiret karsiti zihiniyetine ragmen toplumallasmak adina bunyesine iran'in otoriter egilimlerinden zarar gormus kimi asiretleri katmak zorunda kaldi. sonraki donemlerde ikinci dunya savasi'nin ardindan iran'in azeri bolglerinde etkinligini arttirmakta olan sovyet destekli komunist orgut tudeh'le siki baglar gelistiren orgut sovyet sosyaliziminin ideolojik ve politik etkisi artinda faaliyet gostermeye basladi. bu dogrultuda sscb'nin istegi uzerine ismini kurdistan demokrasi partisi olarak degistiren orgut, sscb'nin de tesvikiyle 1946'da mahabad kurt cumhuriyeti'nin kurdugunu acikladi. lakin, ikinci dunya savasi sonrasi yapilan anlasmalar geregince sovyetler birligi'nin iran'dan cekilmesiyle birlikte cumhuriyet icindeki agalik duzeninden yana olan asiretler ile merkeziyetci yapiyi savunana kentli toplumsal gucler arasindaki celiskiler derinlesti, ve cumhuriyet askeri ve siyasal anlamda zayif dustu. nihayetinde de ikinci dunya savasi oncesindeki status qou'ya yeniden kavusmak isteyen iran rejiminin mudahelelerine direnemeyerek, kisa surede dagildi. geriye daha sonra barzani asiretinin kontrolu altina girecek iran kurdistan demokrasi partisi kaldi.
  4. iran kürtleri'nin kurduğu kısa ömürlü bir devlettir.

    1946 senesinin ocak ayinda iran kurdistani'nin bahabad isimli bolgesinde bir meydan'da kuruldu ve nisan 1947 de dagildi. ilginç hikayesini paylaşmak isterim.

    bu cumhuriyet devleti'nin günümüzde yaşayan az sayıda tanığı vardır. bunlardan biri de hachem el-kurdi dir.
    hachem el-kurdi, melle mustafa barzani'nin yanında olan peşmergelerinden biridir. cumhuriyet kurulduğunda melle mustafa barzani hemen atlayip 500 bin adamiyla bölgeye gelir, diğer bir çok aşiret de öyle. hachem el-kurdi de bu 500bin kişiden biri ve o dönemden hayatta kalan tek ya da sayılı kişilerden biridir. bu gün 88 yaşında ve ırak kürdistanı'nda erbil şehrinde yaşamaktadır.

    o donem lran'daki rejim'in tamamen amerika yanlısı olması o donem in en buyuk 2. gucu rusya'nin hic hoşuna gitmeyen, bundan ziyade çıkarlarına tamamiyle ters duşen bir olaydır. bu yuzden rusya o bolgede soz sahibi olabilmek icin kendi stratejisini gelistirir ve iran'i parcalama karari alir.

    iran 3'e bölünecektir.
    iran halki farslar'dan olusan bir ulke, azeriler'den olusan bir ulke, ve kurtler'den olusan bir ulke olmak uzere 3 ayri parca olarak tasarlanır bu bölünme.

    kurtlerin o donem kurdugu komala isimli ulusalci bir orgut azerilerin onde gelen isimleri ile birlikte rus yetkililerle gorusmek uzere davet edilirler. bu gorusmede iki topluma da iki ayri devlet kurulma sozu ve yapilacak yardimlar, silah ve para ve destek gibi vaadler de bulunulur. görüşme sonrasında her iki gurup ta kendi bolgelerine geri donerler.

    kurtler inanilmaz heycanlanmistir. hemen aralarinda komala'ya daha resmi bir tarz verirler ve kendilerine bir başkan arayışına gecerler.
    donemin mahabati'nin hali vakti yerinde ve ulusalci ailelerinden olan bir aile nin lideri qazi muhammet'i komala'nın başına seçerler.

    komala'nın tam ismi komala-i-jian-i-kurdistan olarak geçmekte falat devletleşme sürecinde pdk ismini alır. türkcesi kürdistan demokratik partisi. bugün barzani aşireti'nin partisi olarak hayatını devam ettirmektedir.

