şükela:  tümü | bugün
  • ikinci kez seçilen, 1945 doğumlu sri lanka cumhurbaşkanı.

    http://news.bbc.co.uk/2/hi/south_asia/8482270.stm
  • terörle mücadelede feyz alınması gereken bir adam:

    --- spoiler ---

    pkk'nın büyük zaafı türkiye'de pkk konusunda yapılan yorumların en büyük hatası pkk'yı kürt sorunu isimli varsayımsal bir sorunla ilişkilendirmektir. bu bakış açısına göre türkiye'nin çözülmemiş bir kürt sorunu vardır. bu sorun da pkk'yı yaratmıştır. dolayısıyla pkk aslında bir halk hareketidir. bu yüzden anti-terör yöntemleri bırakılmalı ve müzakerelere başlanmalıdır. bu bakış açısının ne kadar yanlış olduğu son gelişmelerle tekrar ortaya çıktı. iddia edilenin tersine pkk tam anlamıyla bir terör örgütüdür ve gücünü türkiye içi dinamiklerden almaz. ve yine iddia edilenin tam tersi bir şekilde anti-terör yöntemleriyle pkk defalarca mağlup edilmiş ve bitme noktasına gelmiştir. pkk'nın bugün hâlâ böylesine büyük bir sorun olmasının nedeni sözde "halk desteği" değil tam tersine dış konjonktür ve dış destektir. birinci ırak savaşı ve ikinci ırak savaşı pkk'ya iki kez hayat öpücüğü vermiş ve yine esasen bir dış proje ürünü olan akp iktidarı pkk'ya üçüncü kez hayat suyu aşılamıştır. kısacası aslında pkk bir zombidir. emperyalistler ve türkiye içindeki uzantıları bu cesedi defalarca diriltip diriltip kullanmaktadır. özellikle pkk hakkındaki son tartışmalar bu gerçeği daha net göstermiştir. daha bir yıl öncesine kadar pkk gücünün zirvesinde görülüyordu. türkiye için güney afrika modelinden bahsediliyordu. bu teröristbaşı öcalan'ın serbest bırakılması, öcalan ile resmi müzakerelerin başlaması, pkk'nın yasal çerçevede güneydoğu'ya egemen olması ve türkiye'nin bizzat kendi hükümeti eliyle anayasal yolla bölünmesi demekti. aslında süreç bunun mümkün olduğunu gösteriyordu. çünkü abd ve ab desteği bu yöndeydi. akp ise pkk'yı türk ordusu'nu kuşatmak ve tasfiye etmek için ortak olarak seçmişti. ve gerçekten de apo ile akp arasında gayri resmi müzakereler yürütülmekteydi. ancak birdenbire tüm süreç tersine döndü. şimdi apo ile müzakereler sona erdi. hatta tayyip erdoğan güç sahibi olsaydı eskiden idam yasası geçerliyken apo'yu asacağını bile söyledi. kck operasyonuyla 1000'e yakın "sivil" pkk'lı tutuklandı. akp'li yetkililer kuzey ırak'a operasyondan -ki bu operasyona en çok akp karşı çıkıyordu- bahsediyor. hatta pkk'nın en son kez tamamen yok edilmesinden yani sri lanka modelinden söz ediliyor. güney afrika modelinin tam tersi olan sri lanka modeli bu yazıda ele alınacak. ancak burada şu belirtilmelidir: pkk'nın çokça bahsedilen "halk desteği" açısından hiçbir değişiklik olmamasına rağmen bir yıl içinde örgüt iktidar ortağı olma noktasından yok edilme noktasına gelmiştir. bu ise pkk'nın zayıflığını göstermektedir. kürt diye bir ulus olmadığı gibi bir kürt ulusal hareketi de yoktur. bu yüzden pkk çok kolay harcanacak bir terör örgütü olarak her an yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. konjonktür onları birden tepeye de taşıyabilir, mezara da gömebilir. sri lanka modeli bu aşamada özellikle bazı akp yandaşları sri lanka modelinden bahsetmeye başlamıştır. tayyip erdoğan'ın "artık kürt sorunu diye bir sorun kalmamıştır." açıklaması