şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • süperligde oynasa kesin gaziantep engeline takılır.
  • ronaldo değil, ferguson sonrası çöken kulüp.
  • shinji kagawa bu takımın forveti değildir evet. shinji kagawa dortmund'un da forveti değildir.

    binaenaleyh, shinji kagawa forvet değildir.

    edit: şu an anlamsız duruyor olabilir bu entry, fakat yazıldığı andan 3-5 dakika önce, bir arkadaş shinki kagawa'nın bu takımın forveti olmadığını iddia etmişti. öyle işte.
  • dunyanin en iyi 15 futbolcusundan 7-8 tanesini transfer ederse duzluge cikacagi iddia edilen takim. harbi mi diyorsun kanka?

    receteye bak amk :)
  • perşembe günü avrupa ligi maçı olduğu halde pazartesi akşamı liverpool deplasmanına çıkan takım. adamların fikstürü,

    17 ekim, liverpool (d) *
    20 ekim, fenerbahçe
    23 ekim, chelsea (d)
    26 ekim, manchester city
    29 ekim, burnley
    3 kasım, fenerbahçe (d)

    sanırım beşiktaş'ın önünü kesmeye çalışanlar aynı hain planlarını manu için de işletiyor. çok yazık. bence fetö, apo ve sarkozy bağlantıları araştırılsın.

    edit: gördüğünüz üzere yine beşiktaşlı bir kardeşimiz oyunu bozmuş, "bağlantılarını sikeyim" şeklinde muazzam bir ayarla noktayı koymuş.
  • bazi suserlarin kalan en zayif 5 takimdan birisi galatasaray sandigi icin hangi takimla eslesmek istersiniz anketlerine kattiklarini dusundugu takim.

    tabi anliyoruz bu arkadaslarimizi, cok yabancilar sampiyonlar ligine ve prosedurlerine o yuzden aciklayalalim bir kadina ofsayti anlatir gibi;

    simdi oncelikle grup birincileri ve ikincileri ayri torbalarda oluyorlar o yuzden 7 grup birincisi ile eslesemez manchester. ayrica kendi grubunda oldugu icin leverkusen de cikamaz ona kurda. bir de son 16'da ayni ulke takimlari eslestirilmiyor, o yuzden arsenal ve city de olmaz.

    say bakalim geriye kac takim kaliyor?
    iste bu kalan 5 takim icinde en az galatasaray'i istiyor manchesterlilar, kapi$?
  • varlığını belki de kaybolan bir st bernard’a borçlu olduğumuz kulüptür.

    dünyanın küme düşen ilk takımıdır.

    maç satın aldığı mahkeme kararı ile belirlenen ilk takımdır.

    dünya futbol tarihinde pek hatırlamak istemeyecekleri iki ilk ile yerini almıştır ve her iki ilkte de kendisi ile birlikte liverpool’un imzası vardır.

    lancashire ve yorkshire demiryolu şirketi işçileri futbol takımı kurma izni ve sponsorluk için işverenlerine 1878 yılında başvuru yaparlar ve başvurunun kabul görmesi ile newton heath l&yr kurulur. maçlarını north road’da oynamaktadırlar, bir süre sonra monsall road’a taşınırlar. başlangıçta diğer demiryolu şirketlerinin takımları ile oynarken 1885 yılında manchester cup’a katılıp finale kadar gelirler, bir sonraki yıl da kupayı kazanırlar.

    1888 yılında kurulan football league’de yer almazlar. ertesi yıl bu oluşuma rakip olarak kurulan football alliance takımlarından biri olurlar ve 12 takım arasında sekizinci sırada tamamlarlar sezonu. bu arada isimlerinden l&yr ibaresini çıkartırlar. artık sponsorları da yoktur. ancak oyuncuların çoğu yine şirket işçilerinden oluşmaktadır. 1892 yılında sezonu nottingham forest’in ardından ikinci sırada bitirirler. aynı yıl football alliance, football league’e katılım kararı alır ve football league division one ve football league division two oluşturulur. nottingham forest ve the wednesday ile birlikte division one’a davet edilirler diğer alliance takımları division two’dan başlarken.

    10-1’lik wolves galibiyeti ile kulüp tarihinin rekorunu kırdıkları ilk sezonu sonuncu tamamlarlar. o dönemde uygulanan statü gereği division two şampiyonu small heath ile bir test match oynarlar ve kazanarak division one’da kalırlar. 1893 yılında bank street’e taşınırlar ancak yeni evlerinde de durum pek değişmez. yine sonuncudurlar ve yine test match oynayacaklardır. liverpool karşısında aldıkları 2-0’lık yenilgi ile tarihin küme düşen ilk futbol takımı olurlar.

    1901 yılında onuncu sırada tamamladıkları sezonda mâli durum tam bir felakettir. kapanma noktasına gelen kulüp, gelir elde edebilmek için dört günlük bir panayır düzenlemeye karar verir. panayırda st bernard cinsi bir köpek bir kız çocuğunun peşine takılır. bir süre sonra sahibi köpeğin kaybolduğunu fark eder ve aramaya başlar. bu arada kız, köpeği babasına göstermiş, o da sahibini bulmaları gerektiğine karar vermiştir. baba, manchester’lı bir bira üreticisi ve başarılı bir işadamı olan john henry davies’dir. köpeğin sahibi ise takım kaptanı harry stafford. ikilinin tanışması ile aralarında başlayan sohbet koyulaşır. davies kulübe yardım etmeye karar verir. davies önderliğindeki bir grup işadamı 2000 sterlinlik bir katkı ile kulübü iflastan kurtarırlar. adını bilemediğimiz bu st bernard ise alplerde insan hayatı kurtaran arkadaşlarından biraz farklı olarak manchester’da bir kulüp hayatı kurtarmıştır. 28 nisan 1902 günü john henry davies kulüp başkanı olur ve kulübün adı da “manchester celtic” ve “manchester central” isimleri elenerek “manchester united” olarak değiştirilir. kulübün renkleri artık sarı yeşil değil kırmızı beyaz olacaktır.

    1903 yılında önemli bir adım atılır ve takımın başına ilk kez profesyonel bir menejer getirilir: j. ernest mangnall. ilk sezon üçüncülükle tamamlanır. 1904-05 sezonunda eylül ayından şubat ayına kadar süren 18 maçlık bir yenilgisizlik serisi yakalanır.

    1906’da manchester city’yi vuran finansal yolsuzluk skandalı sonucunda başta ingiliz futbolunun ilk süperstarı olarak gösterilen billy meredith olmak üzere herbert burgess, alec sandy turnbull ve jimmy bannister takıma kazandırılır. karşılığı, 1908 yılında gelen ilk şampiyonlukla alınacaktır. ertesi yıl billy meredith’in maçın adamı seçildiği karşılaşmada turnbull’un golü ile ilk fa cup zaferine ulaşılır.

    1909-10 sezonu öncesinde ortada bir sorun vardır: lig yönetimi, profesyonel futbolcular sendikası üyesi oyuncuların lisanslarını askıya alır. oyuncular sendika üyeliğinden vaz geçmeyi reddedince pek çok kulüp amatör oyunculara yönelir. manchester united yeterli sayıda amatör oyuncuyla anlaşma yapamamıştır. lig yönetimi son gün kararından vaz geçince takımın lige katılabilmesi mümkün olur. 1909 bir başka açıdan daha dönüm noktasıdır: davies, old trafford’a taşınmak için gereken 60000 sterlinlik katkıyı yapar. stamford bridge’in futbol sahasına dönüştürülmesinin de mimarı olan archibald leitch’in inşa ettiği old trafford’a ilk kez 19 şubat 1910 günü çıkan manchester united, liverpool karşısında 4-3 yenik ayrılır sahadan.

    mangnall, takıma ilk başarılı dönemini yaşatan menejer olur. 1908 yılında şampiyonluğun yanında ilk kez o yıl düzenlenen charity shield, queens park rangers karşısında tekrar maçı ile kazanılır. 1909 yılında ilk fa cup zaferinden sonra 1911’de ikinci şampiyonlukla beraber ikinci charity shield başarısı gelir. ancak ertesi yıl takım ligi onüçüncü sırada tamamlayınca magnall takımdan ayrılır ve gitmeyi seçtiği takım da sanki acımasız eleştirilerden intikam almak için yapılmış bir seçim gibi durmaktadır: manchester city.