    ilk once 1944'de ruslar bagimsiz demokratik azerbaycan cumhuriyetini kurarlar. bunun üzerine 2 sene sonra qazi muhammet kürtlerin de zamanının geldiğine karar verir ve tchawar tchira meydani'nda artık kürdistan'ın iran'a bağlı olmadığını ve bağımsız bir ülke olduğunu ilan eder. 1 hafta şenlik düzenlerler.

    ancak bağımsız ülke olmak kolay değildir. iran hemen saldırıya geçer türkiye de iran'a destek verir. ırak ve türkiye'de yaşayan kürtlerin ayaklanmasından çekinilmektedir. lakin iran kurdistani'nda bulunan aşiretler bölgeleri aralarında paylaşırlar ve herkes kendi bölgesini korumaya başlar. ancak nafile. bir ülkeyi aşiretler ile korumak neredeyse imkansızdır. aşiretler kendi içlerinde bağımsız ve aralarında kıskançlık, çekememezlik gibi duygulardan doğan sürtüşmeler doğmaktadır. aralarındaki sürtüşmeler kimi zaman öyle noktalara gelir ki içlerinden kimileri karşı taraftan gelen kimi tekliflerle diğerlerini satabilecek durumdadırlar.

    melle mustafa barzani bunun farkındadır. kendisi o dönem dur-durak bilmeden ırak'ta ingilizlerle çarpışmakta ve bir çok galibiyet elde etmektedir ancak iran'da kurulan devletten de haberdardır ve bu yeni kurulan devleti kendi bölgesinin üzerinde tutarak ingilizlerle çatışmayı bırakıp 500bin kişilik aşireti ile yola çıkarak mahabat'a gelir.
    ilk işi adamlarını 4'e bölmek olur. kuzey, güney ve doğu ile batı bölgelerine dağıtır. ülke güvenliğini eline alır. kendi aşiretine nazaran daha zayıf durumda olan diğer kürt aşiretlerini de kontrol altına alır.

    ancak bu gün kürtlerin yanında olan amerika o gün iran'a destek vermektedir ve iran bu destek ile çok güçlü bir biçimde saldırmaktadır. amerika'nın o dönem rusya üzerindeki baskısı da yoğundur.
    rusların ise kürtlere söz verdiği bir silah yardımı söz konusuyken silahlar geldiğinde içlerinden uyduruk tüfeklerden başka bir şey çıkmaz, bir çoğu da çalışmamaktadır.

    fakat kürtler için artık çok geçtir. öyle ya da böyle savaşmaya devam etmeye karar verirler. ancak işler ters gitmeye başlar. güney bölgesini koruyan peşmergeler iran ile çok sert bir çatışmaya girer ve geri çekilirler. ancak işin garip tarafı bu geri çekildikleri çatışmada bir kişi kayıp ederler o da komutanları komutanları ölen peşmergeler geri çekilirler.

    amerikadan çekinen rusya'nın desteğini de tamamıyla kaybederler. iran şah'ı daha da acımasızlaşır ve saldırıları sertleştirir. kürt'lerin de dağılmaktan başka şansları kalmaz.

    bundan sonrasinda; melle mustafa, qazi muhammed'e kendisi ile kaçmayı önerir ancak qazi kendisi kaçarsa şah'ın tüm aşiret'i öldüreceğini kendisinin kalması gerektiğini söyler. melle mustafa da kalmak ister ancak onu da kabul etmez. o gün tüm aşireti öldürülmüş olan fatima adındaki bir kıza 3 renk kumaş verilir ve ilk kürt bayrağı diktirilir. bu bayrak melle mustafa'ya verilir ve barzani aşiretini de alıp ırak'a geri döner.

    aradan 14 ay geçer, qazi devletlerini kurdukları tchwar tchira meydanında asılır.
    bunun üzerine barzani artık bölgede kalamayacağını anlar ve 500bin kişilik aşiretinden ailesine bakmakla yükümlü olmayan 500 adamını yanına alarak bu gün kürtlerin büyük yürüyüş adını verdikleri rusya'ya doğru olan yürüyüşünü başlatır. en başta halen yaşadığını söylediğim hachem bu 500 kişiden biridir.
    aylarca süren yürüyüş esnasında rusyaya gitmek için bir türk sınırına girerler türkler saldırır bir iran sınırına girerler şah'ın askerleri saldırır derken tek bir adam dahi kayıp vermeden rusya sınırına ulaşır. rusya'ya gelince ruslar kendilerini hemen gürcistan'a yerleştirir. ve rusya'yı terk edip de ortalığı karıştırmasın diye de kgb ajanları ile 500 kişiyi sürekli izletirler.

