şükela:  tümü | bugün
  • 15 senelik okul hayatımda en nefret ettiğim dersin adı.
  • (bkz: disli tasarimi) (bkz: vida tasarimi) (bkz: fren tasarimi) (bkz: saft tasarimi) (bkz: kaynak tasarimi) gibi konulari iceren bir ders. long live temel kotil.
  • civataydı rondelaydı vidaydı çarktı çurktu dişliydi dişsizdi derken kafa şeeden bir ders.
    öte yandan makina eğitimi gören elemanların topuna bu isim verilir.
  • bizim bolumde hakkinda mani yazilan ders. bu dersin onko$ullari statik ve strength dersleridir (ki bunlarin sinavlari box sistemiyle puanlandirilir) ve her sene alinan 200 ki$inin yarisindan fazlasi daha bu ba$langic derslerinden "birakilir", dolayisiyla ucuncu sinifta alinmasi gereken makina elemanlarini alamazlar oyle hemencecik. onlar da ne yapsinlar, bi sene sonra alirlar. i$te bu yuzdendir ki her sene bu derse ucuncu siniflardan cok dorduncu siniflar kayit yaptirirlar. bu ders, kagitlara, kitaplara, ve kataloglara gomulup otlamayi "proje yapmak" olarak adlandiran nadir derslerden biridir ki muhendisligi hala kagit uzerinde yapan bir ogrenci modeli yeti$tirir. nitekim bu dersten aa alip esas proje dersi olan 407 de "honk" diye afallayan eblek ogrenciler coktur, cok olmaya devam edecektir.
  • statik dinamik termodinamik ten kurtulamayıp bi türlü alamadıgım aslını soylemek gerekirse cok ta almaya hevesli olmadıgım ders

    çooook sonra gelen edit: makine elemanları makineyi bıraktıktan sonra makineden eski arkadaşlar anlamına gelmeye başladı
  • odtü de "machine elements" adıyla anılır bu ders, kodu me307-8 dir.

    2004 ilkbahar döneminde, odtü de bu dersi sahir arıkan + ilhan konukseven ikilisi vermektedir ki ölümcül bir ortaklıktır. sınavlar tahmini olarak ikilemde bırakacak test sorularıyla dolup taşacaktır, kalak problemler de ortalamanın 10 puan altını oluşturacaktır.
  • fakültede sağımda, solumda , önümde , arkamda oturan ; etrafta gezinen ; çay içen ; muhabbet eden ; langırt onyanan adamların hepsine verdiğim isim
  • (bkz: makinacilar)
  • odtu'de okutulan derste(me307, me308), bizim zamanımızda (98 yada 99'du galiba), dönem ortasında bir proje verilir konuya uygun. bu projeyi bi grup halinde sınav gününe kadar deliler gibi çözersin. tabi her gün değişen sorudan dolayı çıldırmazsan. sınava girmeden önce a4 kagıtların dört bir tarafını 1 cm içerden çizersin çünkü öyle istenmiştir. konuyu anlatan bi baslangıç yaparsın, discussion bölümünü hazırlarsın, hatta rakamların değişmesi halinde değişmeyecek kısımları bile yazar hazırlarsın bir güzel, özene bezene. bunları sınava gelmeden önce evde yaparsın ki bu genelde coğu öğrenci için sabahın 4 bilemedin 5'i demektir. sabah gelir d bloktaki isminin olduğu salondaki çizim masalarının yüzeyi düzgün olanlarında birini seçer oturursun. sana verilen projenin sayılarını değiştirip tekrar çözmeni isterler bu 4 saatte. çözdüğün proje zaten önündedir, istediğin tüm kitaplar ve defterlerde açılmıştır düzgünce koca cizim masasına. casio fx 5500de açılmıştır. aslında olaya hakimsen yapamaman için bi neden yoktur. verilen soruya güzelce kasmışsan, sınav genelde bir problem yaratmaz. genelde zamanında yetiştirmek zordur. en büyük hazzı da o sınavdan çıkınca alırsın. bi anda kafanın içinden geçen bi sürü soru, bir seyler unuttum mu len endişesi bitiverir. rahatlarsın, huzur bulursun. sonucları da yaklaşık bi karşılaştırırsın arkadaşlarınla ama fazla sorgulamazsın, şimdi yanlış falan çıkar moral bozmayalım diye.
    hadi kortlara piyasaya gidelim muhabbetleri baslar birden...

    ulan insan o sınavları bile özler mi bee...