şükela:  tümü | bugün
191 entry daha
  • büyük oyunu görür gibi olmasın ama birleşik krallık'ın ab'den ayrılması kararından çok da bağımsız gibi durmuyor sanki. "siz istifa edemezsiniz, biz kovarız." gibi olmuş. zira psg de aynı boku yiyor. onlara da ceza verilebilecek mi?

    çok büyük sürpriz oldu. bu denli büyük bir takıma bir kalemde 2 sene men cezasının verildiği bir ortamda mustafa başkan galatasaray'ı iyi kurtarmış. dursun'a kalsak 10 sene yatarımız vardı.
  • üstteki arkadaşında yazdığı gibi , bence de ingilizlere operasyon çekiliyor.
    brexit olayından sonra olması manidar.
    bugüne kadar aklı neredeydi bu cezayı verenlerin . . ?
    dünyanın her yerinde futbol = pisli ve rezillik olmuş.
  • uefa'yı kulübün reklam ve sponsor gelirlerinin kaynakları hakkında kasten yanıltmak suçu yüzünden verilmiş bir ceza.

    durumun "her sene transfere 200 milyon harcıyorlar, oh olsun!"luk bir tarafı yok yani. uefa'ya göre city, 2012 ile 2016 yılları arasında hem kulüp bilançosunda hem de uefa'ya sunulan mali tablolarda sponsorluk gelirlerini şişirmiş ve bununla ilgili 2019 yılında uefa tarafından başlatılan soruşturmaya da hiçbir şekilde katılım göstermeyip uefa'ya araştırmanın karara bağlanması hususunda gerekli olan bilgi ve belgeleri de sunmayı reddetmiş.

    2011'de yürürlüğe giren ve ilk iki yıllık periyotta kulüplere toplam 45 milyon euro eksi bakiye raporlama imkanı veren financial fair play uygulamasına göre, 2011 yılında 197 milyon euro gibi rekor bir zarar açıklayan city'nin bu kurallar dahilinde kalmasının imkanı yoktu. dolayısıyla city de, aynı zamanda kulübün de sahibi olan abu dabi kraliyet ailesinin sahibi olduğu etihad airways ile bir sponsorluk anlaşması imzalayarak kasaya gelir koyma yoluna gitti. yıllık toplam 67.5 milyon euro tutarındaki sponsorluk sözleşmesinin ise sadece 8 milyon euro tutarındaki kısmı etihad'dan gelirken, kalan yaklaşık 60 milyon euro tutarındaki bedel ise abu dabi kraliyet ailesine ait bir yatırım firması olan adug isimli "abu dhabi united group"tan gelmişti. mali olarak sağ elden sol ele giden bir para akışı vardı ve üstüne üstlük bu akış, resmi olarak uefa'ya bildirilen kaynaktan değil, bambaşka bir kaynaktan sağlanıyordu.

    iddianın sahibi olan alman der spiegel dergisi, bu haberi 2018 yılının kasım ayında yayınladı ve ilk etapta "john" ismini verdiği güvenilir bir kaynaktan bu bilgileri elde ettiğini duyurdu. daha sonra, bu güvenilir kaynağın football leaks'in de basına sızdırılmasında büyük rolü olduğu bilinen portekizli hacker rui pinto'dan başkası olmadığı ortaya çıktı. köşeye sıkışmış durumdaki city ise, kulübün iç yazışmalarının hacklenerek ve adil olmayan yollarla edinildiğini ve bu şekilde elde edilen bilgi ve belgelerinin adalet önünde hükümsüz olduğu üzerine bir savunma kurduysa da uefa'nın araştırma kurulu bu savunmayı yetersiz bularak city'e 2 yıl men ve 30 milyon euroluk cezayı yapıştırdı.

    city tabii ki cas'a gidiyor ve cezanın düşürülmesi, daha da sert bir hal alması, aynen kalması ya da tamamen kaldırılması gibi seçeneklerin tamamı halen masada. bu olay yaza kadar kesin olarak çözüme kavuşturulur ve tahminim, city'nin 2014 yılında almış olduğu bir ffp cezası da bulunduğu için cezada pek de bir düşürülmeye gidilmez, belki men süresi bir yıla düşürülüp maddi ceza arttırılabilir.

    kulüpteki iç yazışmaların bir hacker tarafından ele geçirilmesi sonucunda kulübün uefa'yı alenen kandırdığının ortaya çıkarılmış olması, cezayı veren kurum için bir engel teşkil etmedi. yani, bir diğer deyişle, verilerin toplanma aşamasında herhangi bir usulsüzlüğün varlığı sonuca giden yolda önemsenmemiş oldu. türkiye'de şike davasının nasıl yönetildiği ve şike delillerini toplayanların daha sonra bir terör örgütü mensubu olarak değerlendirildikleri düşünüldüğünde bu ceza, benzer doğadaki araştırma ve kovuşturmaların geleceği için ciddi manada örnek teşkil edebilecek bir gelişme.

    bu arada bu kararın ardından neredeyse tek olumlayıcı netlikteki tepkinin de la liga başkanı javier tebas'tan gelmiş olması da enteresan. "spor kulüpleri gelişerek rekabete girmelidir. finansal doping ile yol alan kulüplere uefa'nın nihayet bir ceza vermiş olduğunu görmek güzel. devletlerin sahip olduğu kulüplerin kıtasal müsabakalarda işi yok." minvalinde bir açıklama yapmış olan tebas'a kulak verildiğinde, bu cezanın aslında en çok da aralarına city, psg ve hatta wolves gibi "yeni yetme" kulüplerin girmesini istemeyen real madrid, bayern, barcelona, juventus ve hatta united gibi devlere yaradığı da aşikâr.

    cas kararı sonrası buraya daha detaylı bir edit de gelebilir, gelmeyebilir de!
  • sıra paris de...