    rusya her gün yeni vaadler ile melle'yi uyutur tam 11 sene sürer bu. sonunda melle'nin kafası atar ve 500 adamından hiç birini yanına almadan tüm ısrarlara karşın tek başına moskova'ya gider. doğru mu bilmem ama bir söylentiye göre kremlin sarayının kapısını tekmeler. müdahele etmeye çalışan askerleri azarlar ve generallerini çağırır. haliyle kimse ilgilenmez kendisi ile ve o da kremlin sarayının merdivenlerinde açlık grevine başlar.

    lakin bir şeyi anlar o dönem. komunist rejimin rezil bir sistem olduğunu ve işe yaramayacağını fark eder. kürdistan'a dönünce ilk yaptığı iş komünist partiyi dağıtmak olur.

    artık sabrı tasan barzani kgb kendisini izlemesin diye 500 adamından sadece iki oğlunu alarak ırak kürdisdtan2ına geri döner ancak iki oğlundan büyük olan idris daha sonra öldürülünce bu gün kürt lideri olarak tanıdığınız küçük oğlu mustafa barzani kalır.

    melle o zaman anlar ki rusya'ya güven olmaz ve amerika'nın detseğini almaya karar verir. hayatının son dönemine kadar savaşır ancak amerika'nın desteğini de alamaz.

    işte bu noktada tarihi bir söz söyler oğluna. ''bir gün başarılı olursak bu ancak amerika'nın desteği sayesinde olacaktır, size ihanet de etseler peşlerini bırakma! sıra mutlaka bize gelecektir'' der ve bu kendisinin vasiyeti olur.

    ardından 4 şubat 2005'de amerika'nın desteği ile kurulan ırak kürdistanında ki parlemento'nun açılışında açılışı hachem yapar ve...

    ''ben mahabat'ın kuruluşunu gördüm, çok güzel bir gündü. fakat size bir sey soylememe izin verin , mahabat kürt cumhuriyeti silahlarla kurulmus bir ulkeydi, onun icindir ki burda tam bir barış yakalanmadan sakın silahlarinizi birakmayın...'' şeklinde bir konuşma yapar.

    william eagleton jr'in kürt cumhuriyeti isimli kitabından.
  5. çekirdeğini bazı üst sınıf zengin kürt işadamları ve birkaç da din adamı oluşturuyordu, barzani kabilesi iran'a geçtiğinde mahabad cumhuriyeti tarafından açık kollarla karşılanmıştı.
  6. ===alıntı===