    magnall sonrası ilk sezon dördüncü sırada tamamlanır. ertesi sezon ise takım ondördüncü bitirir ligi. 1914-15 sezonunda united, düşmekten son maçta liverpool karşısında alınan 2-0’lık galibiyetle kurtulur ve birinci dünya savaşının patlaması ile liglere ara verilir. bu arada, liverpool karşılaşması ile ilgili çok ciddi şike iddiaları vardır. ilk kez bir futbol karşılaşması mahkemeye taşınır. yüksek mahkeme maçta şike yapıldığına karar verir. bu kararla başlayan süreç, hiç ilgisi yokmuş gibi görünse de arsenal ve tottenham hotspur arasındaki düşmanlık derecesindeki rekabetin de başlangıcı olacaktır.

    birinci dünya savaşı’ndan sonra 1919 yılında ligler yeniden başlar. 1921-22 sezonunda meredith’i manchester city kapar ve united küme düşer. 1925 yılında tekrar yükselir. 1927 yılı ise kulübü iflastan kurtaran ve old trafford’a taşınmasını sağlayan john henry davies ölür ve yerine g.h. lawton göreve gelir. git gide kötüleşen durum 1931 yılında iyice dibe vurur. noel günü alacakları için kulübe gelen oyuncular, para olmadığı yanıtını alırlar. devreye, manchester’lı bir spor yazarı olan stacey lintott tarafından yönetimle tanıştırılan james w gibson girer. mali durumu düzeltecek yardım karşılığında kulüp başkanı olacaktır ve bir koşulu vardır: yöneticilerini kendisi seçecektir. başka seçeneği olmayan yönetim kabul eder. menejerlik görevine scott duncan getirilir.

    1934 takımın tarihindeki en kötü lig pozisyonuna tanıklık edecektir. takım, son maçta bir puan üstündeki milwall karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetle ligde kalır. sonraki sezonu beşinci tamamlayan takım bir sonraki sezonda ikinci lig şampiyonu olur ve birinci lige yükselir. ancak ertesi sezon yine düşer ve sonraki sezonda elde edilen ikincilikle yeniden yükselir ve sezonu ondördüncü sırada tamamlar. bu “asansör yıllar”a noktayı ikinci dünya savaşı koyacaktır.

    ikinci dünya savaşı sırasında, 11 mart 1941 günü old trafford bombalanır. 1949’a kadar ezeli rakip manchester city’nin o dönemdeki evi olan maine road’da oynayacaktır takım. 1945 yılında takımın başına çağdaşlarından farklı bir adam olan matt busby geçer. antrenmanlarda oyuncuları ile beraber sahada yer alan ilk menejer olan bu iskoç, birkaç akıllıca tranfer yapsa da asıl dayanağını altyapı sisteminden almaya kararlıdır. 1946-47 sezonu ile yeniden başlayan ligi ikinci sırada bitirirler. fa cup zaferinin geldiği 1948 yılında, 1949 ve 1951’de de ikinci olarak tamamlarlar ligi. nihayet, 41 yıl aradan sonra 1952’de şampiyonluk gelir. son beş yılda yalnızca iki büyük transfer yapan kadro oldukça yaşlıdır. busby kadroyu yenileyecektir, ancak bunu yaparken o yıl chelsea’nin başına geçen ted drake’in yaptığına benzer bir yöntem izler:

    drake, geleneğinde hep büyük transferler olan chelsea’ye alt liglerden ve amatör liglerden pek çok oyuncu transfer eder. busby’nin joe armstrong, bob bishop ve billy behan’dan oluşan ekibi zaten bazı oyuncuları alt yapıya kazandırmış, orada pişirmeye başlamıştır. busby babes lakabı ile anılacak olan david pegg, jackie blanchflower, denis viollet, duncan edwards ve bill foulkes ilk kez 1952-53 sezonunda sahada yer alırlar. 1955-56 sezonunda yaş ortalaması 22 olan takım şampiyonluğa ulaşır. takımın yıldızlarından duncan edwards 1955 yılında eline geçirdiği en genç yaşta ingiliz milli takımında oynayan oyuncu olma ünvanını michael owen’a kaptırana kadar 43 yıl taşır. bu şampyonluk takımın ülkesini avrupa kupaları’nda temsil eden ilk takım olmasını sağlayacaktır. bir önceki yıl “drake’in ördek yavruları”na izin vermeyen, kura çekilip rakip belli olduktan sonra chelsea’ye turnuvadan çekilmesi emrini veren federasyon, united’a da gönülsüz de olsa izin verir. ingiliz tarihinin ilk avrupa kupası maçında anderlecht deplasmanından 2-0 galibiyetle dönen takım, old trafford’da ışıklandırma olmadığından maine road’da oynadığı rövanşı 10-0 kazanır ve bu kulüp rekoru olarak tarihe geçer. yollarını yarı finalde real madrid kesecektir. lig yine kazanılır, fa cup finali kaybedilir.

    yeni sezona üç kupa hedefi ile başlanır. ilk tur ilk maçında sahasında 2-1 kazanan takım rövanş için kızılyıldız deplasmanına gider. 3-3 beraberlik turu getirir ve belgrad’dan havalanan uçak yakıt ikmali için münih’e iner. yakıt ikmali yapılır ancak motorlar normalden çok daha hızlı ivmelenmektedir, yakıttaki katkı oranında bir sorun vardır. pilotlar üçüncü kez kalkışı denerler. denemeden vazgeçmenin artık imkansız olduğu karar hızına ulaşıldıktan biraz sonra hız aniden düşer. uçak kontrolden çıkıp önce tel örgülere ardından bir eve çarpar. yakıt tanklarından birisi patlar. oyunculardan mark jones, david pegg, roger byrne, geoff bent, eddie colman, liam whelan, tommy taylor ve antrenörler tom curry ve bert whalley olay yerinde can verirler. matt busby, john berry ve duncan edwards ağır yaralanırlar. edwards üç hafta sonra kaybedecektir azraile karşı. johnny berry ve jackie banchflower yaralı olarak kurtulacaklar ancak asla sahalara dönemeyeceklerdir. takımla birlikte seyahat eden 8 spor yazarı, mürettebattan iki kişi ve yolculardan dördü de hayatlarını kaybedenler arasındadır. 6 şubat 1958 ingiliz futbolunun o ana kadar gördüğü en trajik gün olarak alır tarihteki yerini.

    busby iki ay yaşam mücadelesi verir ve doktorların “şansı yarı yarıya” dediği süreçten kazanarak çıkar. takımın başına geçici olarak yardımcısı jimmy murphy geçer. takım zor durumdadır ve son 14 maçtan yalnızca bir galibiyet çıkararak ligi dokuzuncu sırada tamamlar. takımdan geriye kalanlar fa cup finaline ulaşmayı başarır ancak bolton’a kaybederler. ertesi sezon uefa, şaşırtıcı bir jestle federasyona şampiyon wolwes ile birlikte manchester united’ın da şampiyon kulüpler kupasına katılabileceğini bildirir ancak federasyon reddeder.

    denis law, pat crerand ve noel cantwell gibi önemli isimlere imza attırılarak başlanan yeniden yapılanma sürecinde busby, artık busby babes isminin imkansızlığının farkındadır. 1930’larda fransa’yı turlayan bir rugby takımı olan salford’dan esinlenerek “kırmızı şeytanlar”da karar kıldığını açıklar, şeytan logosu atkılarda ve maç programında yerini alır. bu süreçte takım son derece istikrarsızdır. örneğin, ligin ondokuzuncu sırada tamamlandığı 1962-63 sezonunda fa cup kazanılır.

    yeniden yapılanmanın tamamlandığı sezon diyebileceğimiz 1963-64 sezonu bir üçlünün üçüncü ayağının old trafford’da sahne alışına tanıklık eder. aslında hikaye 1961’e dayanmaktadır. bob bishop belfast’tan bir telgraf çeker matt busby’ye: bir deha buldum! bulduğu deha bir yıl önce, henüz 14 yaşında iken başvuru yaptığı glentoran fc tarafından “çok çelimsiz olduğu” gerekçesiyle reddedilen george best’tir. 15 yaşındaki best manchester’a getirilir, yetenek avı ekibinin başı joe armstrong da ondaki cevheri hemen farkeder ve sözleşme imzalanır. 1963 yılında profesyonel yapılır ve “theatre of dreams”de sahneye çıkar. bobby charlton, denis law ve george best müthiş bir üçlü oluşturacaklardır. takım sezonu ikinci sırada tamamlar. ertesi sezon leeds united ile yapılan nefes kesici şampiyonluk mücadelesinde galip ayrılan gol averajı(atılan gol bölü yenilen gol) ile manchester united olur. kadroda, belgrad’dan havalanan uçaktakilerden yalnızca bobby charlton ve billy foulkes vardır. bu arada 1966 ingiltere dünya kupası nedeni ile old trafford hükümet harcamaları ile modernize edilir. dünya şampiyonu olan kadroda charlton “diamond”, nobby stiles ise “screen man” rolleri * ile alf ramsey’in düzeninde * yerini alır. 1966-67 sezonunda bir şampiyonluk daha kazanılır. bu şampiyonluk, “avrupa şampiyonu olan ilk ingiliz takımı” onuruna erişmenin ilk adımıdır.

