şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bence linkedin'de şekil şukul sıfatları bir kenara bırakarak dürüst bi şekilde oturup söylenmesi gereken unvandır. özellikle zorlu teknik mühendislik bölümleri (elektrik-elektronik, makine, inşaat, kimya müh ve türevleri) okuyup hayalini bile kurmadığı işler yapmak "zorunda bırakılan" insanların uzun vadede mühendislik becerilerinin ne kadar köreldiğini, kafalarındaki mühendislik algısının ne kadar değiştiğini ve hepsinin olmasa bile çoğunun uzun vadede okudukları bu bölümlerden dolayı ne kadar büyük pişmanlıklar yaşadığını gördüm. tabiki her mühendislik okuyan tam anlamıyla mühendislik yapacak ya da ar-ge yapan mühendis mail atmayacak diye bir şey yok, fakat demek istediğim şey zaten anlaşılıyordur diye düşünüyorum.

    uzun vadede muhtemelen önünde doğru düzgün yollar olsa ve kendi işini yapsa hem kişisel olarak çok mutlu olacak hem de işinde harikalar yaratabilecek mühendislerin, nitelikleri ve istekleri dışındaki işleri yapmak zorunda kalması bir ülkeye teknolojik gelişim anlamında verilebilecek en büyük "görünmez" zararlardan biridir diye bakıyorum olaya.

    "e o zaman istemediğin işi niye yapsın ki insan? o işe sonuçta kendi rızanla giriyorsan şikayet de edilmemeli" diyenler olacaktır. fakat unutulan bir şey var, türkiye'de işe girerken size sunulan iş tanımı/içeriği ile pratikte yaptığınız iş arasında dağlar kadar fark olabiliyor. eminim yaşayanlar olmuştur ve hala da yaşayan vardır.

    kendi adıma ilk işimde bunu yaşadım ve orada 7-8 ay kadar dayanabildim, sonrasında olmak istediğim alana/işe doğru geçiş imkanım oldu. bu entryi de zamanında aynı düşüncelere sahip olduğum fakat o iş yerinde durmak zorunda kalmış bir abimizin sitemi üzerine içimden yazmak geldi açıkçası. çünkü bu durumu yaşayalım yaşamayalım, bu ülkede aynı şeyi yaşayan ve gerçekten öğrendiklerini uygulama-istedikleri şeyi yapma hayalini kuran çok fazla mühendis olduğunu hepimiz biliyoruz. umarız bundan sonrası isteyenlerin gönlünce olur, sevgiler.