eski politikalarının tam tersi bir manevraya işaret etti. tayyip erdoğan'a göre gerekli reformlar yapılmış, ergenekon ile hesaplaşılmıştı. artık kürtlere kalan tek şey akp'yi desteklemekti. daha bir yıl öncesine kadar akp'li kalemler güney afrika modelinden bahsediyorken birdenbire 180 derece döndüler ve sri lanka modelinden bahsetmeye başladılar. bilindiği gibi sri lanka'da 26 yıldır devam eden bir iç savaş vardı. sri lanka hükümeti ayrılıkçı tamil elam özgürlük kaplanları örgütü ile barış görüşmelerine oturmak zorunda kalmıştı. tamil kaplanları ülkenin üçte birini kontrol ediyordu. ancak 2006 yılından itibaren sri lanka hükümeti politika değiştirdi ve tamil kaplanları'nı tamamen temizledi. bu örneği son günlerde sürekli kullanan akp yandaşları pkk'lıları korkutmakta ve tehdit etmektedir. birdenbire güney afrika modelinin tam zıddı önerilmeye başlanmıştır. peki ama sri lanka'da ne oldu? sri lanka türkiye'ye benziyor mu? bu konu da aslında türkiye'de detaylı olarak incelenmemiştir. tamil bölücülüğü nasıl ortaya çıktı? sri lanka örneğinin türkiye'ye benzemeyen pek çok yanı vardır. sri lanka öncelikle 400 yıllık bir sömürge süreci yaşamış sırasıyla portekiz, hollanda ve ingiliz hegemonyası altında kalmıştır. sri lanka nüfusu türkiye'deki homojen bir yapıya sahip olmamakla birlikte sağlam bir ulusal dil ve kültüre sahiptir. senhalla ya da seylan dili ülkenin yüzde 70'ünü oluşturan 13 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. ülkede konuşulan pek çok ayrı dil olmasına rağmen ikinci en yaygın dil nüfusun yüzde 15'ini oluşturan 3 milyon kişinin konuştuğu tamil dilidir. sri lanka'nın türkiye'ye en çok benzeyen yanı ise ülkenin bağımsızlığından sonra emperyalistlerin bizzat müdahaleleriyle yıllarca bölücü hareketlerle mücadele etmek zorunda kalmasıdır. ikinci dünya savaşı bittikten sonra ingiltere 1948'de seylan dominyonluğu adı altında ülkenin "bağımsızlığını" tanımak zorunda kaldı. ancak ülke pek çok açıdan hâlâ sömürgeciye bağlıydı. ülkenin resmi dili ingilizceydi. limanlarında ise ingiliz donanması durmaktaydı. ülkedeki bağımsızlık hareketi hızla bu durumu değiştirdi. 1956'da başbakan seçilen bandaranaike ingiltere ile tüm bağları kopardı, ingiliz donanmasını kapı dışarı etti ve doğu bloku ile yakın ilişkiler kurdu. bandaranaike, sinhale milliyetçisi bir politikaya sahipti. "sadece senhalla yasasıyla" senhallayı (seylanca) sri lanka'nın resmi dili olarak ilan etti ve ingilizcenin statüsünü tamamen kaldırdı. aslında bu yasa tamillere karşı değil ingiliz emperyalistlerine karşı bir hamleydi. ancak ingilizler buna karşı tamilleri desteklediler ve ülke içinde ilk etnik şiddet hareketlerini kışkırttılar. bandaranaike 1958 yılında suikasta kurban gitti. ancak sri lanka'yı bağımsız bir ulus devlet yapma mücadelesi bundan sonra da sona ermedi. sri lanka hükümeti 1963'te ülkedeki petrol firmalarını millileştirdi. bu tarihten sonra batı emperyalizmi tamil hareketine daha doğrudan destek vermeye başladı. başkent kolombo'daki ingiliz komiserliğinde çalışan bir memur olan tamil kökenli ingiliz vatandaşı anton balansingham bizzat tamil kaplanları'nın kurucusu olarak görev aldı. balansingham ingiltere'nin desteğiyle yurtdışındaki tamil hareketinin