    ii. dünya savaşı, iran'daki kürt milliyetçiliği üzerine büyük etkiler bıraktı. gerçekten de, ülkenin batısı ve kuzeyi sovyet ve ingiliz birliklerinin eline geçince (25 ağustos 1941) rıza şah istifa etmiş (16 eylül 1941); bu durum ise merkezi otoritenin zayıflamasını fırsat bilen özgürlükçü hareketlerin işine yaramıştır. iran ordusuyla komşu aşiretlerin desteğini de alan banehli hama reşid xan arasındaki çarpışmalar aylarca sürmüş ve 1942 yazında reşid xan kendini serdeşt-baneh-marivan bölgesi 'nin hakimi ilan etmiştir. ancak tüm bunlar, gerçek bir özgürlük hareketinin sadece başlangıcıdır. öncelikle kürtler, merkezi otoritenin bulunmadığı bir bölgede komelai jiyani kürdistan (kürdistanı yeniden canlandırma komitesi) adında bir örgüt kurarak (eylül 1942) bu fırsatı değerlendirdiler. bu milliyetçi ama aşırı muhafazakar komite, mahabad ve eski savuc-bulaklı aydınlarla küçük burjuvalardan oluşmaktaydı. dini şeyhler ve aşiret reisleri kısa bir süre sonra bu komiteye destek vermeye başladılar. zengin ve tanınmış bir aileden gelen, ayrıca hukukçu olan qazi muhammed de bu komiteye katıldı (ekim 1944). savaşın bitiminden sonra durumun elverişli olduğuna karar veren komite, tebriz'de kurulmuş olan otonom azerbaycan cumhuriyeti'nin merkezinde 22 ocak 1946 'da mahabad kürt cumhuriyeti 'ni ilan etti. aslında qazi muhammed, iran imparatorluğu 'nun sınırlan içinde kalıp içişlerinde özerk olan bir kürdistan'ın kurulmasından yanaydı. urmiye gölü'nün güneyinde ve batısında yer alan bu küçük devlet iyi örgütlenmişti. okullar ve hastaneler açıldı, kürt dilinde kitaplar ve gazeteler yayımlandı, tarımı, ticareti, endüstriyi ve sağlık hizmetlerini geliştirmek için atılımlar yapıldı. aşiret esasına dayanan küçük bir ordu kuruldu. bu ordunun dört generalinden biri de irak'taki iyi silahlanmış askerleriyle birlikte gelen mele mustafa barzani idi. ancak otonom azerbaycan cumhuriyeti'ne yardım eden rus ordusu, mayıs 1946'da iran topraklarından geri çekilmeye başlayınca, tahran hükümeti ülkenin kuzeyindeki bu ayrılıkçı eyaletleri yeniden ele geçirdi. qazi muhammed teslim oldu, ancak 31 mart 1947'de birçok kürt liderleriyle birlikte idam edildi. mahabad kürt cumhuriyeti 'nin ömrü on bir ay sürdü. ancak bu olay, tüm kürtler üzerinde büyük etkiler bıraktı.

    ===alıntı===

    kaynak: vladimir minorsky, thomas bois, david neil mac kenzie - kürtler & kürdistan - sf 113-115
  7. hala ders çıkartılmayı bekleyen önemli bir siyasal deneyimdir.

    söz konusu deneyime dair kapsamlı bir yazı proleter devrimci köz gazetesinin 1. yıl seçkisinde yer almaktadır:

    "mehabad kürt cumhuriyeti’nin kuruluşuna yok oluşuna kısa bir bakış

    22 ocak 1946’da çuwarçıra meydanı’nda kürtlerin tarihlerindeki en önemli eşik atlanmış oldu. mehabad kentinde mehabad kürt cumhuriyeti ilan edildi. bugün de kürtlerin bayrağının rengi olarak kabul edilen sarı, kırmızı, yeşil renkli bayrak, ilk olarak bu cumhuriyetin ilanıyla resmileşti; günümüze dek geldi. hınca hınç dolu olan meydanda, yalnız erkekler ve çocuklar vardı, kadınlarsa evlerin pencere ve damlarına çıkmışlardı. kadı muhammed bu topluluğa şu sözleri söyleyerek cumhuriyeti ilan etti: «şu anda özerk kürt cumhuriyeti kurulmuştur.» 15 dakikalık konuşmada sscb’ye teşekkür edildi, azerbaycan cumhuriyeti ile dayanışma içinde olacakları açıklandı. konuşmanın sonunda, hala süren gelenekler üzerine, tüfekler ateşlendi; cumhuriyet bu biçimde karşılanmış oldu.

    mehabad kürt cumhuriyeti, elbette nesnel koşulların bir hediyesi olarak değil, bu yönde amaçlı bir siyasal faaliyet yürüten kürt örgütlerinin, komel örgütünün (hevi) mücadelesi sonucunda doğmuştur:

    “amaçlarını dışarıdan esinlenerek saptamış değillerdi. çünkü bu konuyu yıllardan beri düşünmüşlerdi ve bu düşüncelerini özel konuşmalarında ve kendi aralarında uydukları geleneksel yöntemleriyle olgunlaştırmışlardı. sonunda, ulusal davalarına hizmet etmek için yararlanacakları bir örgüt meydana getirmeye karar vermişlerdi.

