şükela:  tümü | bugün soru sor
  • pasabahçe'nin kolonya serisinden en sevilenlerden birisi.
  • ilk defa gecenlerde geldi elime. nasil da guzel kokuyormus; ne yalan soyliyim (aslinda cok guzel soylerim) sanki daha once hicbir sey koklamamisim gibi geldi bir an. sanki burnumu hic kullanmamisim. sanki hic hizli hizli atmamis, hic kirilmamis. sapasaglam. her kis mevsimi, biraz bahar oncesi boyle hissederim zaten. bir kokuya teslim edeyim kendimi diye dikkatsizce aranirim. yoksa sonuc ayni. her daim her yana sinmis bir can sikintisi.

    kahvecide uc saat gecirip kahve almayi akliniza dahi getirmemenin nasil bir sey oldugunu bilir misiniz? ordasin aslinda, ikili koltuklara kurulmussunuz. kafayi olasilik sorulariyla bozmussunuz. ama ayni zamanda sanki degilsin de. kahvenin kokusu var, kendisi yok. mandalina kolonyasi da oyle iste. kokusu var, kendisi yok. ikinci sinif barlarda bira icerken burnuna caliyor, kapidan biri mi girdi hissine kapiliyorsun. kimse girmemis.

    ya da soyle soyliyim. onune guzel bir yemek koymuslar mesela. italyan mutfagi olsun. gozlerin parlayarak ilk lokmani aliyorsun. tadi yok yemegin. agzinda bir seyler geveliyorsun, sozcukler dahi sikisip kaliyor. hep bir sonraki haftaya erteliyorsun. bahanelere mi tepkilisin yoksa araya uzun bariyerler koyanlara mi?

    bir yandan calisip bir yandan okula gitmek gibi bir sey var bi de mesela. sabahin erken saatlerinde yola cikmissin. yorgun ve uykusuzsun muhakkak. butun gunu iste gecirmissin, ve pekala cok sevememissin ilk haftadan. ama alisacaksin illaki zamanla. gun farkettirmeden bitivermis. isten cikmissin. radyo sana kiyak gecmis, en sevdigin ikinci parcayi calmis. sonra okula gelmissin. bir suru kagit yigini var onunde. yan koltugunda davetsiz bir misafir. pat diye cikagelmis, hafif de korkutmus aslinda seni. memnun musun orda olmasindan? yoksa yuzunde zoraki bir gulumseme mi var? iste mandalina kolonyasini kokladiginda da oyle bir gulumseme olusuyor suratinda. sadece zoraki degil. aksine fazla kontrolsuz, fazla istekli.

    haftasonu dag gezisine mi gitsek acaba? biraz dag havasi, biraz degisiklik iyi gelir belki. bu haftasonu olmasaydi keske. sahneye cikmis zavalli bir pop/rock grubunun zavalli davulcusu az biraz alkole ihtiyac duyuyorken, kolonyayi dikse mesela kafasina. butun heyecanindan oracikta kurtulmaz mi? biraz daha kendine guvenli, biraz daha pes etmeden durmaz mi?

    bizim hayatlar cok fazla yenilige acik degil. her hafta agzimizi acik birakacak isler donmuyor buralarda. rutin iste. oldugu kadar. o yuzden o gune kadar hic duymadigin bir kolonya acayip cekici gelebiliyor haliyle. limon kolonyasi da olur, portakal da. ama sen illa "mandalina" yi istersen ona bir sey diyemem. en azindan durust bir cocuga benziyorsun.

    yine de kimine cok iyi gelmedi mandalina kolonyasi. hayattaki her guzel kokulu seye aldanmis insanlar eminim daha iyi anliyorlardir dediklerimi.

    altili bir biranin aromasina ve mucizesine kendimizi inandirabilsek keske.

    not: bu entry'de hic metafor kullanilmamis ve sadece tek bir hayvana zarar gelmistir.
  • iğrenç!

    başka bir kelime yok.

    gerçi bir şişe satsumalı vodkayı sek içtikten sonra benzer kokuyu ne zaman duysam midem bulanıyor ama o geceden önce de karşıma çıksa iğrenç lan bu derdim.

    bazen herkesin yaptığı iyidir lan, her zaman ayrı durmak zorunda hissetmeyin.
  • sürdükten üç dakika sonra elimi kesmeme ramak bıraktıran kolonya. nasıl bir koku böyle değişir ne olur anlamdan o keyif hissi ne kadar az sürdüyse o acaip koku hissi bir saat sürdü.
  • buruna hos gelen super bir fikirmis. olsa da surum surum surunsek.
  • o ne laaa
  • şu dünyada vanilyalı bebek kokusuna rakip olabilecek tek koku. böyle nefis, böyle ferahlatıcı, böyle harika bir koku olamaz.

    bileğime sürüp dakikalarca kokladığımı biliyorum. ve teşekkürlerimiz paşabahçe'ye gidiyor.
  • rezalet kokan bir şey.