şükela:  tümü | bugün
  • yurdum insanı nın son harikası, müthiş yaratıcı bir iş modeli. adını maliye koydukları ve fakat gerçek maliye ile hiçbir alakası olmayan gazetelerini kapı kapı dolaşarak ve maliyeden geliyorum lafının baskısı ile 2 milyon liraya satıyorlar. bravo...
  • bugün tezahür eden bir konuşma:

    - efendim merhaba hayırlı çalışmalar
    - * biz gazete almıyoruz
    - ama çok güzel mevzuatlarımız var bu ay *
    - yok biz almıyoruz
    - hayırlı çalışmalar
    - babayy
  • sabaha karşı kapıya "maliyeden geliyoruz diyerek adam çağırttanlarına "hassiktir lan" demek farzdır. bu eski ismi mi (ya da belki iki ayrı gazete çıkartıyorlardır) hatırlamıyorum ama son birkaç yıldır bana hep "mali haber gazetesi" denk geliyor.
    bir benzeri olan polis gazetesi de, polislikle alakası olmayan (en azından aktif olarak) kişilerce çıkartılıp, aynı "devlet dairesi korkusu" sistemi ile satılmaktadır.
  • gicir gicir takim elbiseli, elinde bond çantali adamin işyerinize gelerek satmaya çaliştigi gazete. adam içeri girip, karizmatik ses tonu ile “ iyi çalışmalar ben maliye haber gazetesinden geliyorum” diyerek söze girer. ama siz maliye kelimesinden sonrasını duymamışsınızdır zaten. sütten çıkmış ak kaşık olsanız bile, adam bunu öyle bir söylemiştir ki eliniz ayağınıza dolaşır. zaten peygamber olsanız farketmez, maliye niyeti bozduysa vergi levhan tozlanmış diye yersin cezayı. sonunda adam gözünüze gazeteyi sokup, gerçek niyetini anladığınızda başınızdan savarsınız. herşeye rağmen farklı farklı kişiler her ay düzenli olarak uğrayıp benzer stresi yaşatırlar. ama ben alıştım artık, kapıdan girerken anlıyorum tipinden, yok kardeşim istemiyoruz diyip gönderiyorum. bir gün gerçekten gelecek bir maliyeci, kovalıyacam adamı, o zaman göreceğiz tünelin sonundaki ışığı… *
  • spor sayfasını komple maliyesporun haberlerine ayıran gazete (http://www.maliye.gov.tr/…arliklar/kocaeli/spor.htm)
  • kendilerine maliyeci süsü verip korkudan "noluyo lan?" diyen müşterilerine satmaya çalıştıkları gazete. ha ben almadım orası ayrı.
  • eskiden bu gazeteyi satan arkadaşlar apartman girişindeki zile basıp "maliyeden geliyoruz" der siz de tırsıp kapıyı açtıktan sonra yanınıza gelip "maliye gazetesinden geliyoruz" derlerdi, postalardınız. şimdilerde strateji değiştirmişler. yine zile basıp "maliyeden geliyoruz" deyip yanınıza geldiklerinde büyük bir hızla size "fbi" dercesine kartlarını gösterip içeri dalmaya çalışıyorlar. tabi benim gibi fazla amerikan filmi izleyen bünyeler bu durumu yemiyor ve "hop hop, bi daha göster bakayım o kartı" dediğinde apışıp kalıyorlar.
  • dün maliyeden ekipler, bugün maliye gazetesi satan amcalar derken ergenekon dalgası yemiş gibi sallantılı günler geçiriyorum. takım elbiseli adamlar geliyor ve gidiyor. geldikleri gibi gidiyorlar hem de.

    biraz önce at hırsızı gibi iki adam, ellerinde bond çantayla geldi. patroniçe de toplantıda olduğundan, bu adamları forehand ile çizgiye paralel gönderme işi bana kaldı. yalan söyledikleri en ufak mimiklerinden bile belliyken, gazeteyi elime tutuşturdular. dünyanın en sıkıcı gazetesi olduğu belliydi, arka sayfa güzeli bile yoktu. maliyeden değil gökyüzünden gelseniz, arka sayfasında güzel abla olmayan gazeteye para vermem lan ben. üçkağıtçı ibnetoreleri "maliye gazetesine ihtiyacımız yok" deyip izmir marşıyla uğurladım. keriz avcısı dolmuş memleket amanaski, takım elbise giyen çapulcular başkasını dolandırmaya çalışıyor.
  • tam adı maliye haber olan ve "maliye, sigorta, bağkur mevzuatlarını içerek müstakil gazete". müstakil'e dikkat!

    http://www.maliyehabergazetesi.com/
  • her geldiğinde satıcıyla aramızda şöyle bir diyalog yaşanmasına sebebiyet veren ne olduğu muamma gazete:

    walk : aa ne bu?
    satıcı : maliye gazetesi.
    walk : kaç para?
    satıcı : 6 lira
    walk : yok almıycam.
    satıcı : neden?
    walk : ilgilenmiyorum. ilgimi çekmiyor.
    satıcı : bir okusaydın. (daha bir samimi artık)
    walk : patron yok.
    satıcı : sen al.
    walk : öğrenciyim ben.
    satıcı : iyi günler.

    aynı adama defalarca aynı sorular tarafımdan sorulmuştur. ne o sıkıldı ne de ben... birbirimizi görmeden yapamıyoruz. bir süre ayrı kalıcaz ama kendisiyle. onu bile özliycem lan..