    yarı finalde rakip 11 yıl önce, “busby babes” yıllarında yine yarı finalde karşılaşıp kaybettikleri real madrid’dir. “red devils” old trafford’daki ilk maçı 1-0 kazanır ancak tedirgin gider rövanşa. beklenen avantaj elde edilememiştir. nitekim madrit’te, denis law’un dizindeki sakatlık nedeniyle oynayamadığı karşılaşmada ilk yarı sonunda 3-1 yenik giderler soyunma odasına. son çeyrek saate girerken david sadler umutları canlandırır. billy foulkes’un avrupa kupalarında attığı ilk ve son gol ise wembley kapılarının ardına kadar açık olduğunun müjdecisidir.

    busby açısından finalin önemini tarif etmek imkansız. on yıl önce uçak kazasında takımını kaybetmiş olan busby, on yılda yeniden hayaline ulaşabilecek bir takım yaratabilmenin gururunu elbette taşıyordu. yalnızca charlton ve foulkes vardı kadroda on yıl öncesinden. bir başka başarı da kadroda transfer edilmiş yalnızca iki oyuncu olmasıydı. busby hazır bulduğu değil, kendi yarattığı değerlerle gelmişti finale. wembley’de yüz bin seyirci önünde oynanan final uzatmalara giden ilk avrupa şampiyon kulüpler kupası finali olur. bobby charlton ve jaime garcia’nın karşılıklı golleriyle biten 90 dakikanın ardından uzatmalarda 4 dakika içerisinde gelen george best, brian kidd ve bobby charlton’ın golleri avrupa şampiyonu ilk ingiliz takımı olmasını sağlayacaktır manchester united’ın.

    ertesi sezon lig onbirinci sırada tamamlanınca busby bırakmaya karar verir. takımın başına geçen wilf mcguiness başarılı olamayınca gider yerine frank o’farrel gelir. george best disiplinsizliği ile bir problem haline dönüşmeye başlamıştır. aralık 1972’de takımın başına tommy docherty gelir. bill foulkes bu arada futbolu bırakmıştır. sezon sonunda charlton da bırakacaktır. takımın içinde de charlton’ın best ve law’a tavır alması gibi sorunlar vardır. hatta best, oynamasının ikiyüzlülük olacağını söyleyerek charlton’ın jübilesinde oynamayacağını açıklamıştır. docherty hemen transfere girişir. takım sezonu on sekizinci sırada tamamlar. bu arada denis law manchester city ile anlaşınca taraftardan da protestolar başlar. ocak 74’te george best takımdan kovulur. sezonun son maçında, sezon başında manchester city’ye geçen denis law attığı golle united’ı 37 yıl aradan sonra ikinci lige gönderir.

    takım küme düşmüş olsa da old trafford doludur. şampiyonlukla yeniden birinci lige dönülür. docherty’nin öğrencileri ilk sezonu üçüncü sırada kapatıp fa cup finaline ulaşırlar, ancak başaramazlar. ertesi sezon ligde görüntü pek iç açıcı olmasa da fa cup finaline bir kez daha ulaşılmıştır. liverpool karşısında alınan galibiyetle kupa gelir. bu arada ümit vaadeden genç oyuncular barındırmaktadır kadro ve docherty gelecek için oldukça umutludur. docherty bir ay sonra kulüp fizyoterapistinin eşi marry brown ile evlenmek için karısından boşanacağını açıklar ve ortalık karışır. istifa talebine red yanıtı alan kulüp yönetimi de kupa finalinde bilet satarak yolsuzluk yaptığı gerekçesi ile kovulduğunu açıklar ancak herkes neyin ne olduğunu bilmektedir.

    göreve gelen dave sexton ile geçen dört yılın ilk üçü ne başarılı ne de başarısız bir dönem olarak adlandırılabilir. ancak son sezonda sakatlık problemleri nedeni ile hem lig hem fa cup mücadelelerinde ortaya pek bir şey konamayınca 1981 haziranında göreve ron atkinson getirilir.

    atkinson ilk iş olarak west bromwich albion’a bryan robson ve remi moses için 1,5 milyon pound öder. yine bir bob bishop keşfi olan norman whitside’ı oynatmaya başlar. 1983 yılında fa cup kazanılır. ertesi sezon mark hughes için sahne alma zamanıdır. ancak yine lig şampiyonluğu uzaktır. 1985 yılında, fa cup finalinde kevin moran gördüğü kırmızı kart ile tarihe bir ilk olarak geçerken takım on kişiyle kazanmayı başarır. ertesi sezon lige ilk on maçını da kazanıp on puan fark yaparak başlayan takım önlenemeyen bir düşüş içine girer ve ligi dördüncü sırada tamamlar. mark hughes barcelona’ya satılır. ertesi sezon takım düşme hattında gezinmeye başlayınca atkinson kovulur ve bir kaç saat sonra aberdeen’den alex ferguson ile anlaşıldığı açıklanır.

    ferguson sezonu 11 numarada tamamlar. ertesi sezon da pek parlak değildir. sezon sonu mark hughes geri döner. 1988-89 sezonunda sakatlıklar nedeni ile ferguson bazı gençleri yavaş yavaş sahaya sürse de eleştiriler yoğundur. bu arada başkan martin edwards kulübü 20 milyon pound karşılığında michael knighton’a satma kararı almıştır ancak projeyi finanse edenlerden bir kısmı son anda çekilince satış gerçekleşmez. neil webb, paul ince ve garry pallister gibi önemli transferlere karşın ferguson beklediğini elde edemez. 1989-90 sezonuna kötü girilir. özellikle manchester city karşısında alınan 5-1’lik yenilgi sonrası ferguson hakkında “gidici olduğu” yorumları ayyuka çıkar. ancak kazanılan fa cup eleştirileri susturur.

    1990-91 sezonunda takım ligi altıncı sırada tamamlarken league cup finalinde eski menejer ron atkinson yönetimindeki sheffield wednesday karşısında yenilgiye uğranılır. ancak heysel faciası nedeniyle ingiliz takımlarına verile avrupa kupalarına katılmama cezasının bittiği bu yıl manchester united, barcelona’yı iki mark hughes golü ile devirerek avrupa kupa galipleri kupasını kazanır. aynı yıl manchester united hisseleri londra borsasında işlem görmeye başlar. 1991-92 sezonunu şampiyon leeds united’ın ardından ikinci sırada tamamlayan takım lig kupasını da kazanır. bu arada ryan giggs ilk sezonunda herkesin dikkatini çeker, en iyi genç oyuncu ödülünü alır. premier league’in ilk sezonu olan 1992-93 sezonunda başlangıç pek iyi değildir. ancak kasım sonlarında takıma eric cantona’nın katılımı her şeyi değiştirir. önceki sezonda leeds’in şampiyonluğunda büyük rol oynayan fransız, yeni takımını da 26 yıl aradan sonraki ilk şampiyonluğuna taşır. sezon sonunda ferguson, 3,75 milyon poundla transfer rekorunu kırarak 22 yaşındaki roy keane’i nottingham forest takımından transfer eder.

    1993-94 sezonundan itibaren takım ingiliz futbolunda ağırlığını iyiden iyiye hissettirmeye başlar. hem lig hem fa cup kazanılırken cezalı peter schemeichel’ın yokluğunda league cup finalde aston villa’ya kaptırılır. 1994-95 sezonunda işler pek istendiği gibi gitmez. ocak ayında selhurst park deplasmanında matthew simmons isimli bir crystal palace taraftarına uçan tekme atan eric cantona 8 ay futbol oynamama ve 120 saat kamu hizmeti cezası alır. bu arada paul parker, andrei kanchelskis ve ryan giggs’in uzun süreli sakatlıkları da bir başka sıkıntıdır. son maçında west ham deplasmanından 1-1 beraberlikle dönen takım şampiyonluğu balckburn rovers’a kaptırmış olur. fa cup da finalde everton’a kaybedilir ve 6 yıl aradan sonra takımın eli ilk kez boştur.