    bu karara rağmen, siyasal olgunlaşma bakımından kendilerinden üstün olan irak kürtlerine de danışmak istemişlerdi. işte bu danışmaları sonucunda, irak kürtlerinin bu konudaki cevaplarını kendilerine o günün ikindi vakti yüzbaşı mir hac getirdi.” (mehabad kürt cumhuriyeti, ii. baskı, köln almanya, 1989, komkar yay., s. 83)

    komel örgütü, 16 eylül 1942’de, 15 kişinin girişimiyle kuruldu. örgüt ayakta kalmak ve olanaklarını arttırmak için sovyetler birliği’yle ilişkiye girdi.

    ancak mehabad cumhuriyeti’nin ayrı biçimde kurulmasına yönelik tepkiler belirdi. bu tepkileri cevaplamak için kadı muhammed, azerbaycan başkanı cafer peşvari ve sovyetler birliği görevlisi general atakşiyof’a, «tebriz’deki sovyet siyasal komiseri yarmakof, 22 ocak’tan önce kürtlerin amaç ve niyetlerini biliyordu. yarmakof ayrıca, çuwarçıra meydanında cumhuriyetin ilanı için yapılan töreni de, meydana yakın bir yerde durduğu arabasının içinde oturarak seyretti» cevabını verdi.

    ancak bu cevap yeterli görülmedi, iki ay sonra, mart 1946’da, kimsenin kürtlere kendi hükümetlerini kurma izni vermediğini, kürtlerin kendilerini azerbaycan özerk cumhuriyeti içinde ifade etmeleri gerektiğini, bu cumhuriyete bağlı yarı özerk duruşa ikna olmaları gerektiğini belirtip, bu yönde basınç yapılmaya başlandı. bunun üzerine tebriz’de görüşmeler için bulunan kürt liderler,

    “siz ruslar bizden çok ilerisiniz. bu nedenle size uymamız gereklidir. fakat uygarlık merdiveninde bizden daha yüksek bir basamakta olmayan bir halka teslim olmamız için ısrar ettiğiniz takdirde bu isteğinize boyun eğmemizi gerektiren ve bizi buna zorlayan bir neden yoktur. ayrıca eğer konu, kürtlerin bu zayıf halleriyle bir büyük devlete katılmaları konusu ise, kürtler için yeniden iran’a katılmak daha iyi olacaktır.” (age, s.183) cevabını verdiler. ancak bu cevabın üzerine sovyet yetkililer cumhuriyeti kabul etmek zorunda kaldı ve «kürtler kendilerine özgü bir hükümet kurabilirler» açıklamasını yaptılar.

    ancak bu açıklama, desteğin sürmesi ve mehabad kürt cumhuriyeti’nin sürmesi anlamına gelmiyordu. sscb’nin izlediği «her şey sscb’nin varlığı için» kavrayışıyla biçimlenen denge siyaseti ve varlığını bunun üzerinden yürütme politikası, abd ve ingiltere’nin basıncına açık olması anlamına geliyordu. sscb’ye yönelik bu basınçtan tek etkilenen mehabad kürt cumhuriyeti de olmadı. sscb azerbaycan halk cumhuriyeti’ne verdiği desteği de geri çekti. azerbaycan halk cumhuriyeti ve mehabad kürt cumhuriyeti aralık 1946 tarihinden itibaren tekrar iran işgaliyle birlikte iran’a ilhak edildi. bu işgal karşısında mehabad kürt cumhuriyeti’nden bir direniş olmamasının nedenlerinden biri, sovyetler birliği’nin saldırı hazırlığına engel olma çabaları ve mustafa barzani’nin savaşma önerisinin kadı muhammed, kdp ve aşiret güçlerince kabul görmeyişi oldu.

    bunun üzerine barzani, türkiye ve irak sınırına yerleşerek savaşı sürdürme kararı aldı ve bu doğrultuda iran’la savaşa girildi. bu çatışmalarda iran başarısız kalıyordu. barzani mehabad’da tutuklu bulunan kadı muhammed ve diğer kürtleri kurtarmak için girişimde bulunmaya yönelik hazırlık da oluşturuyordu. bu sırada olumsuz bir olayın meydana gelişi bu planın uygulanmasına engel oldu.

