şükela:  tümü | bugün
  • memo tembel çizerin son birkaç haftadır uykusuzda çizdiği köşenin adı. eşi ya da sevgilisi seldoşko'yu da çiziyor ve aralarında geçenleri bize yansıtıyor köşesinde memo. bence önceki köşelerden daha eğlenceli.
  • memo tembelçizer'in son bir aydır rrospu çocuğu memo köşesinin yerine çizdiği, evde başından geçen hazin vakaları anlattığı köşesi. kendi deyimiyle "yenilginin kısa tarihi". en az selefi kadar güldürme potansiyeline sahip bence.
  • tembelçizer'in ayırca kendini çizerken daha gerçekçi bir yaklaşım sergilediği köşesidir. daha önce "şu şöyledir bu böyledir" dediği utanmadan iddia ediyorum köşesinde onu hep ince, zayıf bir beden ve nispeten genç bir suratla gördük. ama şimdi yılların birikimi olan göbeği, gıdısı ve seyrelmiş saçlarıyla görüyoruz.
    bu gerçekçi yaklaşım sayesinde, "ev hali" yaşayan bu güzel insan bize daha yakın, daha içimizden biri geliyor.

    yazık sana memoşko.. halbuki o sadece birazcık işe yaradığını hissedebilmek istiyordu.
  • + memoşum yarın annemlere gidelim mi?
    - gidelim tabi.
    + öbür gün de gidelim.
    - bittabii
    + her gün gidelim!
    - mantıklı olan da bu zaten!
  • memo tembelçizer'in metafor olarak kullandığı bir seldasiboş ve memomuzo karşılaşması vardı bu haftaki köşede. işte o karşılaşma hava atışıyla başladı ve gol ile noktalandı. öyle bir karşılaşmaydı. " ulan yoksa bilmediğinden mi böyle bir hata yaptı " diye beni derin derin düşündürdü kısa bir süre için böylelikle kendisi. yok lan, bilerek yapmıştır diyip kapattım sonra mevzuyu. tamam sporla fazla ilgili bir şahıs portresi çizmiyor ama, memo o kadar cehalet içinde olamaz ulan!
  • memo tembelçizer'in uykusuz'da birkaç aydır çizdiği ve eşi selda ile ilişkilerini ele aldığı köşenin adı. önceki köşelerine göre daha yumuşak ve naif bir köşedir. klasik karı-koca ilişkilerinin memo tembelçizerin iç dünyasına sembolik olarak yansımasını görüyoruz bu köşede. yinede memo'nun eski köşelerini aratıyor sanki. (bkz: rrospu çocuğu memo) , (bkz: utanmadan iddia ediyorum) , (bkz: ben bir eşşeğim)
  • seldoşko'ya haksızlık edildiğini düşündüğüm köşe.

    şimdi bu köşe çok güzel tamam mı. bir hatun olarak, memo'nun önceki performanlarının tamamından daha çok beğendiğimi söylüyorum burdan. yalnız, selda çok "sıradan" gibi görünüyor, öyle biri olması mümkün değil. ne bileyim, en azından star wars'u anlamlı bulan kızlar'dan biri filan olsaydı bari, bu çizilen haliyle bi ayağında ugg'u eksik kendisinin.

    ki inanmıyorum öyle olduğuna. bildiğin "tipik türk kızı" gibi olmuş selda. tipik türk kızı elin çizeriyle, hem de memo gibi bi çizeriyle ne yapsın.
  • ben bu köşede memo'nun selda'yı gerçekten olduğu gibi çizdiğine inanıyorum. kesinlikle toplumda çokca bulunan dominant kadın karakterlerin bir tiplemesini de yapıyor ancak selda'nın memo gibi bir insan olmadığı (olamayacağı) net. sorgulamamız gereken selda'nın neden memo ile birlikte olduğu değil çünkü böyle çok ilişki biliyorum (başta benimki olmak üzere), kadınlar bizim gibi erkekleri de sevebiliyor.* yapısı gereği erkek iğrençken kadın olabildiğine hanımefendi olabiliyor ve öyle olduğunda da memo ve benim başıma geldiği gibi ezildikçe eziliyor.

    yaşasın ezilen halkların kardeşliği!
  • bu haftaki bölümü müthiş olan köşe.. selda'nın pat diye odaya girip "harş harş" efekti ile koca perdeleri açması, odayı arşınlaması, "memov, kalk saat 9 oldu" demesi, memo'nun rüyaları falan süpersonikti. beğenerek okuyorum, ivit.
  • her okuduğumda memo için deli gibi üzüldüğüm köşe. uykusuz'un en hüzünlü köşesi resmen.