    1995-96 sezonu başlamadan paul ince inter milan, mark hughes chelsea, andrei kanchelskis everton yolunu tutarlar ve bu 14 miyon pound gelir demektir. herkes ferguson’un en az bir büyük yıldız alacağını düşünmektedir. roberto baggio, marc overmars, darren anderton, david platt ve paul gascoigne adı geçen oyunculardır. fakat ferguson bunun yerine david beckham(20), gary neville(20), philip neville(18), paul scholes(21) ve nicky butt(20) ile sezona girer ve ağır eleştiriler ile karşılaşır. en saygın yorumculardan biri olan alan hansen’in “lig şampiyonluğu çoluk çocukla kazanılmaz” sözleri bunların en ünlüsüdür. açılış maçında aston villa karşısında alınan 3-1’lik yenilgi homurdanmaları daha da arttırır. ferguson kararlıdır. ekim ayında eric cantona’nın cezasının ardından dönüşü ile takım ritmini bulur. noel’e newcastle’ın 10 puan gerisinde giren united, mart ortasında kevin keegan’ın ekibini geçmeyi başarır ve sonrasında şampiyonluk gelir. liverpool karşısında 1-0 galibiyetle fa cup’ı da alarak double yapan kırmızı şeytanlar iki kez double yapan ilk takım ünvanını da kazanırlar. steve bruce’un ayrılışıyla takım kaptanlığına getirilen cantona yılın oyuncusu seçilir. sezon başındaki eleştiriler de göz önüne alındığında, alex ferguson için belki de en keyifli sezonlardan biridir 1995-96.

    1996-97 sezonunda pek bilinen bir isim olmayan ole gunnar solkjaer molde’den 1,5 milyon pound karşılığı transfer edilir. en pahalı transfer olarak slavia prag’ın sağ açığı karel poborsky için 3,5 milyon pound ödenir. ancak beckham’ın beklenenin çok üzerindeki performansı nedeni ile pek forma şansı bulamayınca poborsky benfica yolunu tutar. şampiyonlar ligi’nde yarı finale kadar çıkılır. son beş sezondaki dördüncü şampiyonluk kazanılır. ancak 31 yaşına sayılı günler kala eric cantona’nın futbolu bıraktığını açıklaması yalnız takım için değil, tüm futbol dünyası için bir sürprizdir.

    arsenal double yapınca ellerin boş kaldığı 1997-98 sezonu ferguson için büyük düşkırıklığıdır. bir düşkırıklığı daha istemeyen ferguson kolları sıvar. aston villa’dan dwight yorke, parma’dan jesper blomqvist ve psv’den jaap stam için toplam 28,35 milyon pound ödemekte tereddüt etmez. belki de beklediğinden fazlasıdır karşılığında alacağı.

    takım league cup macerasına çeyrek finalde tottenham karşısında nokta koyar. fa cup yarı finalinde rakip arsenal olur. villa park’ta 120 dakika golsüz bitince üç gün sonra tekrar karşılaşması oynanır. bazı otoritelerce ingiliz futbol tarihinin en güzel karşılaşmasıdır bu. beckham’ın golüne gunners bergkamp ile yanıt verir. oyunun ilk saati dolarken roy keane çift sarıdan oyun dışı kalır. normal süre dolarken peter schemeichel bergkamp’ın penaltısını kurtarır ve bu maç da uzatmaya gider. uzatmalarda giggs “fa cup tarihinin en güzel golü” olarak anılan golü atarak takımını finale taşır. bu maçla başlayan tartışmalar, ileride eşitlik halinde maç tekrarının kaldırılıp penaltılara gidilmesi uygulamasına geçilmesine yol açacaktır. finalde newcastle united karşısında 2-0 kazanan takım kupayı alır. arsenal ile nefes nefese geçen lig yarışı son haftaya kadar sürer ve gülen kırmızı şeytanlar olur. artık yarı finalde kulüp tarihinde ilk kez italya’da bir maç kazanıp juventus’u eleyerek gelinen şampiyonlar ligi finali vardır. rakip, iki maçta da yenişememelerine rağmen grubu kendilerinin önünde tamamlayan bayern münih’tir ve sarı kart cezaları nedeni ile roy keane ve paul scholes yoktur. sıkıntısını aşabilmek için ferguson, keane’in yerine nicky butt’ı monte eder. scholes’un yerine beckham’ı çekip giggs’i sağa, ondan boşalan sol kanada da blomqvist’i koyar. mario basler ile öne geçen almanlar oyunun mutlak hakimidir. iki topları direkten döner, arada schemeichel’ın yaptığı nefis kurtarışlar da cabasıdır kırmızı şeytanlar pozisyon bile bulamazken. pierluigi collina 3 dakika daha oynanacağını işaret ettiğinde uefa tören için hazırlıklarını tamamlamış, her yanı bayern münih renklerindeki kurdelelerle donatmıştır. nou camp’taki maçı beraberce seyreden barcelona futbolcuları da yerlerinden ayrılmışlardır. ancak iki dakikadan daha kısa bir sürede oyuna sonradan girenlerden önce teddy sheringam ardından da ole gunnar solkjaer iki beckham kornerinden oluşan iki pozisyonda fileleri bulurlar. almanlar yıkılmış ingilizler sevinçle havalara zıplamaktadır. futbol tarihinin en görkemli geri dönüşlerinden birisidir bu. belki de lotthar matthaeus’u kenara almanın bedelidir almanların ödediği. üstü açık bir otobüs ile şehre dönen takımı 3 milyondan fazla insan karşılar. bu rakam banliyöleri ile birlikte şehir nüfusu rakamının 1 milyon üzerindedir. o yaz alex ferguson sir ünvanı ile ödüllendirilir. bu iş brian clough’ı biraz sinirlendirmiş olacak ki nottingham forest ile şampiyon kulüpler kupasını üst üste iki kez kazanan brian clough hatırladığım kadarı ile şöyle der: atları var, sir ünvanı var ama hâlâ bende iki tane olan şeyden onda bir tane var ve iki tane dediğim toplarım(!) değil. takım ertesi sezon roy keane’in golü ile kıtalararası kupayı da kazanacaktır.

    1999-2000 sezonu başında takım herkesin baskısı altındadır: federasyon, uefa, ingiliz hükümeti. federasyon fa cup, katılımlarının ingiltere’nin 2006 dünya kupası’nı düzenleme şansını artıracağını düşünen hükümet ve uefa ise dünya kulüpler şampiyonası için baskı yapmaktadır. sonunda fa cup’a katılmayacaklarını ve dünya kulüpler şampiyonası’na katılacaklarını açıklarlar. ilk kez fa cup şampiyonu ünvanını savunmayacaktır. ancak brezilya’da düzenlenen bu ilk dünya kulüpler şampiyonası’nda başarılı olamazlar. ligi arsenal’in 18 puan önünde şampiyon tamamlarlar. 2000-01 sezonunda ligi üst üste üçüncü kez kazanma başarısını gösteren takım bunu başaran dördüncü ingiliz takımı olarak tarihte yerini alır. sir alex ferguson da aynı takımla üst üste 3 kez şampiyon olan ilk menejer olarak tarihe geçer. kadroya ruud van nistelrooy katılır 19 milyon pound karşılığında. 2001-02 sönük geçen bir sezon olur. bu arada ferguson 33 milyon pound gibi rekor bir ücretle rio ferdinand’ı kadroya katar. 2002-03 son 11 sezonda sekizinci şampiyonluğun elde edildiği sezon olur. real madrid’e giden beckham’ın yerine christiano ronaldo gelir. 2003-04 sezonunda rio ferdinand’ın doping testi için numune vermemesinden ötürü aldığı sekiz aylık ceza oldukça sarsıcı olur ve luis saha'nın sezon ortasında katıldığı takım takım ligi üçüncü sırada tamamlar ve fa cup kazanılır. 2004 yazında everton’dan wayne rooney, leeds’ten alan smith ve psg’den gabriel heinze alınır. nistelrooy’un yarısından fazlasını sakat geçirdiği 2004-05 sezonunda ligde işler pek istenildiği gibi gitmez. ilk kez penaltılara gidilen fa cup finali olma özelliğini taşıyan finalde arsenal karşısında penaltılarla kaybederler. peter schemeichel’dan sonra bir türlü aradığı kaleciyi bulamayan takım 2005-06 sezonuna girerken fulham’dan edvin van der saar’ı 2 milyon pound karşılığı alarak pek çok kişiye göre iyi bir iş yaparken psv’den park ji sung da kadroya dahil edilir. takım pek çok sakatlık sıkıntısı yaşadığı ve george best’in ölümünden sekiz gün önce kaptan roy keane ile yollarını ayırdığı sezonu chelsea’nin 8 puan gerisinde ikinci sırada tamamlarken league cup kazanılır. 2006-07 sezonuna başlarken ise tottenham’dan michael carrick alınırken ruud van nistelrooy real madrid’e gitti. takım şu anda chelsea’nin önünde averajla lider. sir alex ferguson ise 19 yılda kazandığı 25 kupa ile ingiliz futbol tarihinin en başarılı menejeri olarak gösteriliyor.

