1. ana
    ekmeğimi kazanırken
    çocukluğum
    muhbir
    artamonov ailesi
    soytarı
    bosiyaklar
    serçecik
    arkadaş
    insanlarımız
    benim üniversitelerim
    ekmek işçileri
    danko'nun yüreği
    özgürlük
    dede ile torunu
    hainin anası
    zulüm
    küçük burjuva ideolojisinin eleştirisi
    üçler
    edebiyat yaşamım
    artamonovlar
    yaşanmış hikayeler
    foma
    yararsız bir adam halk düşmanı
    sıkıntı

    isimli eserlerin yazarı....
  2. aleksey maksimoviç peşkon, sovyet yazar..
    rusya'yı baştan başa dolaşarak kendini yetiştirmiş.. lenin'le ilişki kurmuş, burjuvaziyi eleştirmiş sürekli.. sovyet partisine girmemiş ama ölümüne kadar lenin'le mektuplaşmış..
    ayrıca yakışıklı diye ben bu adama derim..
  3. sırım gibi delikanlıyı hatun biliyordum.malmışım...
    drina köprüsü de maksim gorkinin değil miydi?
  4. maksim gorki sovyetler birliğinin yücelttiği sosyalist aydın. kahramanlarını tasviri abartılı derecededir. yaşar kemalin mekan tasviri gibidir. iğne batırılsa kan damlayacak kadar gerçekçidir.
  5. aleksey maksimoviç gorki
    ezilenlerin sesi

    19. yüzyıl, edebiyatta büyük bir atılımın yaşandığı bir zaman dilimi oldu. özellikle natüralist ve realist sanat akımları, insanı ve onu çevreleyen toplumu nesnel bir zeminde tasvir etmeye girişirken, toplumun değişik katmanlarının temsilcileri bu dönem romanlarının kahramanları oluverdiler. ancak, unutulan ya da yeterince önem verilmeyen bir insan tipi vardı ki o da, yükselen kapitalizm koşullarında toplumsal konumu belirginleşen işçi sınıfının ve onunla birlikte toplumun tüm emekçi katmanlarının temsilcileriydi. onların seslerini duyurmak görevi de, sosyalist gerçekçilik akımının kurucusu sayılan aleksey maksimoviç gorki’ nin olacaktı.
    gorki, yoksul bir ailenin çocuğu olarak 1868’de novgorod’da dünyaya gelir. henüz çocukken anne ve babasını kaybetmesi üzerine büyükbabasının yanına verilir. bu yıllarda onun kişiliğini en çok etkileyen kişi, edebiyata düşkünlüğüyle bilinen büyükannesi olur. 9 yaşından itibaren hayatını kendisi kazanmaya başlayan gorki, 12 yaşında evden ayrılarak avrupa rusya'sının birçok yerini kapsayacak bir geziye çıkar ve ilerde eserlerinde sıkça kullanacağı gözlemlerini edinme fırsatını bulur. gezdiği yerlerde bir yandan da çalışan genç gorki, dalgıçlık, fırın işçiliği, yazıcılık gibi, her birinde toplumun değişik katmanlarının insanlarını inceleme olanağını doğrudan yakaladığı bir dolu işe girip çıkar. ancak onu derinden etkileyen asıl kesim, toplumun sessiz çoğunluğu olan çingeneler, serseriler gibi toplumun sefalet içindeki kesimleri olur. eserlerinde, emekçilerin yaşamlarının sadeliği ve samimiyetinin yanında burjuvalarınkinin de bir o kadar ikiyüzlü, sahte ve çıkarcı olduğunu tasvir eder sanatçı. bu yıllarda sosyalist devrimciliği benimseyen gorki’nin, faaliyetlerinden ötürü tutuklanıp konduğu cezaevinde henüz on altısında bir ayaklanmaya öncülük ettiği söylenir. 1884’de kazan üniversitesi’ne girmek istediyse de başaramayan genç gorki için kendi kendini yetiştirmekten başka çare kalmaz. ilk edebi eseri; ‘makar çudra’ 1892’de yayınlandıktan sonra, deniz hırsızlarını anlattığı ‘çelkaş’ adlı hikayesiyle beklenmedik bir başarı kazanan gorki, ‘skeçler ve hikayeler’ (1899) ismindeki ilk kitabının da yayınlanmasıyla iyice tanınmış bir yazar haline gelir. çeşitli gazete ve dergilere kısa hikayeler, skeçler ve oyunlarını göndererek geçimini sağlayan gorki, yüzyılın sonuna doğru kurulan rusya sosyal demokrat işçi partisi’nin saflarına geçerek, ezilenlerin yanında oluşunu örgütlü zemine de taşımış olur. 1902’de rus edebiyat akademisi’ne seçilen gorki, sonradan hükümet tarafından lağvedilen bu oluşumdan birçok sanatçı arkadaşıyla birlikte istifa eder. edebiyat ve politik çevrelerce iyice tanınan gorki, çehov, tolstoy ve lenin’le arkadaşlık kurar. 1906’da, hem sağlık sorunları hem de çarlığın baskısı nedeniyle capri adası’na yerleşir. ertesi sene amerika’ya giden gorki, burada ünlü yapıtı ana’yı bitirirken, bolşevikler için yardım toplamayı da ihmal etmez. ‘ana’ romanında gorki, kocası alkolik olan ve tek teselliyi dini inançta bulan eğitimsiz bir kadının, oğlu devrimci olup hapse girince, eve gelip giden arkadaşlarından etkilenip, mücadeleye atılmasını anlatır. 1913’te rusya’ya dönen gorki, otobiyografi serisinin ilk örneği ‘çocukluğum’u yazar. 1917 ihtilali’ni destekleyen sanatçı, devrimin bir takım önlemlerinden rahatsız olup bir süre yurt dışında yaşadıysa da, daha önce olduğu gibi, yakın dostu lenin tarafından ikna edilip, rusya’ya döner. ‘benim üniversitelerim’, ‘yaz misafirleri’, ‘güneşin çocukları’, ‘aytmatovlar’ gibi yapıtlarını verdiği bu dönemde yazarlar birliği’nin başına geçip, sosyalist gerçekçilik akımının ilkelerini formüle eder. kronik rahatsızlıkları iyice ağırlaşan sanatçı, 1936’da ölür. gorki, ayakta kalabilmiş tek doğru dürüst sanat anlayışının toplumcu gerçekçilik olduğu bugünleri görebilmişçesine, “emekçilerin sanatı olur mu?” diye haykıranlara inat, ömrü boyunca bu sanat anlayışının insanlığın en yüce ideallerini kucaklamaya aday tek sanat anlayışı olduğunu savunmuştur.
  6. "yaşlanmak, iş yerinizde sizi sevmeyen bir arkadaşınızın olması gibi" diyen, proleter yazar.
  7. "benim universitelerim" adli kitabinda yasaminin bir kesitini vermektedir. devrim oncesi donemi rusyasini kavramamizi saglar
  8. ismi, rusya'da nijniy novgorod şehrine verilmişti hatta bi rivayete göre, bu şehir eski rusya imparatorluk başkentiymiş de aynı zamanda *
  9. 14 haziran 1936 tarihinde ölmüştür.

maksim gorki hakkında bilgi verin