şükela:  tümü | bugün
  • cok sevdigim ayetlerden birisidir. bu ayet masum bir insani oldurerek devlet midir her ne bok olursa olsun kurtaracagina inanip rasyonellestirenleri engellemek icin indirilmistir. yani zaten o masum cocugu kisiyi oldurdugunuz zaman butun insanligi oldurmussunuz gibi oluyorsa devlet mevlet bekasi dinlemiyor allah. tevratta da geciyor zaten ama israilin tabi ki iki yuzlulugu, bunu gormek istemiyorlar.
    daha baska teroristlerin canli bombayla orayi burayi patlatmamalarina da sebep aslinda bu ayet cunku oldurdukleri bir kisi bile masum olsa hic bir sebep hakli cikarmiyor bu ayete dayanarak.

    yasar nuri cevirisyle:

    "işte bu yüzden biz, israiloğulları üzerine şunu yazdık: kim bir kişiyi, bir kişiye karşılık yahut yeryüzünde bir fesat sebebiyle olmaksızın öldürürse, insanları toptan öldürmüş gibidir. ve kim bir kişiye hayat verirse insanlara toptan hayat vermiş gibidir. andolsun, resullerimiz onlara açık-seçik kanıtlar getirmişlerdir. ama onlardan birçoğu bunun ardından da yeryüzünde zulüm ve azgınlığa sapmaktadır."
  • bu ülkede siyasal islamcıların, sözüm ona islam davasının neferi olan kimilerinin işine gelmeyen ayettir. roboski'de suçlu olup olmadığı bilinmeden üzerlerine bomba yağdırıp, paramparça ederek öldürülen insanları bir de bu ayet ışığında düşünsünler, eğer kalmışsa vicdanları, eğer varsa hala imanları belki o zaman bugüne kadar söylediklerinden, alamadıkları o insani ve islami tavırdan dolayı belki utançtan başları öne eğilir.

    eğer roboski için bir müslüman hala kaçakçı diyebiliyorsa, böyle bir ayetin varlığına rağmen o insanların paramparça edilmesinden rahatsızlık duymuyorsa böyle bir müslümanın ahirette yaşayacağı pişmanlık firavunun işe yaramayan secdesi gibi bir anlam taşıyacaktır.
  • burada geçen, bir insanı öldürenin tüm insanlığı öldürmüş, bir insanı kurtaranın tüm insanlığı kurtarmış sayılacağı ifadeleri "israiloğullarına söylenmesi"ne rağmen eski ahit'te yazılı karşılığı olmayan ifadeler.

    "bir insan hayatı = çok insan hayatı" öğretisini doğrudan söyleyen ilk yahudi edebi ürünü 1 ila 3. yüzyıllar arasında tanaim (dini hukuk yorumlayan hahamlar) tarafından yazılmış olan mişna. tam referans vermek gerekirse, mişna sanhedrin'in* şahitlerle ilgili konuşan 4. bölümü (1, 2).

    --alıntı (ve çevirisi)--

    in civil cases one may repay the money damage and he is atoned; but in criminal cases the blood of the person executed, and of his descendants to the end of all generations, clings to the originator of his execution. so do we find in the case of cain, who slew his brother. ıt reads [gen. iv. 10]: "the voice of the 'bloods' of thy brother are crying unto me from the ground." it does not read "blood," but "bloods," which means his blood and the blood of his descendants. therefore the man was created singly, to teach that he who destroys one soul of a human being, the scripture considers him as if he should destroy a whole world, and him who saves one soul of israel, the scripture considers him as if he should save a whole world.

    medeni hukuk davalarında sanık tazminat ödeyebilir ve bağışlanır; ama cinai davalarda öldürülenin kanı, ve öldürülenin tüm nesiller bitene kadar doğacak olan soyunun kanı, katli gerçekleştirene yapışır. kabil vakasında da bunu görmekteyiz. orada der ki "kardeşinin 'kanları' bana topraktan sesleniyor." "kan" değil "kanları" deniyor; yani hem onun, hem de soyunun kanları. bundandır ki insan, şunu öğretmek için teker teker yaratılmıştır: bir insanın ruhunu yok eden kişiyi kutsal kitap bir dünyayı yok etmiş sayar, ve bir israiloğlunun ruhunu kurtaran kişiyi kutsal kitap bir dünyayı kurtarmış sayar.

    --alıntı--

    kutsal kitapta olmayıp da yasa kitabında olan bu yorumun gene aynı abil-kabil hikayesi* altında kuran'da belirmesi, ve özellikle israiloğullarına yönelik söylendiğinin vurgulanması kayda değer. böyle bakınca kuran tanaim'in yazılarını vahiy etkisi altında yazdıklarını iddia ediyor gibi duruyor. ama mişna'nın sözlü geleneğin yazıya aktarımı olduğu düşünülürse "israiloğullarına dedik" derken daha eski bir tarihte yaşamış peygamber seviyesinde birini kastediyor da olabilir. bunlar müslüman perspektifli açıklamalar tabii. daha rasyonel bir açıklama muhammed'in kabil ve abil hikayesini mişna bilgisi olan bir yahudi tanıdığından dinlemiş olması.

    başka bir ilginç nokta: "kardeşinin kanının topraktan yahveh'e/allah'a seslenmesi" olayı kuran'da geçmiyor; kriptik metafor yerine söylenenin açık yorumu tercih edilmiş anlaşılan. yine de ayetin "bundan dolayı" diye başlaması garip. zira "bundan dolayı" lafını hak eden asıl olay "kardeşinin kanları" metaforu; önceki ayetlerde "bir insan = çok insan" dersi çıkarmalık bir şey yok.
  • her müslümanın ezbere bilmesi gereken ayettir. bu ayeti bilen bir müslüman nasıl intihar bombacısı olabilir?

    diyanet meali:

    bundan dolayı israiloğullarına (kitapta) şunu yazdık: "kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
  • talmudik bir öğretidir, ki kuranda da zaten israiloğullarına dedik ki diye aktarılır. devamında gelen maide 33 ile birlikte okunduğunda anlamı şöyledir:

    biz israiloğullarına bir canı öldüren tüm insanlığı öldürmüş gibidir dedik zamanında amma allaha ve peygamberine asilik yapan biriyse bu, ki bunlara yeryüzünde bozgunculuk yapan da denir, tabii ki de öldürüverin. (ya da işte kollarını kesin filan, kısas yani)

    islamda islam devletinin yasalarına, şeriat, karşı gelmek bozgunculuktur. mesela çoğu mezhepte bilinçli bir şekilde namaz kılmayı reddeden müslüman ölümle cezalandırılır. çünkü islam devletinin yasalarına açık bir meydan okuma olarak değerlendirilmiştir bu durum, ve bozgunculuktur.