    1991 yılında borsada işlem görmeye başladığında kulübün değeri 18 milyon pound olarak belirlenmişti. bu arada 26 eylül 2003 günü ajanslara malcolm glazer’ın hisse oranının %3,17’ye ulaştığını kulüp yönetimine bildirdiği haberi düştü. %3 aşıldığı anda yapılması zorunlu olduğundan normal bir gelişme idi bu. ancak bundan sonrası pek normal gitmedi. 20 ekim günü glazer’ın hisse oranı %8,93’e, 29 kasımda ise %15 civarına yükseldi ve glazer’ın kulüp yöneticisi david gill ile niyeti konusunda bir toplantı yaptığı haberleri yayıldı. 12 şubat 2004 günü hisse oranı %16,31 olurken ertesi gün financial times glazer’ın alman commerzbank’a kulübün yönetimini devralmak için talimat verdiğini yazdı. hisse fiyatları bir günde %5 oranında arttı. haziranda glazer’ın payı %19’a ulaşmasına karşın en büyük hissedar değildi. 12 mayıs 2005 günü glazer büyük hissedarlardan j.p.mcmanus ve john magnier ile ellerindeki %28,9 oranındaki hisseyi almak konusunda anlaştı ve %57’ye ulaştı. artık yasaya göre %30’u geçtiği için hisselerin tümü için diğer hissedarlara en son aldıkları hisse fiyatı üzerinden teklif yapmak zorunda idi. üçüncü büyük hissedar olan iskoç harry dobson ile başladı ve %62’ye ulaştı. aynı gün %9,8 oranında çeşitli hissedarlardan da alım gerçekleştirerek %71,8’i buldu. kulübü limited şirket statüsünde ve borsada işlem görmekten çıkarabileceği oran olan %75’e 16 mayıs 2005 günü ulaştı ancak hisselerin borsada işlem görmesini hemen durdurmadı. yaklaşık bir ay sonra, 14 haziran 2005 günü %97,3 oranına ulaşmıştı. 22 haziranda hisselerin borsada işlem görmesini durdurdu. altı gün sonra ise %98’e ulaşmıştı ve bu kulüp yönetiminin zorunlu olarak kendisine devri için gerekli orandı. kulübün değeri 1,47 milyar pound olarak hesaplandı. 15 yıl öncesinin 82 katıydı bu rakam. oğulları joel glazer, avram glazer ve bryan glazer’ı yönetim kuruluna atadı. aileyi temsil eden halkla ilişkiler şirketi smithfield, operasyonun merkezinde joel glazer’ın olduğunu ve bundan sonra da işleri onun yürüteceğini açıkladı. taraftar gruplarının tüm karşı çıkmalarına ve çağrılarına rağmen dünyanın en çok kâr eden kulübü olan 127 yıllık ingiliz kulübü amerikalıların olmuştu.

    ancak taraftar grupları boş durmadı. 19 mayıs 2005 günü glazer’a karşı tutumlarını belirlemek üzere toplandılar. 30 mayıs günü yapılan ikinci toplantıda kendi takımlarını kurma fikrini tartıştılar ve haziran sonuna kadar en az 1000 taraftardan maddi destek alabilirlerse projeyi gerçekleştirme kararını aldılar. aslında bu 1998 yılında “rupert murdoch kulübü satın alacak” dedikoduları çıktığında da ortaya atılmış bir fikirdi. destek hedefine kolayca ulaşıldı. ilk olarak fc united ismi ile yaptıkları başvuru reddedildi. bunun üzerine bağış yapan taraftarlara fc united of manchester, fc manchester central, afc manchester 1878 ve newton heath united fc isimlerinden birisi için oy kullanmaları çağrısı yapıldı. %44 oy alan fc united of manchester kulübün ismi oldu. 8 temmuz 2005 günü yardımda bulunan taraftar sayısı 4000’i bankadaki para da 100.000 pound’u geçmişti. formalarına kesinlikle reklam almamak kaydıyla sponsorluk kabul ediyorlar ve kulübün ana sponsoru bmw williams. “bir kişi bir oy” ilkesi ile yönetilen kulübün orta saha oyuncularından rhodri giggs ise ryan giggs’in kardeşi.

    glazer ailesinin kulübün geleceği ile ilgili düşünceleri pek bilinmiyor. tahmin edilen şey, bir marka değeri olan kulübün ismini amerika ve ciddi bir taraftar kitlesine sahip oldukları düşünülen asya’da daha da yaygınlaştırmak isteyecekleri. ancak glazer’ın sahibi olduğu tampa bay bucaneers takımında yaptıklarını bilen taraftarlar özellikle bilet fiyatlarına artış geleceği endişesini taşıyorlar. geçen yıl old trafford’da 1.705.696 kişi izledi takımı. bu yıl kapasite arttırılarak 76000’in üzerine çıkıldı ve bunlardan 8000’i kurumsal müşteriler için ayrılmış durumda. bu sezon 64000 kombine bilet satışı gerçekleştirilmiş. 1 ekim 2006 günü oynanan newcastle united karşılaşmasında 75664 biletli seyirci vardı. ayrıca old trafford uefa tarafından belirlenen 5 yıldızlı stadyumlar listesindeki tek ingiliz temsilcisi. forma satışlarının üçte birini britanya dışında gerçekleştiren manchester united dünyada en fazla taraftara sahip olan kulüp olduğunu ve 75 milyon taraftarı bulunduğunu savunuyor. bir grup demiryolu işçisinin çaktığı kıvılcım artık global bir ateş.
  • manchester'dan londra'yı temsil eden takım.
  • (bkz: manchester united/@ceyar i kim vurdu)

    --- önsöz ---
    bu ekşisözlükte yazdığım en uzun girdi olabilir. bir haftadır iş çıkışları emek vererek, (araştırma ve kendi bilgi birikimime dayanan) el emeği göz nuru bir iş çıkarttım. güle güle okuyun.
    --- önsöz ---

    1878 yılında kurulan, iç saha maçlarını 75.000 kişilik old trafford stadyumunda oynayan, köklü ingiliz futbol kulübü.

    forbes 2017 en değerli futbol takımları listesi'nde 3.69 milyar $'la 1. sırada yer almaktadır.** (ingiltere'de mu 3.69 - m city 2.0 - arsenal 1.9 - chelsea 1.84 - liverpool 1.49 - tot 1.05 - west ham 0.63 - leicester city 0.41 milyar $)

    ingiltere'de futbolun profesyonel olarak oynanmaya başladığı 1888–89 sezonundan beridir, (liverpool fc'nin önünde) en çok şampiyonluğa (20) ulaşmış takımdır**.

    3 şampiyonlar ligi kupası (1968, 1999, 2008), 1 uefa kupası (2017), 1 uefa super kupa (1991), 1 kupa galipleri (1991), 1 dünya kulüpler kupası, 12 fa kupası, 5 lig kupası ve 21 fa community shield müzelerine götürerek, kazanılan tüm kupalar baz alındığında da (yine liverpool fc'nin önünde) birinci (66) sıradalar*.

    şimdiki adı şampiyonlar ligi olan avrupanın 1 numaralı kupasını adaya götüren 5 şanlı ingiliz futbol kulübünden biridir. lakin kazandıkları 3 kupayla, bu kulvarda 5 şampiyonluk yaşayan liverpool fc'nin arkasında kalmışlardır*.

    --- rekabet ---

    manchester united'ın tarihi boyunca çekiştiği belli başlı 4 takım vardır: (öncelik sırasına göre) liverpool fc, manchester city, arsenal ve leeds united.

