şükela:  tümü | bugün
  • michelle williams, casey affleck ve kyle chandler gibi oyuncuların rol alacağı drama. yönetmen ve yazar kenneth lonergan. hayatını kaybeden abisinin 16 yaşındaki oğluna bakmak zorunda kalan bir adamın hikayesi. birçok casey affleck filmi gibi hikaye boston'da geçecek. amerika'da 18 kasım'da vizyona girecek.

    https://www.youtube.com/watch?v=ah07chun4hg
  • nedendir bilinmez türkiye'de vizyona ancak şubat ayında girecek olan film. ilk yorumlar epey olumlu.
  • aglatan, insani dagitan mukemmel film. bu sene izledigim en iyi film kesinlikle. cok gercekci olmus.

    insanin yasayabilecegi en buyuk acilardan birini yasayan bir adam ve bu olayin onu ne hale koydugunu anlatiyor. casey affleck dokturmus. michelle williams pek gorunmuyor ortalikta ama gorundugu zamanlarda o da cok iyi is cikarmis. pecetesiz gitmeyin. kiz arkadasinizla da gitmeyin. gozume bir sey kacti moduna giriyorsunuz.

    ps: arrival ile birlikte arka arkaya super bir kombo yapti amerikan sinemasi. doctor strange de cok iyi deniyor. uzun zamandir boyle guzel filmler arka arkaya gelmiyordu sinemalara.
  • bu akşam beyoğlu atlas sineması'nda izlediğim film, tereddüt filminin öncesinde fragmanına denk gelmiş ve merak etmiştim, tereddüt filminden bana kalan tek güzel şey de bu film oldu.

    filmi öyle ağlak gözlerle izlemiyorsunuz ama midenize yine de bir yumruk iniyor, kimi zaman gülüyorsunuz, kimi zaman düşünüyorsunuz... netice olarak çok ağlatmayan ama çok fazla yürek sızlatan, bazen güldüren... hayat gibi bir film.

    ayrıca filmde en çok da kültür farklarını düşünüyorsunuz, ölüm, cenaze, yas olayları ülke ülke, kıta kıta nasıl değişiyor şaşırıyorsunuz.
  • bugün saat 16.00'da atlas sinemasında randevu ıstanbul film festivali kapsamında son bir kez daha gösterilecek film.
  • margaret'ini pek sevmediğim kenneth lonergan'ın bu filminiyse epey sevdim. lonergan hem senaristlikte hem de yönetmenlikte döktürmüş, ortaya iyi bir dram çıkarmış. sinema açısından zayıf bir yıl olan 2016'nın en iyilerinden. etkileyici tarafı eldeki duygusal öykü üzerinden duyguları sömürmeye yeltenmemesi. hep çağan ırmak örneğini kullanıyorum ama yapacak bir şey yok. lonergan, ırmak gibi müzikle, karakterleri hıçkıra hıçkıra ağlatarak sizin de duygularınızı sömürmeye yeltenmiyor. hatta belki de bir selpak bitirebileceğiniz bir sahneyi daha yeni ağlamaya başlamışken kesip başka sahneye bağlıyor. mizahı iyi, dramı yerinde ve etkileyici, oyunculukları fevkalade. gönül isterdi ki güzeller güzeli michelle williams'ı daha fazla görelim. ne yazık ki 10 dakikalık rolü var ama bu 10 dk'da döktürmüş. casey affleck zaten filmi taşıyan kişi. büyük oynamadan karakterin haleti ruhiyesini çok iyi yansıtmış. lucas hedges de oldukça iyiydi. gelecek vaat eden bir oyuncu. kyle chandler pek konuşturulmamış, gretchen mol'un da rolü 5-10 dk kadar, matthew broderick 1 sahnede görünüyor. oyunculuklar ve oyuncular böyle.

