şükela:  tümü | bugün
  • diyarbakır'da boşanma davalarının artması üzerine mutlu bir aile için 10 altın kuralı paylaşan hakim, ayrıca bu yazılarında boşanmanın çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine de yazısında yer vermiş. davranışı çok hoş, çok takdir ettim kendisini. her hakimin bu şekilde işine önem vermesi dileğiyle haber linkini bırakıyorum:

    http://www.sozcu.com.tr/…un-10-altin-kuralini-asti/
  • bizim ülkede mutluluğun altın kuralı, aşkın da gübresi olan paradır.

    bu nedenle öncelikle, parasız kalmamıza neden olan büyük oyunu görmek gerek.

    fakire kural vermektense, neyse.

    tanım, güzel düşünce.
  • hakimin görevi mahkemeye başvuran kişilere psikolojik destek verip, çift terapisi yapmak değildir.

    geçen de bir başka hakim mühendislik hesabı olan ışıklı denetim sinyalizasyonu konusunda bilirkişiye danışmadan kıt kanaat teknik bilgisiyle "evet bence de bu kırmızı ışık yanlış konumlandırılmış." diye karar vermişti.

    herkes üstüne vazife olmayan işler peşinde, özellikle hukukçular kendine ve makamlarına olduğundan fazla anlam yükleyip, alakası olmayan şeylere de bulaşmaya başladılar. tam bir geri kalmışlık.
  • evlilikte mutlulugun kurallarini yazmasina bir sey diyemem ama psikolog olmadigi icin bosanmanin cocuk uzerindeki etkileri konusunda yorum yapmamasi gereken kisi. psikologlara gore anne baba icin iyi olan, onlari mutlu eden sonuc cocuk icin de iyidir. bosanmayip evde surekli kavga eden ciftin bosanmis mutlu anne babalara gore cocuga zarari cok daha fazladir.
  • iyi niyetle anlamlı bir öneride bulunmasına karşın, anlaşılamayacak ya da yanlış anlaşılacak bir hakimdir.
    yok psikologa gitsinler, yok işi olmayan bir iş yapıyormuş... bi bitmediniz gitti kodumun fularlı entelleri. bir skimi de beğeninlan. sanırsın avrupa yaşıyor dallama, o bölgede boşanmak isteyen çiftlerin kaçta kaçı psikologa gidiyor ki it? cahil ninesinden, karısını görmemiş kör dedesinden, feysbukta okuduğu çakma bir yazıdan evlilikle ilgili nasihat alan mal, gelmiş boşanmaların sebeplerini kendi bölgesindeki herkesten daha çok bilen, gören hakimin yazdığı yazıya takılıyor. kibarca bi bir siktiriniz.
  • bonkör davranmış hakimdir, devlet sırrı gibi saklayanlar var bu formülü. şurada

    +sizce mutluluğun formülü nedir?
    - ney..?
    + mutluluğun formülü nedir sizce ?
    - ne mutlu ?, ne mutluluğu? anlamadım ki.
    + mutlu olmanın formülü nedir?
    - onu benimlen karı bilir, sen ne bileceğenn ki !!!
  • bir hakimin; o kadar aile büyüğünün araya girmesine rağmen boşanma davası açan kişiler üzerinde, yazdığı bir yazıyla etki yaratacağını düşünmesi abesle iştigaldir.

    kanun koyucu abesle iştigal etmez, uygulayıcılar da etmemeli.

    sen onu astın ya, kesin kimse boşanmaz artık.

    bari metni iki yana yaslasaydın çıktı almadan evvel.
  • evlilikte mutluluğun altın yasaları olmadığı sürece yok hükmündedir.
  • yine çoğu kişi tarafından bi tarafından anlaşılmış kişidir yurdumda. yadırgamadım böyle anlaşılmasını.

    görevi psikologluk yapmak değilmiş, yapmıyor zaten. siz ekşi'de yazanlar uzman olduğunuz alanlarda mı sallıyorsunuz durmaksızın. işkembe-i kübradan atarak yazdıklarınızın manası nedir? hakim onlarca/yüzlerce dosyada gördüğünden okuduğundan yola çıkarak fikir sahibi olması gereken en makul kişi bu konuda. psikologluk filan yaptığı da yok. önüne dosya geldiğinde o da uzman görüşü alıyor, çocukları pedagoglara yönlendiriyor, maddi vakıalara göre evliliğin temelinden sarsılıp sarsılmadığını değerlendiriyor, yasa ne diyorsa onu somut olaya uyguluyordur kuvvetle muhtemel. (bkz: evlilik birliğinin temelinden sarsılması)

    hakim tarafları uzlaşmaya da davet eder, etmesin mi? kanunda yeri var lan.