    'manchester city nasıl 2. sırada olur' dediğinizi duyar gibiyim. lakin 2010'lara kadar 4. sırada olduğu bile söylenebilirdi. bunun nedeni manchester city'nin ingiltere'de (çoğu yıllar) iz bırakan bir takım olmaması ve (genellikle) manchester united'ın yanında tüy siklet kalmasıdır. rakipleri aile serveti 44 milyar $ (!) olan arap petrol kralı sheikh mansour tarafından satın alınınca (2008) işler bambaşka bir boyuta evrildi tabii ki. (man city mevzusu bambaşka bir girdi konusu; iyisi mi ben man utd'a geri döneyim.)

    aynı şehirde olmamalarına, şehirlerin arasında 35 km mesafe olmasına rağmen liverpool fc'yle, manchester united ezeli rakiplerdir ve aralarında oynadıkları maçlar ise 'north-west derby' olarak adlandırılır. mazisi bakımından el clásico, superclásico, derby della madonnina ve old firm kadar önemli bir derbidir.

    bu amansız rekabetin kökeni kulüplerden de önce, taa sanayi devrimine kadar dayanmakta. çünkü manchester ve liverpool kentleri sanayi devrimiyle beraber, ekonomik ve kültürel olarak ciddi bir yarışa girmişler. futbol kulüpleri kurulduktan sonra ise, bu yarışın bir platformu da futbol sahalarına yansımış. yazının başında da belirttiğim gibi, bu iki kulüp elde ettikleri kupalar bazında da ingiltere'nin en başarılı iki kulübüdür ve çekişme hala devam etmektedir.

    bunun dışında arsenal ve leeds united'la da tarih boyu çok pis çekişmişlerdir. hatta leeds united'la olan çekişmeleri saçma derecede eskidir. 15. yüzyılda iki kente hükmeden *iki asilzade aile, ingiltere tahtı için çıkan iç savaşta birbirlerini katletmişlerdir. işte bu iki 'gül simgeli aile'nin savaşına da, kentlerinin takımları arasında oynanan 'leeds united - manchester united' maçlarına da wars of the roses adı verilir. <dününü bile hatırlayamayıp, aynı hataları defalarca tekrarlayan türk halkına nispet yaparcasına 'bu denli dehşet bir hafıza'ya sahip ingiliz halkı. bu bakımdan 'tarihin tekerrürden ibaret olduğu' hesaba katıldığında, ingilizlerin 100.000 yıldır dünyaya hükmetmelerine şaşmamalı.>

    ------- manchester united tarihi -------

    --- kuruluş ----

    kulüp, 1878'de lancashire ve yorkshire demiryolu şirketi işçileri tarafından "newton heath lyr football club" adıyla kurulmuştur.

    1902 yılında ise (bir 2.lig takımıyken) mali krize giriyorlar. bunun sonucunda ise koca manchester united, bugünün iki ingiltere asgari maaşına (2.670£) el değiştiriyor*. takımı satın alan 5 kırmızı şeytan ingiliz arkadaş ise takıma bugün kullandıkları ismini ve renklerini veriyor*.

    --- matt busby dönemi (1945-1969) ---

    takım 1910'lardan, 2. dünya savaşına kadar ligde öylesine takılıyor. 1945'te ise büyük başkan iskoç matt busby başa geçiyor ve sayesinde manchester united zamanın profesyonel futbol takımı standartlarını yakalıyor.

    1952'de 41 yıl sonra kulübe ilk kez 1.lig şampiyonluğu kazandıran da, 1958 münih uçak kazası'nda telef olan * manchester united kadrosunu yeniden yapılandıran da matt busby'nin ta kendisidir.

    8 oyuncusunun vefat edip, bir çoğuna futbolu bıraktıracak sakatlıklara neden olan uçak faciasından, kendisi ağır yaralı olarak sağ çıkmıştır.

    dip not: bu arada bu facianın 23 kayıpla sınırlı kalmasını sağlayan, kahraman kaleci harry gregg'den bahsetmemek olmaz. çakılıp yanmaya başlayan uçakta kanlar içinde uyanıyor ve herkes kendini kurtarmaya çalışırken, o (patlama riski olan uçakta) sıkışmış veya baygın insanları canı pahasına uçak dışına aktarıyor.

    ileride ingiltere'nin en büyük futbol efsanelerinden kabul edilecek olan genç bobby charlton, kulübün değişmez oyuncuları dennis viollet ve jackie blanchflower, takımı tekrar yapılandıracak olan büyük başkan matt busby, yugoslav bir diplomat, onun hamile eşi ve çocuğu, canlarını kaleci harry gregg'e borçludur. bobby charlton, içinde uçak faciası sorusu geçen her röportajında bu irlandalı kahramandan bir 'aziz' olarak bahseder.

    kazayı izleyen yıllarda başkan matt busby iyileşiyor ve takımı sör bobby charlton, saygı değer denis law ve kerhaneci george best* önderliğinde yeniden yapılandırmayı başarıyor. bu oyuncular ise 1968'de ingiltere'ye ilk şampiyonlar ligi şampiyonluğunu yaşatıyor.

    --- meksika dalgalı 1969 -1986 ---

    iki iskoç 'başkan busby ve teknik adam alex ferguson dönemleri' arasında kalan, inişli çıkışlı istikrarsız yıllar. uzun uzadıya anlatılacak hikayesi olmayan, serseri mayın yıllar da denilebilir.

    --- sir alex ferguson dönemi (1986 - 2013) ---

    bu dünyada çoğu şey tartışmaya açıktır ve bir tartışmanın 1000 çeşit farklı bakış açısı vardır.

    bakınız (bkz: cristiano ronaldo vs lionel messi/@ceyar i kim vurdu)

    o yüzdendir ki bir tartışmaya veya ankete 'kesinlikle' kelimesiyle başlayan, genelde bu kelimeyi kullanmaya yatkın olan hayat tecrübesi az gençleri kaale almam.

    ama tartışma 'dünyanın gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörünün kim olduğu' hakkında ise, çok da mevzuyu uzatmamak lazım. çünkü cevap kesinlikle sir alex ferguson'dur*.

    bu ulu şahsiyet (ondan önceki sene şok bir şekilde) küme düşme potasına komşu olacak kadar ayak altına düşen manchester united'ı küllerinden yaratıp, bir dünya devi haline getirmiştir.

    yazının başında manchester united'ın totalde kazandığı 66 kupayla, tarihin en büyük ingiliz takımı olduğun yazmıştım. işte 140 yıllık man utd tarihinde kazanılan 66 kupanın 38'ini (!), sadece 27 yılda kulübe bu adam kazandırmıştır.

    'bitik bir kulüp olarak devraldığı takım'ın müzesine 27 yılda 2 şampiyonlar ligi, 13 premier lig şampiyonluğu ve 5 fa kupası eklemiştir.

    müthiş bir sistem adamıdır. taktiklerinde her oyuncu makinede bir dişli görevi görür. bu yüzden süperstar kaprisine tahamülü yoktur. david beckham, (eşi popstar victoria beckham sayesinde) zamanının en ünlü magazin ikonu ve artist futbolcusuna dönüşüp, götünü inanılmaz kaldırmıştı. kendini galácticos'a layık görüyordu ve manchester united maçlarını sallamaz olmuştu. işte tam da bu zamanlarda şanı büyük alex ferguson paşa, küçük dağları ben yarattım havasındaki süperstara hiç beklemediği bir ayar çekmiştir. beckham'ın o bakımlı bebek yüzünü (3.5 metre uzaklıktan*) hedef alıp, önündeki krampona hışımla çektiği şut sayesinde popstar'ın göz altı torbacığını parçalamış bir adamdır. ayarı yiyen david beckham ise götünün üstüne oturduğuyla kalmıştır. ya sen kral bir adamdın be sir alex ferguson! o sir ünvanı boşuna verilmedi sana. şu beckham olayını hatırlayınca gene gaza geldim bak; keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

    dipnot:
    bu olaydan da otobiyografisinde şöyle bahseder sevgili sir:

    “ın his final season with us, we were aware that david's work rate was dropping and we had heard rumours of a flirtation between real madrid and david's camp,” ferguson explained. “the main issue was that his application level had dropped from its traditionally stratospheric level.

    ”he was around 12 feet from me. between us on the floor lay a row of boots. david swore. ı moved towards him, and as ı approached ı kicked a boot. ıt hit him right above the eye. of course he rose to have a go at me and the players stopped him. 'sit down,' ı said. 'you've let your team down. you can argue as much as you like.”

    otobiyografi kitabından hatırladığım başka bir süperstar anısı da cristiano ronaldo'yla ilgili. bir şampiyonlar ligi maçında* bireysel takılan cristiano ronaldo'nun da devre arası ağzına sıçmıştır. hatta elemanı o derece sert haşlar ki, koskoca cristiano ronaldo ağlamaya başlar! <ama bir yandan da cristiano ronaldo'nun üstüne çok düşmüş bir adamdır. hatta takım arkadaşları cristiano'ya, 'baban alex ferguson' diye takılacakları derecede. david beckham'ın aksine, portekizliyi real madrid'e vermek zorunda kalırken, içi kan ağlamıştır. >

    --- alex ferguson'un ilk yılları (1986 - 1992) ---

    aberdeen'den man utd'a katıldığı ilk sezon (1986/87), üstünde her daim büyük beklenti olan bir camiada olmasına rağmen ligi 11. bitirdi. sonraki sene takımını ligde (1987/88) 2. yapıp, beklentileri hayli hayli karşıladı.

    takımdaki 3. senesi (1988/89) ise türk mentalitesiyle, ingiliz mentalitesinin zıt kutuplara ayrıldığı yıldır. adam takımı 13. yapmasına rağmen, iskoçyalı istikrar ayağına sene sonu takımda tutulmuştur.

    alex ferguson ise 'sabrın sonu selamettir' lafını doğru çıkartırcasına 1990'da fa, 1991'de uefa kupa galipleri ve uefa süper kupasını kaldırıp, manchester united'ı yıllar sonra tekrardan saygı duyulan takımların arasına sokmuştur.

