şükela:  tümü | bugün
  • evimizin kutsal parçası. ankara'da yaşamanın anlamını anlatan parça, bağıra bağıra yollarda söylediğimiz parça. 3 yıldır evimizde her çalındığında herkesin hep bir ağızdan söylediği gidilen her mekanda istek olarak istenen parça. çok seviyoruz gerçekten çok seviyoruz.
  • memleketim mamak'ın türküsü. mamak'ta dinlemek ayrı bir zevk verir.
  • ben de yeri çok ayrı olan şiir/ şarkı.
    çok özel bi sebebi yok. sadece canlanıyor gözümde. bir tutsak mevsimleri yaşıyor, sadece güneş, birazcık oda. bir tutsak işkence görüyor, mevsimleri izliyorsun mamaktan, insan hareketi olmasa mesela o kömür deposu boşalmasa anlamayacaksın mevsimin değiştiğini, yahut içerisi çok sıcak olmuyor ise nasıl anlayacaksın kışın geldiğini
    bu şiiri yaşayan tutsaklar
  • dinleyince insani bir garip sarki, biraz huzunlu, biraz umutlu...
  • benim de kutsallarımdan...

    nasıl da güzel, nasıl da naif,
    nasıl da içli...

    nasıl da zarif,
    o yokluktaki o gerçek mutluluğun anlatılışı..

    çalışırken bugün, bütün gün dinledim:

    https://www.youtube.com/watch?v=-t0w81bi2e8
  • fırat tanış ile birlikte de yeni türkü'nün söylediğini yeni keşfettiğim ve bu keşiften de ayrı bir haz aldığım,
    en sevdiğim türkülerden.

    *****
    ay'dan gelen bir kız ise o çok sevdiği kitabını açar
    ve okur sessizce,
    bu şarkıyı dinler iken..

    https://www.youtube.com/watch?v=ahhilixn3ek
  • güneş altında tutsaklar
    geçen sonbahara bakıyorlar

    şiir budur.
  • bahadır sağlam'ın yorumuyla tam da gecenin bu saatinde muazzam leziz olabilen.

    "ne güzeldir yollarda olmak şimdi"

    https://www.youtube.com/watch?v=snji8jsxoyu
  • insanı ağlatabiliyormuş., bilmiyordum bu geceye kadar.

    9 yıl ankara'da yaşadım. son 3 aydır da ayrıyım ankara'dan. şu anda tunceli'de mecburi hizmetimi yapıyorum. kaldı ki tunceli'deki çevrem en az ankara'daki kadar iyidir, kesinlikle sosyal çevrem yok ondan özlüyorum durumu değil. burada alkol kullanmadım hiç. malum küçük yerdir bir başlarsam devamı gelir dedim. bugün görevlendirmeyle bir aydır gittiğim köye son gidişim olacaktı. lakin yoğun kar yağışı sonucu yol kapanmıştı, arabamla yolda kaldım filan gidemedim. akşam oldu, doktor arkadaşlarım aradı hocam dedi yemeğe gidelim, bir iki bir şeyler içeriz. arabamı da mecburen ilçedeki hastaneye bıraktığım için arabam da yok, olur dedim, gittim bir iki bir şeyler içeyim.

    çok keyifli bir akşam oldu. yemek, içki, sohbet, arkada çalan grup her şey güzeldi. lakin bu şarkı çalana kadar. ben 3 aydır arkadaşlarımı, evimi, eski hastanemi, okulumu, eskişehir yolundan konya yoluna çıkışı, çiğdemdeki 12. kattaki evimden tüm ankara'yı izleyebildiğim odamın manzarasını, arkadaşlarımla odtü barlarında içmeyi, sakarya meydanına gidip akis grubunu dinlemeyi, bestekar'a gidip corvus'ta içmeyi, pazarları seğmenlere gidip aylaklık yapmayı her şeyi çok özledim. bunu da hep dile getiriyordum kendime, aileme, arkadaşlarıma.

    ama bu akşam çok değişik bir şey oldu.

    20 yıldır her gün saatlerce müzik dinleyip, son 10 yıldır her gün eline gitarını alıp çalan birisi olan ben arka planda çalan hiç bir şarkıda bir şeyin özlemini bu kadar derinden hissettiğimi hatırlamıyorum.

    şarkı güzeldir, ama öyle efsane bir şarkı filan değildir belki ama bu akşam mahvetti beni. masadan kalktım tuvalete gidiyorum diye, kapıyı kapattım ağladım kendi kendime. ankara'yı nasıl özlemişim dedim, hiç farkında olmadan. çıktım, yüzümü yıkadım hiç bir şey olmamış gibi arkadaşlarımın yanına gittim. akşam devam etti. hiç adetim değildir, müzik grubu ara verdiğinde yanlarına gittim, durumumu anlattım, bir şarkıyı tekrar çalmıyor olabilirsiniz ama benim için tekrar çalabilir misiniz dedim. tabi ki hocam, çalmaz mıyız dediler. tekrar çaldılar. bu sefer masada gözlerim doldu ama ağlamadım bu sefer. kadehimi gruba kaldırdım.

    şimdi istanbullular ve izmirliler anlamıyorlar ya ankaralıların ankara sevdasını, biz de anlatamıyoruz ya "ankara'da ne olduğunu" . tekne alınan çocuğun dediği gibi "anlayamazsınız" . biz anlatsak da anlayamazsınız. yaşanmadan, yaşanıp da uzağa gidince de anlayamayabiliyormuş insan. bu şarkı hatırlattı bana özlemimi. kaldığım otele geldim yarım saat önce, sanıyorum on kez ard arda yeni türkü versiyonunu dinledim. bir on kez daha dinlerim sanırım yatmadan. ankara türkiye'de hiç bir yere benzemiyor. değerini de ankara'nın tadını çıkararak yaşamışlar dışında kimse anlayamıyor.

    edit: imla