şükela:  tümü | bugün
  • metroda, yolda yürürken her yakaladığında "tarih ve dilbilimi" çalışmalarıyla kafamı ütülese de değerli bir müzik - drama eğitimcisidir. ayrıca eğitim bilimleri araştırmaları yabana atılmamalıdır. 12 mart ve 12 eylül darbelerini yemiş, sevdiklerinin bir kısmını bu nedenle kaybetmiş olması onun duygusal, fevri çıkışlarının bir sebebidir. 68 kuşağındandır. o dönemki mihri belli hareketindendir. hiçbir zaman kırmızı şapkası ve ceketini üstünden eksik etmez. ancak son dönemlerde biraz da yaşlılığının etkisi ile de çok yanlış mecralara saldı kendisini. eğitim sisteminde * yapılan değişiklilerin nasıl çocuklar çıkaracağına dair önemli çalışmaları mevcuttur.

    müzik eğitiminde ise bir eşini görmedim. ilköğretim 6-7-8. sınıflarında kendisinden aldığım temel müzik eğitimi benim kendi kendime sadece nota adı bilerek enstürman çalmayı öğrenmemi sağlamış olmasıyla bile büyüleyicidir. derslerinde 60ların 70 lerin blues şarkılarından klasik eserlere ordan da klasik türk müziğine ve halk müziğine kadar geniş yelpaze de müzikler dinleten ve ayrıca belki şimdi siyasi görüşlerimiz şu anda örtüşmüyordur ama bunları yaparken sınıfta imf'ye ve emperyalimze saydırıp, 68 kuşağının propagandasını da yapan, siyasi formasyonumun oluşmasında ön ayak olanlardan da biridir.

    evet özetle çatlaktır. ama türkiye'nin o deli deli küpeli filimnde olduğu gibi çatlaklara ihtiyacı vardır.
  • (bkz: http://www.ilk-kursun.com/haber/99260)

    bu yazisini okudugumdan beri umitsizligimi tavan yaptirmis insandir. bu konu hakkinda baska kelam eden kaynak da bulamayinca bu kadin ya ustteki yorumlardaki gibi biraz rahatsiz, ya da kimsenin farketmedigi veya dile getiremedigi bir seyler biliyor.
  • mezopotamya sözcüğünün kökenini şöyle açıklayacak kadar kafası karışık kişi.
    ____________________________________________

    neresi orası; urfa. yani mezopotomya şehri. yani mez-opa- damı denilen yerde. başkası değiller, mez (hilal) inanışlılar, hilalin altında birleşenler…

    ay (heyv) inanışlı opa/apo (abla ve ağabey) yeri-yurdu/ damı/evi; özeti mez-opa-tam-ya!
    ____________________________________________

    http://www.ilk-kursun.com/haber/141765

    şu açıklama bile daha mantıklı: (bkz: #3042747)
  • dilbilim hiç bu kadar komik olmamıştı

    iyi niyetli birisi olabilir ama bilimsel olarak hiçbir geçerliliği olmayan kişi.
  • benim ilkokulda müzik öğretmenimdi kendisi, nerden aklıma geldi bilmiyorum var mıdır lan acaba sözlükte derken meğersem varmış.
    kendisiyle iyisiyle kötüsüyle bir sürü anım vardır, çok enteresan yıllardı o zaman, okulun arka kapısından yankee ler gelecek okulu işgal edecekler korkusunu her zaman ensemde hissettiğim yıllardı.
    koridorlarda
    -yanke go home yanke go home! diye gezerdik.
    sonra yıllar geçti ben liseye girdim ara sıra metroda gördüm, vagonların içindeki dinci gerici ilanları reklamları yırtıp atardı, sonra güvenlikçiler apar topar uzaklaştırırdı kendisini. arada beni tanır siyonistlerin işlerinden bahsederdi, çok tehlikeli bunlar derdi, harflere de çok takılırdı.
    mesela çok yıllar sonra, bir gün metroda sol gazetesi satarken rastlaşmıştık, beni görüp sevinmişti sonra elimdeki gazeteyi görüp aynı hızla yüzündeki ifade kararmıştı, hocam alır mısınız şöyle böyle derken, almam ben bunu sol'un l si büyük, siz burda illuminati mi yapıyosunuz, neden l büyük ne kastediyorsunuz filan demişti, duruma adapte olmam çok kısa sürdü çünkü kendisini tanıyanlar mahiye hocanın bu huyunu bilir, hocam işte leninizmin l si filan derken, sinirlenip yanımdan uzaklaşmıştı.

