şükela:  tümü | bugün soru sor
  • unutmuyorum işte, bugün de hatırladım ve yine yeniden hakkımı helal etmedim.

    orta okula gidiyorum, erkek arkadaşlar iyi bilir, yan mahalle ile bitmek tükenmek bilmeyen bir mevzu var aramızda. aslında lanet olası mevzunun ne olduğunu tam bilen de yok, ama raconu mahallenin ya en iyi top oynayanı ya en fazla abisi olanı kestiği için kim bilir ne boktan bir sebep.

    haber gelmiş, iki mahalle maç yapacak ; hem de (belki mevzunun asıl sebebi) iki mahallenin de kızlarının ve tabiki biricik aşkımın sürekli kaçamak bakışlarla, utangaç gülüşleri ile canımızı kopartıp attığı parkın hemen yanındaki boş arsada.

    her şey tamam, hani üç ders işlenip biterdi bazı günler, sanırım öğretmenler toplantısı olduğu günler, her neyse. öyle bir gün işte, öğlenciler de erkenden çıkmış, maç için tüm hazırlıklar tamam.

    benim durum ise çok kritik, zayıf bir çocuğum o zamanlar, maç saatine kadar net değil oynayıp-oynamamam. derken sen, sen, sen diye bizim mahallenin bıyıklısı takımı seçmeye başladı. beni göstermedi. ben dedim ? ben yok muyum ?

    buraya kadar her şey normal değil mi ? o zaman şöyle anlatayım ;

    sen dedi, eğer bize iki şişe soğuk su getirirsen, oynarsın. kafamı hızla çevirip kızlara baktım ; sevdalım da içlerindeydi ama bizi duyma ihtimalleri yoktu. koşa koşa eve gittim, mahalle maçı var ben de oynuyorum anne su lazım acil para ver dedim. yok oğlum param dedi. o zaman damacanadan doldur dedim. yavaş oğlum diye arkamdan seslenirken, (eskişehir'de olmazsa olmaz ) iki şişe kalabak suyu doldurup iki kolumun altına alıp sportaç marka kramponlarımla uçtum nerdeyse sahaya doğru.

    saha kenarına geldim, maç çoktan başlamış, kızlar da dikkat kesilmiş izliyorlar. onlara görünmemek için sessizce yanaştım ve bizim bıyıklı beni görür görmez, "nerdesin la amuğakodmn sucusu koş susadık " dedi. son bir umut yediğim küfürü bile umursamayıp içeridekilere su verdim. elinin tersiyle "taam çık sucu" dedi. kızlar bana bakıp gülmeye başladı, bir kaç kere daha sucu gel sucu git sahaya girip çıktım ama maça almadılar beni.

    yine affederdim de, babam işten çıkıp eve geldiğinde annemden duyup bizim maçı izlemeye gelmiş sahaya, hakkımı helal etmiyorum işte şerefsizler sizi.
  • okul kavgasında (bkz: mont taşıyıcısı) olan bendenizin anılarını depreştirmiştir.