başına geçti. sri lanka'daki bölücü hareketin arkasında uzun yıllar boyunca abd, avrupa ülkeleri ve hindistan bulundu. aslında sri lanka'daki tamil nüfusu çok fazla değildi. ülkenin %15'ini ancak oluşturuyordu. ancak batıda ve hindistan'da tamil dilini konuşan güçlü bir nüfus vardı. bunların desteğiyle sri lanka'daki tamil hareketi güçlendi. pkk ile tamil kaplanları'nın benzerlikleri sri lanka'nın sömürgecilikten kalma seylan ismini tamamen bırakması ve 1978 anayasası ile kendini demokratik, sosyalist ve üniter bir devlet olarak ilan etmesi batı bloku ile arasındaki bağları daha da zayıflattı. aslında sri lanka, batının düşman olduğu doğu bloku ülkeleri gibi değildi. çok partili bir siyasi yaşamı vardı. ülke içinde tamillerin siyasi özgürlükleri sınırlanmış değildi. tamil milliyetçisi pek çok örgüt ve siyasi parti vardı. ancak batı ve hindistan etnik tamil hareketinin şiddete başvurmasını sürekli talep eden yurtdışındaki diasporayı destekledi. böylelikle diğer tamil hareketleri tasfiye edildi ve terörü yöntem belirleyen tamil kaplanları tek hareket olarak ön plana çıktı. tamil kaplanları bu açıdan pkk'ya benzemektedir. tamil kaplanları ile pkk aynı yıllarda ve yurtdışı desteğiyle çıkış yaptılar. her iki örgüt de ilk olarak siyasi cinayetlerle rakiplerini tasfiye etti. pkk ilk çıkışında güneydoğuda türk solcularını ve rakip kürt siyasetçileri katletmişti. hemen hemen aynı yıllarda tamil kaplanları da özellikle solcu siyasetçileri ve terörü reddeden tamil siyasetçilerini öldürdüler. 1983 yılında tamil kaplanları bir ordu karargahına saldırıp bir subay ve 12 askeri öldürdü. hemen hemen aynı dönemde pkk da ilk baskınlarını düzenlemeye başladı. bundan sonraki süreç türkiye'ye bir açıdan benzemekte diğer açıdan benzememektedir. benzeyen yan şudur, tamil kaplanları tıpkı pkk gibi çok kitlesel sivil katliamlarıyla bölgede egemen olma yolunu tuttular. örneğin 1985'te anuradhapura'da yapılan baskında sinhale kökenli 146 kadın, çocuk ve erkek katledildi. 1987'de aranthalawa katliamında ise tamil kaplanları bir budist tapınağını basıp 33 budist rahibi kurşuna dizdi. 1990 yılında kattankudi camisine düzenlenen saldırıda 147 müslüman katledildi. 1996'da dehiwala'da bir trenin bombalanmasıyla 64 sivil hayatını kaybetti. 2006'da kebithigollewa'da bir otobüse düzenlenen saldırıda 60 sivil katledildi. bu katliamların hedefinde sadece sinhale kökenliler değil, tamil olmayan herkes vardı. sinhala kökenli budistler ve müslümanlar yüz binler halinde tamil kaplanları'nın egemen olduğu bölgeden göç etmek zorunda kaldılar. pkk ile tamil kaplanları bu açıdan birbirine çok benzemektedir. terör ve sindirme iki örgütün de temel yöntemidir. iki örgütün benzer bir diğer yöntemi ise çocukların esir edilip savaşçı olarak kullanılmasıdır. tamil kaplanları çocukların kaçırılması ve silahlandırılması yöntemini başlangıçtan itibaren benimsedi. iki örgüt açısından benzer olmayan yön ise türkiye'de ordu'nun pkk'nın kurtarılmış bölge kurmasına asla izin vermemesi ve başından itibaren askeri olarak üstünlüğünü korumuş olmasıdır. oysa sri lanka ordusu tamil kaplanları'nı bastıramadı ve 1990'lara gelindiğinde ülkenin doğu ve kuzeydoğu bölgelerini terör örgütüne bırakmak zorunda kaldı.