    --- 1993 - 2003 ---

    1993'te ise takıma tam 26 sonra (1967) premier lig şampiyonluğu yaşatmasını bildi. bu seneden sonra koptu gitti manchester united zaten. kubilay türkyılmaz ve arif erdem dışında kimse de alex ferguson'un aslanlarını tutamadı*.

    (bkz: 3 kasım 1993 galatasaray manchester united maçı)

    şaka bir yana (1993 - 2003) arası oynanan 11 sezonun 8'inde şampiyonluk kazanarak, premier lig'i haraca bağladı adam. liverpool fc'nin 1975-1990 yılı arasındaki dominantlığının (15 yılda 10 şampiyonluk yaşamıştılar) bir başka versiyonunu manchester united'la yakaladı.

    dip not: bu başarıda da alex ferguson'un takıma geçmesiyle beraber, altyapıya yatırım yapmasının çok önemi vardır.

    ryan giggs, david beckham, paul scholes, nicky butt, gary neville ve phil neville'in talebesi olduğu, bu başarılarda ilk onbirin yarısını yetiştiği bir 92 sınıfı gerçeği var*. yıllar içinde eric cantona ve roy keane önderliğindeki bu genç çocuklar, ligde ve avrupa'da ortalığın tozunu dumanına kattı. elemanların üstüne belgesel bile çekildi (bkz: the class of 92)

    https://i2-prod.manchestereveningnews.co.uk/…92.jpg
    http://www.1sports1.com/…ds/2018/01/class-of-92.jpg
    http://www.whoateallthepies.tv/…/05/922-500x585.jpg
    https://i.dailymail.co.uk/…giggs_gary_neville_p.jpg
    https://m.media-amazon.com/…gwode4mzg1mde@._v1_.jpg
    yedek link:
    https://www.thetimes.co.uk/…-9b7b-d051f7c13c06.jpg?

    1998/99 sezonuna ayrı parantez açmak lazım. o sene 140 yıllık manchester united tarihinin en şanlı sezonuydu. ayrıca o sene ingiltere futbol tarihinde bir takımın hem şampiyonlar ligi, hem premier lig, hem de fa kupası kazanıp üçleme (treble) yaptığı tarihteki tek sezondur.

    mucizevi 90+ finali için bakınız;
    (bkz: 26 mayıs 1999 manchester united bayern münih maçı)

    --- 2007 - 2013 ---

    alex ferguson, '92 sınıfı'nın yaşlanması sonrası, 2004, 2005, ve 2006'da ligde başarı sağlayamadığı bir geçiş dönemi yaşadı. bu periyodun ardından, 2008'de 2. kez yaşadığı şampiyonlar ligi şampiyonluğu ile başlayan 2.bir altın çağ başladı.

    (bkz: 21 mayıs 2008 manchester united chelsea maçı)

    takımdaki son 7 sezonunda 5 şampiyonluk yaşadı ve kupalara tekrardan ambargo koydu.

    2013 yılında ise kariyerinde britanya kraliçesi tarafından sir ünvanı verilmiş efsane bir futbol insanı (72) olarak futbola veda etti.

    ----- post alex ferguson yılları -----

    alex ferguson sonrası manchester united, feci bir çöküş yaşadı. takım çeyrek yüzyıl öncesindeki 'şampiyonluk adayı görülmediği günler'e döndü.

    nasıl oldu da alex ferguson yönetiminde 89 puanla lider olan aynı kadro*, bir sene sonrasında (2013/14) david moyes önderliğinde 64 puanla 7. oldu; avrupa'ya dahi bile gidemedi?

    işte bu sorunun altında alex ferguson'un dehası yatıyor. alex ferguson'un sistemi, (daha öncede belirttiğim gibi) her oyuncunun bir dişli görevi gördüğü bir makine gibiydi. ilk 11'inde kullandığı jonny evans, rafael da silva, darren fletcher, michael carrick, ji-sung park, shinji kagawa gibi en üst düzeyin adamı olmayan oyuncular, sadece en iyi oldukları konularda makineye dişli görevi görüyor; bu saye de 'manchester united saati' tıkır tıkır çalışıyordu.

    alex ferguson'un yerine takımın başına geçen david moyes, işte bu siktiri boktan oyuncu mangasıyla baş başa kaldı ve o sene kadro kalitesi bazında ak göt kara göt ortaya çıktı. saatçi ayrılınca, alet dura çalışa premier ligde anca (hak ettiği) 7.'liği elde edebildi.

    ----- 2013/14 sezonu -----

    premier lig 7.'liği - 64 puan
    şampiyonlar ligi çeyrek final (b munich)

    yukarda anlattığım david moyes'li çöküş yılı.

    ----- 2014/15 sezonu -----

    premier lig 4.'lüğü - 70 puan
    avrupa'da yoklar.

    yeni teknik adam luis van gaal transfere zamanı için astronomik bir rakam olan 146m € harcadı. devir aldığı kadro o kadar kötüydü k,i sonuç yine hüsran oldu. bir de üstüne *75m €'ya real madrid'den getirdiği angel di maria'yla papaz oldu.

    ----- 2015/16 sezonu -----

    premier lig 5.'liği - 66 puan
    şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkamadılar (rezillik)

    angel di maria (63m €) psg'ye yollandı. anthony martial (60m €) haricindeki morgan schneiderlin (35m €), memphis depay* (34m €), matteo darmian (18m €), bastian schweinsteiger (bedelsiz) transferleri tutmadı. tonla para sokağa atılıp, sene sonunda luis gaal'den de cacık olmayacağı anlaşıldı.<her şeye tamam da bastian schweinsteiger gibi bir efsane nasıl sıçtı, onu anlamadım a dostlar*.>

    ----- 2016/17 sezonu -----

    premier 6.'lığı - 69 puan
    uefa avrupa ligi şampiyonluğu

    manchester united'da jose mourinho döneminin ilk sezonu. portekizli zamanında özel biriyken* yaptığı sivri açıklamalarla alex ferguson'u az delirtmemişti. hüsranla biten real madrid ve 2.chelsea macerasından sonra sütten dili yanan mourinho, yoğurda üfleyen temkinli versiyonuyla karşımıza çıktı.

    zamanının dünya transfer rekoru fiyatına paul pogba (105m €) takıma katıldı. henrikh mkhitaryan (42m €) süzmesi, eric bailly (38m €) ve zlatan ıbrahimovic reis (bedelsiz) gibi isimlere gelen-giden oyuncu dengesi sonucu 140m € harcandı.

    ----- 2017/18 sezonu -----

    premier lig 2.'liği - 81 puan
    şampiyonlar ligi son 16 (sevilla)

    romelu lukaku (84.7m €), nemanja matic (44.7m €), victor lindelöf (35m €), alexis sanchez (bedelsiz) gibi oyunculara 153m € harcandı.

    takım geçen seneye göre bariz yol kat etse de, yaraticiliktan uzak ve son derece sikici bir sekilde top oynamaya devam ediyor. 10 dakikalik maç özetleri bile iç bunaltici.

    öyle ya da böyle ligde 2. olmayi basardilar. takım 2. oldu ama ezeli rakip manchester city'den 19 puan fark yiyerek.

    sevilla gibi eti budu belli bir takıma şampiyonlar ligi son 16 maçlarında elenmeleri büyük fiyaskoydu. jose mourinho ise maç sonrası 'manchester united son yıllarda avrupa'da hep batırıyor, kazanma alışkanlıkları yok; dolayısıyla takımın elenmesinde benim suçum yok' tarzı skandal bir açıklama yaptı.