    “barzanilerden bir müfreze, bir köyden geçerken mamaş aşireti liderlerine, toplanıp silahlarını teslim etmelerini emretti. bundan amaç mamaş aşireti adamlarının, yürüyüş sırasında oradan geçecek olan barzanilere saldırmamalarını garanti altına almaktı. mam hüseyin’in oğullarından birinin «onlara silahları teslim edin» diye bağırarak adamlarına emir verdiği duyuldu. ne var ki tam o sırada, bağıranın yeğenlerinden biri tabancasını çekti ya da barzanilerden biri onun bir hareketini yanlış anlayarak tabancasını çektiğini sandı. işte adamın tabanca çektiğini gören ya da öyle anlayan barzanilerden biri, elindeki makineli tüfekle ateş ederek mamaş aşiretinden 11 kişiyi hemen öldürdü. ölenlerden biri de, aşayirlerin beyi ali ağa’nın küçük kardeşi ibrahim idi.

    bu taşkın hareket barzanilerin itibarını düşürdü ve onlarla mehabad arasına mamaş aşireti ile müttefiklerinden oluşan bazı kürt kuvvetlerinin düşman olarak girmelerine yol açtı.

    bu nedenle de molla mustafa barzani’nin mehabad’da tutuklu bulunan kadı muhammed ile diğer kürtleri zor kullanarak kurtarmak için düşünebileceği bir hareketin karşılaşacağı tehlikeler kat kat artmış oldu. o sırada barzani’nin böyle bir girişimde bulunmayı düşündüğü yaygın bir şekilde söyleniyordu.” (age,s.274)

    iran askeri birlikleri 12 savaş uçağı ile barzanilerin sivil kesimini bombardımana tutuyor, barzanilerle iran ordusu arasındaki savaş kızışarak sürüyordu. bu savaşta siviller zarar görse de, barzani’nin savaşkanlığı ortaya konuyor, bu durum barzanilerin durumunu güçlendiriyordu. ancak, barzani’nin savaşta ısrarcılığına karşılık, subaylar ve barzaniler ve dini lideri şeyh ahmet ise iran ordusuyla yapılacak savaş uzar fakat sonuç vermez anlayışından hareketle irak’a dönmeyi ısrarla savundular.

    “molla mustafa barzani bunları akıllarına koymuş oldukları ahmakça fikirden dönmeleri için ihtar etti. ancak aşiret mensuplarının 18 aydan beri sürdürdükleri göçebelik ve savaşlara bir son verilmesi içi duydukları özlem, barzani’nin onların bu fikirlerine karşı göstereceği direnişten daha güçlü çıktı.”(age, s.277)

    böylece 17-18 nisan’a kadar iran ordusu ile savaşan barzaniler irak’a geçtiler.

    1947 yılının mart ayının son günü, sabaha karşı saat üçte, cumhuriyetin ilan edildiği aynı meydanda, çuwarçıra meydanı’nda, yine mehabad kürt cumhuriyeti’nin ilanında da bu meydanda bulunan üç kürt savaşçı, kadı muhammed, kardeşi sadri kadı ve amcasının oğlu seyfi kadı bulunuyordu. ancak bu meydan 14 ay önce ilan edilen kürt cumhuriyetinin yenildiğinin ilanına ve onun önderlerinin idamına tanıklık etmiş oldu.

    çuwarçıra meydanı’nda yanan ateş, yarını aydınlatmalı; mehabad’dan herkes payına düşen dersi almalı

    her yıl mehabad kürt cumhuriyeti’nin kuruluşu, mart ayının yoğun eylem trafiği ve newroz’un tozu dumanı altında üzerinden atlanan bir olay olarak kalır. yaşadığımız topraklarda bu sorun üzerinden örgütlenme iddiasında olan/olduğunu bir zamanlar açıktan ilan edenler tarafından bile 1946 ocak’ında yaşananlar kültür sanat sayfalarında «ilk kürtçe operet»in bestelenmesi vesilesiyle yer verildiğine tanıklık ettik. mehabad kürt cumhuriyeti’nin kuruluşu ve yaşananlar, yalnız bu topraklarda değil, o coğrafyada hala var olanlar açısından da pek değerlendirme konusu edilmek istenmez. çünkü yaşananlarda bir biçimde payı olan her siyasi iradenin kendi payına düşen sorumluluklar ortaya dökülmek ve ileriki döneme yönelik atılan adımlar, mehabad süzgecinden geçirilerek tanımlanmak zorunda kalınacaktır; ki bu durum, bu siyasal öznelerin bugünkü varoluşunu sorgulamaya dek vardırılması tehlikesini içinde barındırmaktadır. aynı şekilde sscb’nin rolü de değerlendirilmeye tabi tutulmak zorunda kalınacak, bu sefer, zaafları tarihi kişiler ve onların hatalarıyla açıklayan siyasal değerlendirmelerin sunduğu kolaylıklardan mahrum kalınmış olacak. bugün kendini ve tarihini bu biçimde değerlendirme geleneği henüz yeşertilebilmiş değildir. ve doğrusu, bu sorun yalnızca yaşadığımız topraklarla sınırlı değildir.