    tamil kaplanları
    pkk'dan çok daha güçlüydü

    bugün pkk kaynakları sri lanka benzetmesinden rahatsızlık duymakta ve pkk'nın tamil kaplanları'na benzetilemeyeceğini çok daha güçlü olduğunu ileri sürmektedir. hatta pkk'nın elebaşlarından suriye kökenli bahoz erdal son yaptığı açıklamada sri lanka modelinin pkk'ya işlemeyeceğini, tersine pkk'nın vietnam modeli uygulayabileceğini belirtmektedir.

    oysa bunlar boş laflardır. çünkü tamil kaplanları pkk'lıların iddia ettiğinin tersine pkk'dan çok daha güçlüydü. pkk sınır dışında üstlenmiş yabancı devletlerin taşeronluğunu aşamamış sıradan bir terör örgütü olmanın asla ötesine geçememiştir.

    tamil kaplanları ise ülkenin neredeyse üçte birini ele geçirmişti. ele geçirdikleri topraklarda tamil elam ismiyle bir devlet yapılanmasına gitmişlerdi. tamil kaplanları de facto olarak başkent ilan ettikleri kilinochchi kentini on yıllar boyunca elinde tuttu. burada kendi yargı ve polis sistemini kurdu. pkk'nın birkaç binlik taşeron gücü tamil kaplanları'yla karşılaştırılamaz. tamil kaplanları'nın onlarca uçaktan oluşan hava kuvvetleri ve 26 gemiden oluşan donanmaları bile vardı. örgüt o kadar güçlenmişti ki 1991 yılında tamil kaplanları'na hindistan'ın desteğini azaltan rajiv gandi'nin suikast ile ortadan kaldırılmasını bile sağladılar.

    ayrıca pkk'nın asla başaramadığını tamil kaplanları başarmıştı. sri lanka devleti sonunda pes etti ve batılıların gözetiminde tamil kaplanları'yla barış görüşmelerine başladı. 2002 yılında başlayan görüşmeler sri lanka hükümetinin ülkesinin bölündüğünü resmen kabul etmesi anlamına geliyordu. bunlar tamil kaplanları açısından, pkk'nın türkiye'de hayal bile edemeyeceği başarılardı.

    2001 yılında barış sloganıyla seçimlere giren içinde liberal sağcı unp'yi ve tamil milliyetçisi partileri bulunduran unf (ulusal birlik cephesi) iktidara geldi. cephenin lideri ranil wickremasinghe abd'nin de desteğini alarak tamil kaplanları ile masaya oturdu. yeni hükümet tamil kaplanları'nın istediği her şeyi vermeye ve üniter devleti tasfiye edip federal yapıda yeni bir devlet kurmaya hazırdı.

    sri lanka'da kızıl elma koalisyonu

    kısacası türkiye için önerilen yola sri lanka'da girildi. 2002'de ateşkes ilan edildi ve uluslararası platformda görüşmelere başlandı.

    ancak bölücü terörle uzlaşma yoluna giren hükümet kısa sürede bir açmaz içinde buldu kendini. tamil kaplanları sürekli daha fazlasını talep ediyor, federasyona yanaşmıyor, bağımsızlığı dayatıyor ve ateşkese rağmen terör saldırılarına devam ediyordu.

    bu süreç sri lanka halkının çok büyük tepkisine neden oldu. sonunda yeni bir siyasi birlik kuruldu. bu birliğin adı birleşik halkın özgürlük ittifakı'ydı (upfa).

    upfa aslında tam bir kızıl elma koalisyonuydu. içinde sert sri lanka milliyetçilerini, müslümanları, merkez sol ve komünist partileri barındırıyordu. bu birliğe solcularla milliyetçilerin ittifakı demek de çok doğru olmaz. çünkü birliğin en soldaki partisi eski marksist silahlı isyancıların kurduğu marksist leninist jvp, aynı zamanda en aşırı sri lanka milliyetçisi politikayı yürütüyordu. sri lanka komünistleri türkiye'deki örneklerinin tersine tamil ayrılıkçılarıyla silahlı çatışmalara giren radikal milliyetçilerdi.

    tüm bu farklı partileri birleştiren temel slogan şuydu: federasyona karşı çıkmak, üniter devleti savunmak.

