şükela:  tümü | bugün
  • philippe petit'in new york'daki ikiz kuleler arasında yasadışı bir şekilde ip üzerinde cambazlık yapışının öyküsünü anlatan film. yüzyılın sanatsal* suçu olarak anılan bu olay, bir belgesel olarak james marsh tarafından ekrana getiriliyor. trailerı için (bkz: http://www.apple.com/…s/magnolia/manonwire/trailer/).
  • sundance film festivalinde izleyici odulunu ve buyuk juri oldulunu alan belgesel.
    bkz. http://manonwire.com/ , http://www.imdb.com/title/tt1155592/
  • ismini, ikiz kuleler arasi gecis sirasinda polis telsizinde gecen "man on wire!" anonsundan almis olan film.

    --- spoilerimtrak ---
    ilk eylemleri paris ve sydney'de gerceklestiriyor petit; bu eylemlerin canli kamera kayitlari hikayeyi zenginlestiriyor. ikiz kuleler eylemindeyse yillar suren planlama ve uygulama asamalari boyunca etrafindaki catlaklarla esasli bir teror eylemine hazirlandigi izlenimi veriyor. ote yandan, insanoglunun tutkulariyla hareket edince ve/veya hatirlanmak icin neler yapabildigini belgeliyor.

    petit'nin ikiz kuleler arasi ip cambazligini ilk hayal ettigi donemde, ikiz kuleler'in henuz goge yukselmemis oldugunu ogrenmekse, bonus.

    --- spoilerimtrak ---
  • "yürümek bayağı, belki de en insanca harekettir. her düş, her imgesel ülke, her toplumsal yükseliş; portre ya da otomobil aracılığıyla önce bacakları siler ortadan." barthes'in bu sözünün açılımları biraz farklı aslında ama man on wire'da anlatılanla da iyi uyum sağlıyor. yani bu sistemdi, kapitalizmdi derken hayallerimizi erteledik; bunu anladık artık. neredeyse hollywood'un mısırından patlak her filminde denk geliyoruz bu mesaja. yine de man on wire gibi filmler de (belgesel?) ara sıra çıkıyor bazı şeyleri tekrar anlatıyor, hatırlatıyor.

    ay'a gitmeden insanlık adına büyük ama küçük, küçük ama büyük adımlar adan adamın hikayesi o kadar insana dair ki anlatanlar bile belgeselin sonlarına doğru göz yaşlarını tutamıyorlar. ayrıca philippe petit hedefine ulaşmak için neleri göze alıyor, nasıl mühendisliğe varan fikirler üretiyor şaşıp kalıyorsunuz. ve aslında yapmak istediği size ne kadar anlamsız boş bir çabaymış gibi gözüküyorsa, o iş aslında o kadar önemli oluyor; böyle bir girişimin suç olmasının ironisi hafiften gülümsetiyor. adeta gerilim filmi gibi kurgulanmış bu harika belgeselin sonundaysa petit'ye neden diye soruyorlar; verdiği cevapsa şu oluyor: "bilmiyorum neden, nedeni yok"
  • geçtiğimiz sene eleştirmenler tarafından tam not alan belgesel film, 2009 oscar ödüllerinde en iyi belgesel dalında da aday ayrıca.türkiye deki gösterim tarihi henüz belli değil.
  • sekizinci afm uluslararası bağımsız film festivali kapsamında hit filmler bölümünde gösterilecek olan film. henüz netten bulup buluşturup izleyememiş olanların kaçırmaması önerilir.

    http://2009.ifistanbul.com/…ilmler/man-on-wire.aspx
  • kesinlikle ve kesinlikle kaçırılmaması gereken bir belgeseldir. daha başlangıcından itibaren sizi içine çeken bu belgesel, bir adamın, on yedi yaşından beri kafasından çıkmayan hayalini gerçekleştirmesinin dökümanıdır.
  • philippe petit adlı adamın ikiz kuleler arasına ip gererek canbazlık yapma eyleminin belgeselidir. ama olayın ilginçliğinin, artistik yönünün ve herifin tutkusunun yanında bütün planlama ve realize etme sürecinde bu işi hazırlayan grup üyelerinin birbiriyle ilişkilerini de incelemiş film ve ortaya çok önemli bir şey çıkmış. hele phillippe ve kız arkadaşı annie arasında olup bitenler, en yakın arkadaşlarının philippe'in arzusunu gerçekleştirmesi için yaptıkları fedakarlıklar bence olayın kendisinden daha anlamlı hale geliyor. zira philip efendi bu olayı başardıktan sonra şımarmış celebriti triplerine girmiştir.

    özellikle biyografi tadında belgesel sevenlerin kaçırmaması gerekir, bir de bu herifin çalışmaları sırasında baya footage kaydettikleri için film görsel olarak da baya zengin, birkaç yerde canlandırmaya basvurmuşlar sadece, insanların gerçek hallerini gördüğümüz için olup biteni gerçekten anlamaya daha çok yaklaşıyoruz. güzel bir film.

    ama yüzyılın artistik suçu mu tartışılır, daha neler var, bi de bence belgeselden mi yoksa adamın kendsinden mi anlamadım ama eylemin politik yanı çok zayıf, yani sadece bir şımarıklık gibi geliyor kulağa. ne biliyim banksy var the yes men var, bu heriflerin yanında philippe biraz sönük kalıyor.
  • paul austerin mr. vertigosunu animsatan olaganustu bir adamin filmi