şükela:  tümü | bugün soru sor
  • genç pipo'ya* "ben de büyüyünce malcolm gladwell olmak istiyorum" dedirtmiş the new yorker makale yazarı, denemeci, jack of all trades (and master of none tabii.) aslında hakkında çok fazla biyografik bilgi de yok paylaşabileceğim. google'dan öğrenebildiğim kadarıyla ingiltere'de doğmuş, kanada'da büyümüş, sonunda da abd'ye yerleşerek anglo-amerikan üçlemesini tamamlamıştır. 1987-1996 yılları arasında washington post gazetesinde ekonomi, ve bilim konularında yazmış, bir süre de bu gazetenin new york ofisinin başında bulunmuş (allahım, ne kuru bilgiler), "ya, ben aslında new york times'da yazmak isterdim." diyen hazımsız toy gazetecileri balkondan aşağı sarkıtarak kendilerine getirmiştir. bugünlerde ise aklına estikçe the new yorker'da yazar (tekrar oluyor, farkındayım), ama daha önemlisi, çok akıcı, çok keyifli, inanılmaz sürükleyici bir dille, ve de birbirinden ilginç konularda yazar, eline new yorker geçen insanı "bakalım malcolm yazmış mı bu hafta?" diye hızlı hızlı sayfaları çevirmeye sevk eder (aynı fenomene calvin trilling de sebep olur mesela.)

    2000 yılında "the tipping point: how little things can make a big difference" isminde bir kitabı da çıkmıştır. talihsiz bir isim seçmiş kitabına, keza self help kitabıymış izlenimi veriyor ilk bakışta, halbuki içeriğinin kişisel gelişim ile alakası yoktur (belki de editörü veya yayınevi zorlamıştır onu bu ismi seçmeye, pazarlama kaygılarıyla, amerika'da self help kitapları çok revaçta son yıllarda, eminim bir çok okuyucuyu kapağıyla, ismiyle tavlamış, sonra hayalkırıklığına uğratmıştır bu kitap.)

    yazara göre bir "zihinsel bir macera hikayesi", bana göreyse sosyal epidemileri inceleyen, fikirlerin, ürünlerin, davranış biçimlerinin nasıl kültürümüze girdikleri ve de virüsler gibi yayıldıklarını çeşitli örneklerle anlatan epidemiolojik tınılı, pek tatlı bir eserdir. new york city'nin suç oranlarında niçin 1990'ların ortasında o kadar ani bir düşüş olduğu, chicago'daki bir anneannenin nasıl dünyadaki herkesi tanıyormuş olageldiği, saç boyası ve reklamcılık dünyası arasındaki ilişki ve benzeri konular sizin de kafanızı kurcalıyorsa, geceleri uykularınızı kaçırıyorsa, alın, okuyun derim.

    kitabı okumasanız da malcolm gladwell'in deneme ve makalelerinden bir kısmına ulaşmak için http://www.gladwell.com/ adresine bir göz atmanızı tavsiye ederim. (hala ilginizi cezbetmeyi başaramadıysam, makalelerin arasında hiç beklemediğiniz anlarda, fight club misali, çıplak kadın/erkek resimleri* çıkıyor desem? yalan olur.)

    yalnız bu entrynin yazım sürecinde adamın bir resmini gördüm, hiç aklımda canlandırdığım gibi bir tip değilmiş, hafiften canım sıkıldı açıkçası. çok yakışıklı olduğunu falan hayal etmemiştim* fakat daha bilge bir suratı, ne bileyim, daha ifadeli bakışları olacağını düşünmüştüm nedense.
  • blink kitabi da en ufak ayrintilardan ne kadar buyuk anlamlar cikarabilecegimizle ilgilidir. mesela bir kari kocanin diyaloglarinin ilk bir kac saniyesini izleyerek uzun vadede hala evli kalip kalamayacaklarini yada bir teniscinin servis atmadan atip atamayacagini bilinc altiyla insanlarin nasil karar verip bilebildikleri gibi....
  • sevdigimiz sahis bill simmons ile epik bir kapisma/tartismasinin espn'de ana manset olmasi ile tanidigim tip herif.
  • 11 eylül cuma günü conrad otel'de turkcell akademi pazarlama gelişim programı kapsamında düzenlenecek olan pazarlama konferansları'na katılacak olan yazar. saat 10:00 ile 11:30 arasında yapacağı konuşmayı dinleyebilmek için 350 tl'yi gözden çıkartmanız yetiyormuş. organizasyonun rezervasyonlarından sorumlu olan şirketi bugün aradığımda hala yer olduğunu söylediler. şaşırdım, oysa ki katılım neredeyse bedavaydı...
  • tez yazar gibi kitap yazan, dolayısıyla kitaplarının sonunda uzun bir kaynakça bulunan araştırmacı, gazeteci, yazar. kitaplarını okumak son derece zevkli, her satırda yeni bir şey öğreniyorsunuz ancak bu adamı yolda, otobüste, çay bahçesinde ve hatta uykuya dalmadan önce okumak mümkün değil. onun kitaplarını yazarken göstermiş olduğu önemi, ister istemez yazdıklarını okurken veriyor, vermek zorunda kalıyorsunuz. sabun köpüğü olmadığını daha kitabın en başında fark ediyorsunuz. bir nevi ansiklopedi yazıyor bu adam ve inanılmaz sade, sürükleyici bir dille yapıyor bunu. kısaca, geç keşfetmiş olmanın üzüntü verdiği sağlam yazarlardan.
  • kitapları özet geçilesi bir adam. bir olayı anlatıp sayfalar boyunca aynı yorumları farklı cümlelerle tekrarlamış.
  • gölgesi e.t'yi andıran adam