şükela:  tümü | bugün
  • başbuğ alparslan'ın şahsen istemediği mecburi olarak girdiği savaştır. savaş alparslan'ın sahte geri çekilme ve ani baskınlarla yıldırma taktiklerini başarıyla uygulamasıyla kazanılmıştır. bu savaşın sonucu olarak anadolu'nun kapıları göçebe türkmen'e tamamen açılmış bizans bu akınları engelleyemez olmuştur.
  • türkler'e anadolu'nun kapısını açan savaş diye bilinse de amacının bu olduğundan şüphelendiği savaş.

    zira selçuklu sultanları nedense uzun zaman iran'da kalmayı ve devleti oradan yönetmeyi tercih ettiler. yani bizans'a mümkün mertebe uzak kaldılar.

    ama oğuzlar bundan sonra anadolu'ya doğru hareketlenmeye başladılar. bir tür oğuzlar'ı uzaklaştırma, onlara merkezden uzak tutacak bir alan açma veya bizans'tan vergi koparma maksadı mı taşıyordu diye düşünürüm hala.
  • bu savaş hakkında özet bilgi vereceğim. imparator romain komutasında 100.000 kişilik bir ordu, alp arslan'ın 54.000 kişiden ibaret ordusuyla malazgirt civarında karşılamıştır. bu 54 bin kişilik türk ordusunun 40.000 kadarı süvariydi.

    türk ordusu savaş için ay şeklinde tertiplenmiş, süvariler de kanatlara geçmişti; en önemli nokta ise türk cephesinin düşman cephesinden daha geniş tutulmasıydı!

    ağustos 1071 günü bizanslılar türk ordusunun ortasına doğru taarruza geçtiler. türk cephesi ortadan geriye doğru çekilmeye başladı. bizanslılar şiddetli takip ediyor, kanlı bir savaş oluyordu. ancak ortadan yapılan takip sırasında düşman mükemmel bir çember altına girmiş bulundu ve alp arslan'ın bir işareti de bu kıskacı kapamaya yetti. bizans ordusu dağıldı, imparator esir edildi.

    stratejik açıdan da değerlendirildiğinde alparslan'ın az sayıda kuvvetle bu savaşı kazanması onun büyük bir komutan olduğunun göstergesidir.
  • olay pek de resmi tarihin anlattığı gibi değildir. gerçi şu husus çok doğrudur ki sultan alparslan askeri bir dehaydı. devlet yönetiminde de bir o kadar yetenekli bir insandı. lakin anadolu'yu fetih etmek gaye ve planları arasında yoktu.

    bizans tahtına iç güvey yoluyla geçmiş romen diyojen'in kendini kanıtlaması için bir zafere ihtiyacı vardı. devasa bir ordu toplayarak gözüne selçuklu'yu kestirdi ve malazgirt'e dayandı. sultan alparslan böyle bir savaş yaşanmaması için gönderdiği elçilerle yüklü miktarda para vaat etti. alparslan'ın asıl amacı bizansla savaşıp islamı yaymak falan değil, büyüyen fatımi devleti tehlikesine karşı önlemler almaktı. romen diyojen ordusunun büyüklüğüne güvenerek elçilerle alay etti. sonrası bildiğiniz gibi selçuklu devletinin zaferidir.

    fakat türklerin anadolu'ya yerleşmesi bu zaferle olmadı. hatta diyojen'i esir alan alparslan onu sonrasında müttefik olarak kazanmak için serbest bıraktı. malazgirt otağı da dahil bir çok anadolu yerleşim yerini bizans'a verdi.

    son tahlilde, sultan alparslan, fatih sultan mehmet gerçekten de entelektüel kapasiteleri ve dahalarıyla tarihte çok büyük insanlardır. fakat bundan benana. bugün ülkemizde asgari ücretle kaç yüz bin türk ailesi sömürülmektedir? yarın kaç türk saçma sapan iş kazalarında canını yitirecek sualleri bence çok daha önemlidir.
  • savaş hakkında önemi hakkında yazmayacağım. hepimizin bildiklerinden farklı şeyler de bilmiyorum. tarihçi de değilim. bu konuda okuma da yapmadım. sadece 30 ağustos için bir alternatif olarak son zamanlarda parlatılması ile ilgili bir sözüm var. biz malazgirt'i de kutlarız. zafer bayramını da kutlarız. ama 30 ağustos'u bir başka kutlarız. hesapla kitapla değil gönülle istekle... hesap kitap bir yere kadar. 23 nisan için de bir kutlu doğum çıkmıştı ne oldu?
  • arabı, romayı savaşta yensen ne olur? onlar seni içine alabilecek derinliğe sahiptirler.
  • doğu roma'nın kurduğu son büyük ordunun yenildiği savaştır. roma ordusu kendi çağına göre bile oldukça kalabalıktır. ordudaki askerlerin kalitesi de yüksektir. köylüden bir ordu kurmamıştır. balkanlardan kafkasyaya kadarki bölgedeki temin edebileceği en iyi askerleri temin etmiştir. roma ordusunun içerisinde viking kökenli vareg birliği de vardır. vareg birliği dahil bir çok roma birliği ağır zırhlıdır.

    karşılarında sayıca çok daha az, yarısı kadar olduğu düşünülüyor selçuklu ordusu vardır. ordunun büyük çoğunluğu da hafif zırhlı atlı askerlerden oluşuyordu.

    savaşın detayları konusunda farklı anlatımlar olsa da genel olarak roma ordusunun iyi organize olamadığı ve alparslan'ın çok başarılı strateji izlediği kabul edilir. roma imparatoru ve generalleri daha önce oğuz boylarının öncü kuvvetleriyle savaşmışlardır. öncüler hafif zırhlı olduklarından, ok savaşını yapar ama yakın savaştan kaçarlar. daha önceki organize roma askerleri saldırıları çoğunlukla başarılı olmuş ve oğuz boyları geri çekilmiştir. malazgirt savaşı'nda ise doğu roma ilk defa tam donanımlı ve sultanın yönettiği selçuklu ordusu ile karşı karşıya kalmıştır. savaşın kritik noktalarında yakın savaş yapılmış ve yakın savaştaki ağır zırhın avantajına rağmen selçuklu ordusu roma ordusunu yenebilmiştir.

    tüm tarihçiler selçuklu zaferini kabul eder. 1071'den önce de oğuzlar anadolu içlerine girmişler, doğu anadolu'daki bir çok kale ve şehri zapt etmişlerdir. malazgirt savaşı'nın önemi doğu roma ordusunun aldığı ağır yenilgiden sonra toparlanamamasıdır. bu tarihten önce akınlar saldırıp ganimet elde edip geri çekilmek şeklinde olurdu. roma destek orduları akınları püskürte biliyordu. malazgirt savaşından sonra akınlar fetihe dönmüştür. 10 yıl içerisinde kimi tarihçilere göre 4 yıl sonra iznik fetih edilmiştir. anadolu'nun büyük çoğunluğu selçuklu hakimiyetine geçmiştir. 1080'de iznik anadolu selçukluların başkenti olması ile anadolu'nun yeni hakimi tescillenmiştir.