    oysa mehabad, bugün yaşananları yerli yerine oturtmak, sağlıklı dersler çıkartmak için değerlendirilmeyi hak ediyor. hele yaşadığımız topraklarda, son dönemde yaşanan gelişmeler bu değerlendirmeyi başlı başına bir zorunluluk haline getiriyor.

    yaşadığımız topraklarda, kürtçe dil kullanımı, kültürel hakların elde edilmesi sorununun öne çıktığı bugün «demokratik cumhuriyeti destekleme» kararını verenlerle, bu karara tepkilerini «savaşmaktan vazgeçtiler» biçiminde verenler, kürdistan için mücadele tarihini pkk ve bu topraklarla sınırlama noktasında birleşmekte, aynılaşmaktadır.

    yukarıda da değinildiği üzere, bunun nedeni ne mehabad kürt cumhuriyeti’nin o günkü konjonktürün hediyesi olarak görülmesinden, ne kısa sürmüş olmasından vs. değildir, bu değerlendirmenin sonuçlarında hemen her siyasal özneyi rahatsız edecek bir nokta bulunmasındandır.

    komünistler için mehabad kürt cumhuriyeti’nin değerlendirilmesi önemlidir. nasıl ki paris komünü’nün sınırlı bir coğrafyada ve kısa bir süre için yaşamış olması onun üzerinden atlanmasını gerektirmiyorsa, mehabad cumhuriyeti’nin sınırlarının büyük ya da küçük oluşu, ya da 1 yıllık ömrü oluşu, onun üzerinden atlanmasının gerekçesi kılınamaz.

    nasıl ki paris komünü’ne anarşistler ve blankistlerin damga vurmaları, bizi bu tarihi değerlendirmekten uzak tutmuyorsa, mehabad’da aşiretlerin olmuş olması da, bu değerlendirmenin yapılmasını gereksizleştirmiyor.

    mehabad önemlidir, çünkü bütün eksiklerine ve zaaflarına rağmen 1917 ekim devrimi’ni gerçek kılanlar paris komünü’nden yararlanmışlardır, ulusal kurtuluş mücadelesi verenler de, sorunu kültürel bir sorun olmaktan öte siyasal (devletle ilgili) bir mesele olarak algılamak gerektiğini bu deneyimden yararlanarak ortaya koyma olanağına sahip olabilecek, kendi geçmişlerindeki en üst noktayı aradıklarında karşılarında mehabad’ı bulacaktır.

    mehabad cumhuriyeti’nin oluşumunda, ii. dünya savaşı’nın yarattığı boşluğun, sovyetler birliği’nin bu bölgede etkinlik alanının artması üzerine iran ordusunun buralardan çekilmiş olmasının, 1920’lerde güney kürdistan’da şeyh mahmud-u berzenci’nin ingilizlere karşı yürüttüğü savaş geleneğinin, azerbaycan’da kurulan cumhuriyetinin yarattığı özgür ve egemen olma dürtüsünün, savaşın yarattığı dengelerin rolü olmadığı söylenemez. ancak bütün bunların ek olarak, bu fırsatı değerlendirmeyi hedefleyen ve beceren bir siyasi irade vardı. gerek aşiret örgütlenmeleri, gerekse de komel ve hevi örgütleri, bütün bu etkenleri birleştirip, mehabad’ın cisimleşmesindeki siyasal etkenler oldu.

