şükela:  tümü | bugün
  • sentimentonun 8. sarkisi.

    cosa c'era ne 'l fior che m'hai dato?
    forse un filtro, un arcano poter?
    nel toccarlo, il mio core ha tremato,
    m'ha l'olezzo turbato il pensier.
    ne le vaghe movenze, che ci hai?
    un incanto vien forse con te?
    freme l'aria per dove tu vai,
    spunta un fiore ove passa 'l tuo piè.

    io non chiedo qual plaga beata
    fino adesso soggiorno ti fu:
    non ti chiedo se ninfa, se fata,
    se una bionda parvenza sei tu!
    ma che c'è nel tuo sguardo fatale ?
    cosa ci hai nel tuo magico dir?
    se mi guardi, un'ebbrezza m'assale,
    se mi parli, mi sento morir!
  • kendisi norah jones'a rakip gosterilen bir muzisyendir. ilk klibi ve dolayisiyla sarkisi purple shoes'dur.
  • onuncu uluslararasi istanbul caz festivalinde dinlenilebilecek pek hos bir bayandir bu.
  • erik truffaz ın trompetiyle eşlik ettiği yellow daffodils dışında diğer şarkılarını çok da beğenmediğim, norah jones' u kendisine tercih ettiğim, şarkı sözleri hiç iyi olmayan, yine de çok kötü olmayan albüme sahip güzel bacakli zenci hatun şarkıcı.
  • her yerde kendisinden "güzelligiyle oldugu kadar, muzigiyle de kendisinden soz ettiren sanatci" diye bahsedildi ama o 9 temmuz gecesinde ben ne iyi muzik ne de guzel bir fizikle karsilastim.
    muzigi acikcasi cok acemiceydi. adeta kendisine bak kizim sarkinin surasinda hafif mirildanacak surasinda ise isveli soyleyeceksin diye ezberletmislerdi. yanindaki muzisyenler cok marifetli olmamalarina karsin malia'yi idare ediyolardi. acikcasi ben esbjörn svensson'dan cikip oraya gittigim icin kulagimda hala yankilanan o mukemmel seslerin yok olmamasi icin kendisini pek dinlemedim. zaten kimse dinlemiyodu, beyler hurriyet gazetesinden okuyup vucudunun methini duyduklari malia'yi birde kendi gozleriyle suzuyorlar, bayanlar ise birbirlerini cekistiriyorlardi. malia kylie minogue edasiyla butun konser bacaklarini falan buktu, bi ara ezan okunacakti ortakoy camii'nden ezanin saatini onceden ogrenmisler tam ezandan 1bucuk dakka once ara verdiler, iskenceye devam edebilmek icin gerekli enerjiyi topladiklarinda geri geldiler. konserin sonunda ise cok kiro bi blues denemesi yaptilar, icim kalkti.
    konser bitti bi sure sonra biz de kapiya dogru yonelmistikki ne gorsek beyenirsiniz? bizim malia bi agaca yaslanmis kameramanlara poz veriyor, pek komik gozukuyodu gidip konusmak zorunda hissettim kendimi:
    - meraba ben kamil.
    - meraba kamil, ismimi hic soylemiyim gordugun gibi herkes benden konusuyor.
    - ben de onu diycektim malya hanim. tebrik ederim artik haftasonu'na bile cikarsiniz.
    - saol canim.
    - ne demek sekerim. basarilarinin devamini diliyorum. selametle.
    - baaaay
  • (bkz: mania)
  • voyager'ın* 3. sezonunun 20. episode'u olan "the favorite son" nda kristanna loken ki$isinin** canlandırdığı siren...
  • 6 ekim çarşamba günü saat 22.00 de roxy de konser verecek hatun kişi.
  • sarkilarinda caz, gospel ve soul gibi farkli tarzlari bir araya getiren ve doğu afrika-malawide dünyaya gelen, ingilterede ikamet eden müzisyen. önceleri değişik gruplarla
    vokalist olarak çalıştı, daha sonraları ise, kendi projelerine imza attı. hayatının değişme anı ise; new yorkta bir restoranda çalan şarkıyı duyduğunda olmuş. hemen şarkını
    prodüktörü andré manoukian ile kontakt kurdu ve çalışmaya başladı ve çok geçmeden ilk albümü "yellow daffodils"i piyasaya sürdü.
  • nedense ciddi bir entonasyon sorunu varmis gibi geliyor bana. kendimi aksine inandirmaya, sorunun bende oldugunu dusunmeye calissam da bu fikrim degismiyor.

    bir de kotu sarkilar seciyor albumlerine koymak icin. kotu sarkilar, kotu duzenlemeler ile birlesince pek fena oluyor. ustune bir de entonasyon sorunlu bu hatun... ciddi kotu.