    -2018/19 sezonu manchester united kadrosu-

    takıma sadece mc fred* (59m €) ve dr diogo dalot (22m €) takviyesi yapıldı. totalde transfere 59.5m € transfer bütçesi ayrılınca, jose mourinho sene başında mızmızlanmaya başladı. çok uzun yıllardır chelsea, real madrid, yine chelsea ve man utd takımları altında bok gibi para harcamaya alışmış zaar. porto zamanlarından sonra ilk defa paraları havalara saçamayacağı bir transfer sezonu yaşadı.

    abartı değil, takımlarının %85'inin yağ gibi akan futbol oynadığı şu kurban olduğumun premier ligi'nde, jose mourinho takımına gözleri kanatan bir futbol oynatmaya devam ediyor. benimsediği anti-futbol dinamikleri, modern futbolda çok şükür geçmişte kaldı. durum böyle olunca portekizlinin oynattığı futbol çağ dışı kaldı. anlayacağınız jose mourinho, artık eskisi gibi 'özel biri' değil.

    taktik olarak, pep guardiola'nın 4-3-3'ünü kullanıyor. kel ispanyol manchester city'yi premier lig'de geçen sene (2017/18) 19 puan farkla şampiyon yapınca taktiğini herkez kopyaladı zaten. 2017/18 antonio conte'nin 5-3-2'sini kopyalama yılıydı. bu sene ise premier ligin modası pep guardiola 4-3-3'ü.

    dipnot: 4-3-3'ü premier ligde guardiola'dan önce ilk slaven bilic (west ham 2016/17) ve jurgen klopp (liverpool 2016/17) getirmiştir. iki teknik adam da taktiği ara sıra uygulamaktaydı. ikisi de %50 klasik 4-2-3-1, %50 bu taktiği kullanıyordu. guardiola ise (2017/18) direkt ana taktik olarak kullandı.

    istediği kadar başarılı olsunlar; bu kadroda 'aykut kocaman fenerbahçesi ölü toprağı' var. bir kere kadro seyir zevkine göre dizayn edilmemiş durumda.

    bekler bek değil ve çok yaşlandılar*. luke shaw formda olsa da eti budu belli. ortasahada şiddetle kreatif oyuncu ihtiyacı var. bu takıma bariz bir şekilde yıldız lazım yıldız. sırf paul pogba ve alexis sanchez'le değirmen dönmüyor.

    mourinho ileride marcus rashford ve anthony martial'a bir türlü ilk 11'de düzenli oynatacak kadar güvenmiyor. kreatif ve dinamik oyuncu eksikliğinden jesse lingard düdüğüne sığınmış durumda.

    takımdaki yedeklerin %75'i sezon başında kadrodan yollansa, kimsenin yadırgamayacağı cinsten: yaşlı dl ashley young, yetersiz dc phil jones, yüzünü gören cennetlik dr matteo darmian, hıyar ağası mc marouane fellaini ve bu seviyenin adamı olmayan ander herrera takımın üstüne ölü toprağı serpiyor.

    --- takım içi yıldızlar ---

    david de gea, paul pogba, alexis sanchez

    yıldız isimler bunlar. koskoca manchester united, yıldız yetmezliğinden vefat sınırında.

    david de gea şu an dünyadaki en iyi aktif kaleci olabilir. paul pogba bu yaz 2018 rusya dünya kupası'nı almış bir isim. lakin takıma bir türlü ağırlığını koyamıyor, çok istikrarsız. bunda jose mourinho'nun leş taktiği de etkili tabii ki, bir türlü potansiyeli gibi oynayamıyor. alexis sanchez'de aynı nedenden dolayı sıkıntı çekiyor. yollasınlar şu mourinho'yu da takım nefes alsın artık.

    ------------------------------------------
    - 4 defans - 3 mc - 2 ofansif kanat forvet - 1 forvet -
    ------------------------------------------

    gk (bkz: david de gea/@ceyar i kim vurdu) *****

    dl (bkz: luke shaw/@ceyar i kim vurdu)
    dc (bkz: chris smalling/@ceyar i kim vurdu)
    dc (bkz: victor lindelöf/@ceyar i kim vurdu)
    dr (bkz: antonio valencia/@ceyar i kim vurdu) (kaptan)

    dmc (bkz: nemanja matic/@ceyar i kim vurdu) *
    mc (bkz: paul pogba/@ceyar i kim vurdu) *****
    mc (bkz: frederico rodrigues santos/@ceyar i kim vurdu)

    amlr (bkz: alexis sanchez/@ceyar i kim vurdu) ***
    amlr (bkz: jesse lingard/@ceyar i kim vurdu) rotasyon
    aml/st (bkz: anthony martial/@ceyar i kim vurdu) rotasyon
    amlr/st (bkz: marcus rashford/@ceyar i kim vurdu) rotasyon

    st (bkz: romelu lukaku/@ceyar i kim vurdu)

    yedek ve rotasyon oyuncuları:

    dl (bkz: ashley young/@ceyar i kim vurdu)
    dc (bkz: eric bailly/@ceyar i kim vurdu)
    dc (bkz: phil jones/@ceyar i kim vurdu)
    dr (bkz: diogo dalot/@ceyar i kim vurdu)
    dr (bkz: matteo darmian/@ceyar i kim vurdu)
    mc (bkz: marouane fellaini/@ceyar i kim vurdu)
    mc (bkz: scott mctominay/@ceyar i kim vurdu)
    mc (bkz: ander herrera/@ceyar i kim vurdu)
    amc/lr (bkz: juan mata/@ceyar i kim vurdu)
    amc/lr (bkz: andreas hoelgebaum pereira/@ceyar i kim vurdu)

    kadroda henüz kullanılmayan tek oyuncu**

    dc/l (bkz: faustino marcos alberto rojo/@ceyar i kim vurdu)

    -------------------------------

    gelen giden oyuncular dengesinde son 5 yılda transfere bok gibi para saçtıkları ortada. lakin parayı efektif kullanamama durumu söz konusu olduğundan, kadro hala gebeş durumda.

    2018/19 - (-)59.5m €
    2017/18 - (-)153m €
    2016/17 - (-)140m €
    2015/16 - (-)54m €
    2014/15 - (-)146m €
    -----------
    5 yıl total (-)552.5m €

    senelik ortalama harcalama (-)110.5m €

    -----------------------------------

    transfer rekorları (gelen)

    1) paul pogba ------(16/17)--(juve)---- 105m €
    2) romelu lukaku --(17/18)--(evert)---- 84.7m €
    3) ángel di maría --(14/15)--(rm)------- 75m €
    4) anthony martial -(15/16)-(mon)--- 60m €
    5) fred ---------------(18/19)-(shaktar)-- 59m €

    transfer rekorları (giden)

    1) cristiano ronaldo -(09/10)-(rm)-- 94m €
    2) ángel di maría -(15/16)--(psg)-63m €
    3) david beckham -(03/04)-(rm)- 37.5m €
    4) jaap stam ---(01/02)-(lazio)--25.7m €
    5) morgan schneiderlin -(16/17)-(ever)- 22.9m €

    ---------------------bonus-----------------------

    premier lig'deki tüm (!) kulüplerin kapsamli ve el emegi göz nuru takim incelemeleri için bakiniz da bakiniz;

    (bkz: manchester united/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: chelsea/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: everton/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: manchester city/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: tottenham hotspur/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: liverpool fc/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: arsenal/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: west ham united/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: wolverhampton wanderers/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: leicester city/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: fulham/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: southampton fc/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: watford fc/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: newcastle united/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: crystal palace/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: afc bournemouth/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: burnley/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: brighton and hove albion/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: huddersfield town/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: cardiff city/@ceyar i kim vurdu)

    ------------------yazarin notu-------------------

    1) eksi sözlükteki yazilarimi hem gelecekteki kendime, hem de evrene data birakmak için yaziyorum. (o kadar cok adam var ki, bazen bir futbolcu hakkinda bilgi almak için sözlüge giriyorum; bir bakmisim 3 sene once hakkinda 3 paragraf yazi yazmisim haberim yok)

    2) bu liste, el emegi göz nuru arastirma ürünüdür. bu platformu (ergen gibi birbirine laf sokma pesinde olmadan) hala kutsal bilgi kaynagi olarak kullanan insanlara armagan olsun.

    3) yazarin olusturdugu tüm incelemeler ve listeler için bakiniz da bakiniz;

    (bkz: ceyar i kim vurdu/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: ceyar i kim vurdu/@ceyar i kim vurdu)
    (bkz: ceyar i kim vurdu/@ceyar i kim vurdu)

    ------------------yazarin notu---------------
  • tam dişimize göre
    pogba ve ozan tufan maçların özeti zaten...