    ama yine de o yaşta we shall overcome şarkısını bize söyleten, anlamını hikayesini uzun uzadıya anlatan bize enstrümanlar yaptıran ve hakikaten müziği kültürüyle birlikte veren bir öğretmendi, emekli olduktan sonra ağlamadım ama ondan sonra gelen öğretmen blok flütü dayayınca ağzımıza gözlerim bir dolu dolu olmadı değil. şimdi elime blok flüt verseler o zamanlar ezberden çalmak için götümüzü yırttığımız 'yılan hikayesi' (memoli filan var o zamanlar tabi) ni çalamam, ama we shall overcomeı asıl söyleyen siyahi toprak eken insanları hissederek sonuna kadar söylerim.
    bu da öyle bir anımdı.
    blok flütler götünüze girsin sizin!
  • birkaç makalesini okudum. hakkındaki kanaatim psikolojik desteğe ihtiyacı olduğu yönündedir.

    kendisine lustral, lithium ve cipralex öneriyorum.
  • sürrealist bir dil sanatcisi.
    kendisine demin, memleketten ne haber var diye internetten acik haber kanali ararken maruz kaldim.
    elindeki mustafa kemal ve ailesinin yer aldigi kesme eslestirme kitabindan sayfalari sallayarak, " yani atatürk'ün ailesini kes parcala diyorlar, daha beteri kitap kesmeyi ögretiyor cocuga, cocuk kitabinda karikatür olamaz, bu böyle dalga gecer gibi, egitici bir yani yok. bu gün resmi kesen yarin organi kesmekte zorlanmaz, yani isid propagandasi bile denilebilebilir" dedi. sonra "bonzai"nin yerel dilde "benzeyi" ye dönüstügünü, bunu da ne oldugunu aciklarken ben canhiras kanali degistirdim.

    gördüm artiriyorum, psikolojik destek vermek yetmez, sanatini halka zarar vermeden icra edecegi bir olanak taninirsa, miro' lu, dali'li ispanya' yi (katalonya dahil) filan sollar, hic olmadi sürrealist sanatta cihan lideri olabiliriz.
  • bir zamanlar tarih okuduğumu duyunca sokakta tuttuğu gibi yarım saat götten uydurduğu etimolojik safsatalar anlatan; kafkasyanın romalılara karşı savaşmış ünlü kralı mithridates'ın türk olduğunu, gerçek isminin ''bedri'' olduğunu söyleyip benden karşılık olarak ''iyi de bedri ismi bedir kuyularından gelir. bedir savaşından 6yüzyıl önce yaşamış biri savaşın ismini nasıl taşır?'' dediğimde error verip beni ermeni piçi yahudi dönmesi ulluminatici ilan eden komplo teorisi manyağı vatandaş. bir de bu kadını tarih ve filoloji gurusu sanan akrabam var ki o da evlerden ırak.
  • murat bardakçı' ya on bin tele tazminat ödemesine karar verilmiş, şu saatten sonra internete bile girmez, gene karalar birşeyler ama elli yıl sonra açılmak üzere diye çocuklarına falan miras bırakır.on bin tl, yasal faizi, avukat masrafları iyi para, adam da şevk mi bırakır bu saatten sonra.ama genede içim el vermiyor noterden bir kağıt falan versin de bundan sonra tekerleme bile yazmayıp evde evlilik programı seyredeceğim diye de bardakçı da tazminatı almasın, olay tatlıya bağlansın.