    2004 parlamento ve 2005 başkanlık seçimlerinde koalisyon iki büyük zafer kazandı. koalisyonun en büyük partisi sri lanka özgürlük partisi'nin genel başkanı, milliyetçi ve solcu lider mahinda rajapaksa devlet başkanı oldu.

    tamil kaplanları'nın sonu

    rajapaksa'nın ilk işi emekliliğine otuz gün kalmış olan genel kurmay başkanı fonseka'nın görev süresini uzatmak oldu. rajapaksa'ya göre önceki hükümetlerin tamil kaplanları ile yaptığı ateşkes antlaşması önemli tavizler içeriyordu. bunların gözden geçirileceğini açıkladı.

    rajapaksa'nın ateşkes görüşmeleriyle ilgili önemli bir itirazı ise görüşmelere arabuluculuk yapan norveçli temsilcilerin aslında tamil ayrılıkçılarının yanlısı olduğu şeklindeydi. rajapaksa norveçlileri arabulucu olarak tarafsız bulmuyordu.

    tamil kaplanları ise her zamanki gibi aşırı taleplerine devam ediyorlardı. ateşkese rağmen sri lanka ordusu'na mayın saldırılarına devam ediyorlardı. ülkenin ele geçirdikleri karayollarında vergi adı altında ağır haraçlar topluyorlardı.

    2002-2007 arasında sözde ateşkes olmasına rağmen tamil kaplanları tam 3830 saldırıyla ateşkesi ihlal etmişti. sri lanka hükümetinin görüşmelere oturması tamil kaplanları'nı cesaretlendirmiş ve daha da saldırgan yapmıştı.

    2006 yılının nisan ayında tamil kaplanları'nın saldırısı sonucunda 10 bahriyeli öldürüldü. ülkenin kuzeydoğusundaki bombalamalarda 16 sivil hayatını kaybetti. aynı ay içinde tamil kaplanları tarlada çalışan altı sinhale kökenli çiftçiyi kurşuna dizdi. haziran ayında tamil kaplanları'nın bir otobüse yaptığı saldırıda 64 sivil hayatını yitirdi. genel kurmay başkanına yönelik bir intihar saldırısında ise 10 kişi öldü.

    kısacası tamil kaplanları'na göre şiddet o güne kadar işe yaramıştı. hükümeti anlaşma masasına oturtmuştu. demek ki daha fazlasını elde etmek için daha çok terör uygulanmalıydı. bunun verilen tavizler sonucunda cesaretlenen pkk'nın stratejisine ne kadar çok benzediği not edilmelidir.

    rajapaksa hükümeti açısından bardağı taşıran son damla tamil kaplanları'nın yeni bir etnik temizlik girişimiydi. tamil kaplanları kontrol ettikleri bölgelerde tamillerden başka bir halk istemiyordu. daha önce 80 bin müslüman ve on binlerce budist, tamil kaplanları tarafından etnik temizliğe tabii tutulmuş ve yaşadıkları topraklardan sürülmüştü. tamil kaplanları 2006 yılında aynı amaçla mavil aru isimli 15 bin nüfuslu bir kabilenin içme sularını ele geçirdiler ve halkı sürmeye kalktılar.

    sonunda rajapaksa, sri lanka ordusu'na operasyon emri verdi. 2006 yılında çatışmalar tekrar başladı. tamil kaplanları da zaten uzun süredir bunu istiyordu.

    ancak artık karşılarında üniter devleti savunan, kararlı, milliyetçi, solcu ve batı karşısında geri atmayan bir hükümet vardı. ilk olarak tamil kaplanları'nın ele geçirdiği göl kurtarıldı. ardından büyük bir taarruz ile tamil kaplanları'nın elinde bulunan doğu illerine girildi. tamil kaplanları beklemedikleri bir yenilgiyle karşılaştı. hızla ilerleyen sri lanka ordusu 2007 yılına gelindiğinde sri lanka'nın doğusundaki tamil kaplanları'nın kontrol ettiği tüm bölgeleri kurtarmıştı.

    2008 yılının kasım ayında tamil kaplanları'nın sözde başkenti kilinochchi'ye yönelik büyük taarruz başladı. çatışmalar çok yoğun geçmekle birlikte 2 ocak 2009'da şehir tamamen kurtarıldı. tamil kaplanları'nın kurduğu sözde elam devleti sri lanka ordusu tarafından paramparça ediliyordu.

    bu aşamadan sonra tamil kaplanları hızla kaçmaya başladılar. terör örgütünün ele başısı prabhakaran'ın ele geçirilmesi için artık bir yarış başlamıştı. 16 mayıs 2009'da sri lanka devleti tamil kaplanları'nın sri lanka'dan tamamen temizlendiğini duyurdu. 17 mayıs'ta tamil kaplanları'nın yurtdışı temsilciliği yenilgiyi teyit eden bir açıklama yaptı.

