şükela:  tümü | bugün
  • manevî bilimler, tabiî (doğal) bilimlerin ilgi alanlarının dışındaki konulara ağırlık veren, daha çok insanın manevî kaynakları ve ruhun meziyetleri çerçevesinde araştırmalar yapan bilim dallarıdır. kapsamına teknoloji, lisan, sanat, edebiyat, felsefe gibi insan ürünlerinin yanında din kapsamında ahlâk, tasavvuf gibi sosyal ve ilahî konular girmektedir.

    manevî bilimler, kavram olarak 19. yüzyılında avrupa’da ortaya çıkmıştır. vahye dayanan kaynakların tefsiri yanında tarih filolojisi (edebiyat, dil) çalışmaları kapsamında türediği için, toplum ve kültür bilimleri (sosyal bilimler) ile yakından ilişkilidir. geniş anlamda manevî bilimler, çoğu zaman kültür bilimleri olarak da tanımlanmaktadır.

    manevî bilimlerin teorik içeriği, wilhelm dilthey tarafından oluşturulmuştur. “manevî bilimlere giriş” kitabıyla (einleitung in die geisteswissenschaften, 1883) dilthey, maneviyat konularına uygulanabilir sosyal bir boyut kazandırarak, maneviyatı, bilimlerin bütünü olarak ilan etmiştir. buna göre manevî bilimlerin kaynağında tarihî ve sosyal gerçekler yatmaktadır. insanların manevî faaliyetlerinin anlamlandırılması ve idraklere uygun bir şekilde yorumlanması, ancak tefekkür yoluyla ortaya çıkarılabileceğini düşünen dilthey, tabiî bilimlerden farklı olarak sadece genele yönelik değil şahsî özellikler etrafında bireysel hadiselere yoğunluk kazandırmak istemiştir. dilthey, fıtrata uygun araştırma yöntemlerinin yanında manevî değerlerin de tespit edilip çalışma kapsamına alınmasına önem vermiştir.

    tabiat biliminin başarıları karşısında, insan odaklı manevî bilimlerdeki gelişmeyi açıklayabilmek için, tarihselcilikle hayat felsefesinden bazı unsurları bir araya getirmiş olan dilthey, tarihin insan hayatını anlamada anahtar rol oynadığına inanmıştır. bu doğrultuda, insan ve toplumların ancak tarihî bir çerçeve içinde anlaşılabileceğini öne sürmüş ve dolayısıyla, temelde tarihe ilişkin araştırmayla bu araştırmanın uygun yöntemleri üzerinde durmuştur.

    dilthey’e göre manevî bilimlerin görevi, hayat, idrak ve ifade arasındaki bağın izahını yapabilmektir. bu çerçevede ifade, belirli döneme ait genel kültürel kodların bir yansıması olarak düşünürlerin hayata dair düşüncelerden ibarettir. dilthey’in manevî bilimlerin anlama teorisi ve metodolojisi çerçevesinde bir konsept olarak öne attığı “hermenoytik”, tabiî ve manevî bilimleri birbirinden ayırmak açısından bilimsel tartışmalara yol açmıştır. bilindiği gibi, batı dünyasında “hermenoytik”, antik yunan tanrısı hermes, dünya (toplum) ile gök (tanrılar) arasında bağ kurucu ve yeryüzünde yukarının (manevî âlemlerin) yorumcusu olarak kabul görür. “hermenoytik” denilen bu kelime, kaynağını hermes’in bu manevî fonksiyonundan alır.

    dilthey tarafından oluşturulan manevî bilimler ekolü’ne katılan diğer bilim insanları şunlardır: hermann nohl, eduard spranger, georg misch, erich rothacker ve jürgen habermas.