    filme dair pek bir şey bilmeden gidin şeklinde tweetler görünce ilk fragmanı hariç hiçbir şeyi izlememiştim. iyi ki de öyle yaptım. bence pek bir şey bilinmeden izleyince daha fazla etkiliyor, ki bu durum sadece bu filme özgü bir şey değil. ne yazık ki tanıtımlarda artık filmin tamamı parçalanarak gösterildiğinden bu parçaları sırayla izlediğimizde tanıtımlar yüzünden pek etkilenmiyoruz.

    spoiler

    lee'nin 3 çocuğunun ölümüne neden olması filmin en vurucu tarafı. ama yönetmen konuyu sömürmemek için olsa gerek yangından sonra lee'yle randi'nin ilişkisine yer vermemiş. olayları epey gerçekçi ve biraz soğuk bir anlatımla yansıtmış. mesela lee'yle randi boşanmalarından yıllar sonra karşılaşırlar, randi lee'den özür diler. bu etkileyici sahneyi normalde uzatabilir, bizde gözyaşı bırakmayabilirdi ama kısa kesiyor, iyi de ediyor. iyi bir film. içinde bu denli eğlenceli sahneler olduğunu da bilmiyordum. güldürüyor, ağlatıyor, düşündürtüyor. lonergan böyle kaliteli filmler yapmaya devam eder umarım.

    spoiler
  • casey affleck'e oscar aldirabilecek son zamanlarda izledigim en kaliteli duygusal filmlerden. o kadar gercekci ki senaryo bunlara anlatilmis ama metin verilmemis de hersey spontane oynanmis sanki!

    bu kadar iyi oynanmaz, bu .iktigimin affleck ailesinde biseyler var ama ben cozemedim..
  • rectify sessizliği ve hüznünde bir film. insanın içini acıtıyor.
  • 2016'nın en iyi filmi, enfes bir aile melodramı. casey affleck'in hem takdiri hem de oscar'ı hak ettiğini de eklemeden geçemeyeceğim. biz insanlar trajedi ile yaşamanın yollarını bir şekilde buluyoruz fakat bunu bazılarımız asla başaramıyor. belki bu yüzdendir ki haklarında film çekilmeyi en çok onlar hak ediyorlar. bütün ödülleri “la la land”e vermeye çoktan gönüllü oscar komitesi kenneth lonergan’ı es geçerse akademiye olan inancımı yitireceğimi de buradan beyan etmek isterim. film izlemesi zor bir film. hem hikayedeki insanların hayatıyla hem de bizim hayatımızla paralellik taşıyor. her başlangıcın bir de sonu vardır hesabı denizde başlayan hikaye denizde sona eriyor.

    albinoni'nin adagio'su şimdiye dek birçok yapımda kullanıldı. birçok dizi ve filmde duyduk. manchester by the sea filminde kullanılması bende öyle vurucu bir etki yarattı ki anlatamam. film müthiş bir soundtrack'e sahip. lesley barber müthiş bir işe imza atmış, mutlaka dinleyin.
  • --- spoiler ---
    ole aşmış bi senaryosu yok. şu var ki, flashbackler filmi iyi bi noktaya getirmis. sarhosun birini barda ne baktın kavgası yaparken gorsek kinar geceriz misal. ancak 3 çocuğunu kendi hatası yüzünden çıkan bi yanginda kaybettiğini öğrenince tüm yaptiklari anlam kazanıyor. abisi ölünce bile yine sakin kaldigi görmek şaşırtıyor. çocuğunun rüyalarına girip "baba biz yaniyo muyuz" diye sorduğu bi insan tamircilik falan yapıyor, sosyal cevresi onu dislarken bi sekilde yaşamaya çalışıyor iste. disardan bakan birinin "babası ölmüş bu hala karı kız peşinde kosuyo pic herif" diyecegi çocuk aslında buzluktan tavuk alırken panik atak geçirecek kadar kötü durumda. al sana gerçek hayat. yeminle on numara film olmuş. casey affleck muazzam oynamış.
    --- spoiler ---