    19 mayıs'ta ise prabhakaran'ın cesedine ulaşıldığına dair açıklama yapıldı. olmaz denen olmuş ve 100 bin kişinin hayatına mal olan 26 yıllık iç savaşı solcu-milliyetçi rajapaksa hükümeti 3 yıl içinde kesin bir şekilde sona erdirmişti.

    bugünkü sri lanka

    19 mayıs 2009'dan sonra norveçli arabulucular doğal olarak görevlerinin bittiğini açıkladılar. rajapaksa tamillerin kültürel haklarının üniter devletin koruması altında olduğunu açıkladı. rajapaksa sri lanka'nın tamillerin de ülkesi olduğunu ve tamilleri çocukların tamil kaplanları'nın artık esiri olmayacağını, başta tamiller olmak üzeri tüm ülkenin terörden kurtarıldığını açıkladı.

    savaş bitince 11 bini aşkın tamil kaplanı militanı silahlarıyla birlikte hükümete teslim oldu. bunların 500 tanesi çocuk yaştaydı. hükümet bunları topluma kazandırmak için bir eğitim programına soktu. 2011 yılına gelindiğinde 8.000'i topluma kazandırılmıştı. 700 eski militan ise gönüllü olarak tamil kaplanları'nın yeniden örgütlenmesini engellemek için güvenlik güçlerine katıldı.

    tamil kaplanları dağıtıldıktan sonra yerine kurulan tamil ulusal ittifakı yasadışı terörü tamamen dışladı, bağımsız bir tamil elam devleti talebini terk ettiklerini ve sadece federasyon istediklerini açıkladı. ittifak, 2010 yılında yapılan parlamento seçimlerinde toplam oyların %2.9'luk kısmını oluşturan sadece 230 bin oy alabildi. ülkeye kan kusturan 200 milyar dolara ve 100 bin insanın hayatına mal olan tamil kaplanları'nın gerçek toplumsal desteği işte sadece bu kadardı.

    sri lanka tamil kaplanları belasından kurtulduktan sonra hızla zenginleşmeye ve kalkınmaya başladı. rajapaksa liberal ekonomik reçetelere karşı çıkıyor ve solcu bir program uyguluyor. şu anda dünyada en hızlı büyüyen e­konomilerden biri sri lanka…

    sri lanka halkı terör belasından ülkeyi kurtaran başkan rajapaksa ve genel kurmay başkanı fonseka'yı ulusal kahraman olarak görüyor.

    batı ülkeleri klasik bir şekilde rajapaksa'yı diktatörlük eğilimleri olmakla suçluyor. geçen başkanlık seçimlerinde rajapaksa'ya karşı fonseka'yı destekleyen batı ülkeleri artık ülkede destekleyecek tamil kaplanı bulamıyorlar. rajapaksa 2010 seçimlerinde %60'a yakın oy alarak tekrar başkan seçildi. fonseka ise %40 oy aldı.

    kısacası sri lanka'da siyasi arenada artık iki savaş kahramanı yarışıyor. sri lanka'yı tamil kaplanları'na karşı savunamayan ve anlaşma masasına oturtan sağcı-liberal unp, fonseka'yı destekledi. ancak ülkede kızıl elmacıların gücü yerinde duruyor.

    sri lanka'dan çıkan dersler

    sri lanka deneyimi en büyük dış desteğe sahip olsa da teröristlerin pekâlâ alt edilebileceğini göstermektedir. terörü bitirmenin yolu müzakere değil teröre karşı savaştır. hatta müzakere terörü her zaman daha da çok arttırır.

    teröristleri yenmek kolaydır. yeter ki kararlı, batıdan bağımsız davranabilen, milliyetçi ve solcu bir iktidar halkı ve orduyu bu amaçla birleştirebilsin.

