şükela:  tümü | bugün
  • gizli bir kardeşlik, bir nevi gizli klüp gibi düşünün. evli ya da bekar bir kadınken, halihazirda anne olan kadınlar anneliğin ne kadar muhteşem bir deneyim olduğundan dem vururken, hamile kalip düşük tehlikesinin en yoğun olduğu ilk 3 ayı geçirir geçirmez, çalışmalar başlıyor. anneliği ağız dolusu öven ve dahi bunu toplumsal olarak üstün bir statü olarak gören kadınlar ağız değiştirip bir anda seni mahvolacaksın kardeşliğinin parçası olarak görmeye ve dönüştürmek için canla başla çalışmaya başlıyorlar. laf olsun diye yazıyorum sanıyorsunuz ama hiç olmadığım kadar ciddiyim gençler, yeminler olsun.

    şöyle örnek vereyim: "oo şimdi 3 aylık hamilesin bu iyi, 5 aya gel, sıçtın!", 5 oluyorsun bu sefer "yok yok bunlar iyi günlerin, 7. ayı geçince yerinden kalkamayacaksın"la başlayan yol, "ay bol bol uyu şekerim, artık hiç uyuyamayacaksın"la devam ediyor. misal, siz haftaiçi günler artı cumartesi de bakıcı aradığınızı söylüyorsunuz, "e bir gün de bize kalsın çıkar alışveriş yaparız" mı dediniz, önce bir kahkaha çalınıyor kulanağına, "ay ilahi sen evden çıkabileceğini mi sanıyorsun? kızım aylarca çıkamayacaksın!!" geliyor sonra. "abi, ben sizi döverim ama açık söylüyorum, o çocuğu ciyak ciyak ağlatmak pahasına çıkacam" diyemedikçe içinde patlıyor, o sırada bir başkası "ayy bence ilk altı ay gezin sepet gibi, esas emeklemeye başlasın sıçtınız, sonrası kabus" diyor. böyle bir morbidlik kemalettin tuğcu romanlarında görülmemiştir.

    sevgili çocuk sahibi olmayan bekar ya da evli kadın arkadaşlarım, size çocuk sahibi olmayı öven bütün olmasa da çoğu kadın arkadaşlarınız bedbaht derecesinde mutsuz ve yorgunlar şekerler, ben bundan hep şüpheleniyordum ama artık yüzde yüz eminim. resmen bir "haaah şimdi sıçtın!" klübüne zorla üye yapılmaya, mahvolacaksın kardeşliğinin morbidliğinde boğulmaya çekilmeye çalışılacaksın bugün hamile kalsan, ve artık eminim o mutlu aile fotolarının çok büyük yüzdesi yalan. diğer ihtimal de bu anneler şizo, gündüz annelik sevgisinden ölüyor, gece kin nefret ve gözyaşı. gayet ciddiyim, direkt psikopatoloji olduğunu düşünüyorum.

    her şey bir yana, na, bak şuraya yazıyorum, gerekirse çocuğu ağlamaya alıştırıp hayatıma devam etmezsem insan evladı değilim! ah canımm, şimdi böyle diyorsun ama anne olunca anlarsın diyen tüm morbidleri de burunlarının ucundan öpüyorum; ben kardeşlikten çıkıyorum hemşire, naaber?
  • bunun bir de doğum sonrası için olanı var. kendi başlarına gelen zorlukları siz yaşamadıysanız kafayı yiyorlar adeta ve mutlaka sizin muzdarip olduğunuz bir meseleyi ortaya çıkarmak gibi bir çabaları da var.
  • psikolojimi bozmaya ant içmiş kardeşlik
    gezeceğim herkese inat gezeceğim doğursam da gezerim hamileyken de gezerim. evet her şey eskisi gibi olmayacak daha da güzel olacak yeter ki siz bi bitin artık
  • gerçektir, vardır. ben bu insanların kafayı yemiş olmasından öte ciddi seviyede de salak olduklarını düşünüyorum. evet salaksınız bacılar, aklı başında insanlar sorulmadan bu kadar fikir beyan etmez zaten.
    neden bilmiyorum bu yeni nesil annelerin kafası epey karışık. anneliğin muhteşemliğinden dem vururken bir yandan da depresif göz yaşlarına boğuluyorlar. buna paragraflar ayrımak lazım ama mükemmellik hastalığı ile salaklıkları arasında sıkışıp kalmışlar görünüşe göre. mental, sosyal ve kültürel açıdan makul bir insan kendini bu dehlize sokmuyor, sen sokuyorsun, sonra da etrafa zehrini saçmaya çalışıyorsun. bas bas çocuk bakarken delirdiğini söylerken karşındaki "hayır ben delirmem" derse de zinhar kabul etmiyorsun, "haa tabi tabi" tribine giriyorsun, işte o anlarda sana ağız burun girmek istiyorum. delirmeyenler var, tanıyorum biliyorum, sen istediğin kadar "mahvolacaksın" diye kulübüne adam toplamaya çalış.