    nasıl ki mehabad’ın oluşmasında bu siyasi irade belirleyendi, yenilginin yaşanmasında da aynı etken belirleyici oldu. diplomatik ilişkileri önemseyen önderlik, bu yöndeki değişikliklerden etkilendi. kadı muhammed’le birlikte varolan önderlik, sscb’nin destek elini çekmesi üzerine tereddüde düştü, dayandığı ulusal ve sınıfsal güçlere güvenmedi, bunların yanı sıra net ve devrimci bir siyasal örgüt ve programdan yoksun oluşu da mehabad cumhuriyeti’nin yenilgiye uğramasına neden oldu. bu mücadelenin yenilgiyle son bulması, onun önemsizleştirilmesine vesile olarak görülebilir ama sorunu böyle algılayanlar, paris komünü’nün derslerini kuşanmayı iş edinen ekim devrimi’nin yaratıcılarının yenilgileri zafer için harç edinişinden de hiçbir şey öğrenememiş demektir.

    mehabad deneyimini kendine kalkış noktası edinen bir kürt ulusal hareketi yoktur. kdp, bu deneyimin üzerinden yükselen bir hareket olmasına karşın, sadece son yaşanan deneyimlere bakıldığında bile, mehabad’ın derslerini kuşanmadığı ortaya çıkmaktadır. koşulların mehabad’ı aşan gelişmelere zemin hazırlaması, onun aşılmasını getirmemekte, böyle bir irade ortaya çıkmamaktadır.

    bugün kürt ulusal hareketlerinin hemen hepsinin siyasal sorunlarının çözümünde yüzlerini abd, saddam, tc’ye ya da iran’a diktiğini biliyoruz. çözüm noktaları ise mehabad’ın gerisinde ya federasyon ufkuyla ya da «kültürel haklar, kimlik sorunu» ufkuyla sınırlı kalıyor. dolayısıyla bu siyasal tutumlar, daha ileri tutumları beslemiyor.

    doğrusu mehabad cumhuriyeti, komünistler için en ileri mevzi olmadığı gibi, kürt hareketleri için de gidilebilecek en ileri nokta değil. ancak bu eşiği aşan bir siyasal duruş, gerisine düşülmeyecek noktaları doğru tespit etmekten geçiyor. dolayısıyla bugün kürtlerin ileri çıkması için mehabad’ı eşik olarak benimsemesi gerekiyor, bu ihtiyacın yakıcılığı hemen yanı başımızda, yaşadığımız topraklardaki kürt hareketinin durumuna bakıldığında ortaya çıkıyor.

    elbette komünistler yalnızca bu tarihin sözünü edip, akıl vermekle değil, mehabad cumhuriyeti’nin kuruluşu sürecinde sscb’nin aldığı tavrı, bu tavır ışığında enternasyonal’in düştüğü durumu değerlendirmek zorundadır. bunun yanı sıra mehabad öncesinde m. suphileri karadenize gömen mustafa kemal’e verilen sscb desteğini, bu destekten beslenen cumhuriyetin ermeniler ve kürt hareketlerine yönelik siyasetindeki paylarına düşen sorumlulukları ortaya koymak zorunda.

    ama bu da yetmez, yaşadığımız topraklardaki kürt hareketini kaçkınlıkla suçlamak yerine, bu hareket bugünkü noktaya ulaşana dek onunla oluşturulan cephelerin, savaş karşıtı siyasetlerin ve en önemlisi yeni bir cephe yaratılamamış olmasının sorumluluğunu da üzerinde hissetmelidir.

    bütün bunlar yapılmadan, güvenilir bir pozisyonu yalnızca kürt yığınları gözünde değil, hitap edilen diğer yığınların da nezdinde edinmek mümkün değildir. bundan öte, komünist siyasetle, burjuva tarzı siyaset arasındaki açının açılmasına hizmet etmek, sorunu yerli yerine oturtmaktan bu yönde bir hareketin yaratılmasını sağlamaktan geçer."
  8. kürt toplumunun ezelden ebede kurup kurabileceği tek devlet; prematüre cumhuriyettir.

    hiç bir zaman tam devlet olamamış, anca sscb'nin ittirmesiyle sempatik bir devletçik; hatta daha da yumuşatırsak "devloş" olmuş ve yıldönümünü bile kutlayamadan lastik top gibi patlamıştır.

mahabad kürt cumhuriyeti hakkında bilgi verin