    batı nasıl pkk'yı destekliyorsa tamil kaplanları'nı da açıkça destekliyordu. hatta tamil kaplanları'nın arkasında hindistan'da yaşayan 60 milyon nüfuslu tamil diasporasının da desteği vardı. ancak türkiye'den çok daha fakir ve küçük bir ülke olan sri lanka sadece siyasi kararlılık, tutarlı milliyetçilik ve solculuk ile tamil kaplanları ortadan kaldırdı.

    bugün akp kadrolarının sri lanka modelinden bahsetmesi boşuna değildir. burada amaç sri lanka'daki gibi pkk'yı bitirmekten çok pkk'nın kulağını çekmek ve kürtçülüğü akp güdümüne sokmaktır. ancak örnek iyi seçilmiştir. pkk tamil kaplanları'ndan çok daha zayıf bir örgüttür. pkk'nın bugüne kadar bitirilememesinin tek nedeni türkiye'deki hükümetlerin batıya bağımlı olmasıdır. sri lanka'da da batıya bağlı sağcı unp hükümetleri tamil kaplanları'nı bastıramamış ve sonunda onlarla masaya oturmuştu. sri lanka'nın "kızıl elmacıları" bitmez denen ve müzakereye oturulan terörün kısa sürede tamamen kökünü kazımıştı. türkiye'de aynı başarının tekrarlanmaması için hiçbir neden yoktur. türkiye çok daha homojen bir ülkedir ve sri lanka devletinden kat kat güçlüdür.

    akp pkk'yı bitirebilir mi? türk ordusu'nu teslim alan, kendisine muhalif yüzlerce sivil ve askeri hapse attıran ve tüm türkiye'de kendine tek bir rakip bırakmayan akp isterse pkk'yı elbette ki bitirebilir. pkk'lılar da bu tehlikeyi görüyor.

    ancak akp bu adımı atamaz çünkü abd için pkk'sız bir büyük ortadoğu projesi düşünülemez. eğer akp gerçekten iddia ettiği gibi batıya kafa tutan emperyal bir politika uygulasaydı, pkk bir ay içinde ortadan kaldırılabilirdi.

    şöyle bir senaryo düşünelim. türkiye cumhuriyeti'nin dışişleri bakanı ve genel kurmay başkanı iran'a gidiyor. ardından iran cumhurbaşkanı türkiye'ye geliyor. gizli diplomasiyle iki ülke önemli bir karar alıyor. iki ülkenin orduları 100'er bin askerle kuzey ırak'a giriyor ve kandil'i temizliyor. eş zamanlı olarak türkiye içinde 1.000 adet pkk yanlısı "sivil" siyasetçi terör örgütüne yardım, yataklık ve üyelikten tutuklanıyor. idam cezası mecliste tekrar yasalaşıyor ve abdullah öcalan yeniden yargılanmaya başlanıyor.

    böyle bir ülkede pkk ne yapabilir?

    bu sri lanka'dan bile kolay bir çözüm olur. çünkü pkk sadece türkiye'nin değil, iran, ırak ve suriye'nin de düşmanı olmuş, tüm iplerini abd'ye bırakmış ve bölge ülkeleri karşısında korunmasız kalmış bir taşerondur.

    akp bunu yapabilir mi? yapamaz çünkü sri lanka modeli için komutanlarını tutuklayan, kendi ordusuna düşman, batının piyonu bir başbakan değil, rajapaksa gibi milliyetçi, solcu ve ordusunu sonuna kadar destekleyen bir lider gereklidir.

    ancak akp sri lanka modeline benzer adımlarla pkk'yı köşeye sıkıştıracaktır. türkiye için en kötü senaryo bu adımların işi yarım bırakması, pkk'yı bitirmemesi, tersine batı dünyasında türkiye'yi katliamcı bir diktatörlük olarak hedef haline getirmesidir ki tayyip erdoğan tam da böyle kışkırtıcı bir rolün adamıdır.

    sonuçta sri lanka modelinden bahsedilmesi bile başka bir türkiye'nin mümkün olduğunu ve pkk'nın aslında ne kadar zayıf olduğunu hatırlatmıştır. bu yüzden sri lanka'dan öğreneceğimiz çok şey var.
    --- spoiler ---

    http://www.turksolu.org/338/ozsoy338.htm