şükela:  tümü | bugün
  • sırf boşluk dolsun diye davranmamak.

    yalan dolan, ıvır zıvır, saçma sapan, akıl mantık dışı, bilimi karşısına alan uydurma, hurafe türü şeyleri asla oraya atmamak.

    o boşluğa koyduğun her şeyin yararlı olmayabileceğini, hatta zararlı olabileceğini hiç mi hiç unutmamak.

    gerçi senin haberin olmadan birileri tarafından tıka basa doldurulan bu alanda hâlâ bir yer kalması olasılığı çok zayıftır. ama yine de dikkat etmekte fayda var.

    edit: entry'de son paragraf düşmüştü. eklenmiştir.
  • kenarlardan taşırmamak.
  • dudak payı bırakmak..
  • kula kulluk etmeyin
  • manevi boşluğunuzu doldurma vaadiyle, sizden para veya menfaat talep edenlere itibar etmeyiniz.
    kamu spotu gibi oldu ama öyle.kimse hayatınızda mucizeler yaratamaz.olacak olan şeyler zaten olur.ne ardı ardına tekrar edilen sözler,ne bir muska, ne de birtakım ritüeller başınıza gelecekleri değiştiremez.ruh olgusunun bilimsel bir geçerliliği henüz yoktur.yine de insanın manevi boşluk diye tanımladığı şey (ki herkesin bundan anladığı şey farklı) dönem dönem birtakım arayışlara girmesine sebep olur.bu anlaşılabilir bir davranış biçimidir.bunların tümünün amacı, bu dünyadaki varlığına bir anlam yüklemeye çalışmaktır.yani yine dönüp dolaşıp vardığı nokta ego'dur.
    egonuzu tatmin etmeye çalışın ona bir lafım yok da,size manevi öğretileri karşılığında birşeyler satmaya çalışan bilge kişiler(!)den sakının.
  • oncelikle manevi boslugu doldurmak oncesinde orayi neyin neden doldurdugu sorusunu sormamizla baslamali. onceden neden orasi doluydu veya neden "manevi" kontenjanimiz var ve bunu dolu tutmaya calisiyoruz. soru zor olsa da cevap basit. her insan gibi tarihteki her inanc onderi gibi bir sorudan kaynaklaniyor. ben neden burdayim.

    buna cevap vermekse ayri bir felsefe. tarih hurafelerle bu sorunun ve merakin nasil bastirildigina dair sayisiz ornegi barindiriyor. ister hurafelerle doldur istersen dayatilmis kati kurallarla ama bir kere o boslugu hisset, orada bir sorun oldugunu veya bazi kavramlarin tutarsiz oldugunu fark ettigin an artik sen eski sen olmazssin. aramaya baslarsin. gercek ile yalani sorgulamaya baslarsin. artik gercekten baska hicbirsey seni mutlu etmez. gercek ise hic bir zaman mutlu etmez. fakat gercege daha yakin oldugunu hissetmek ise paha bicilemez bir duygu olur.

    yasam anlayisini gercekler uzerine temellendirdigini bilmek, sarsilmaz bir dayanaga sahip oldugunu bilmek seni daha direncli daha guclu yapar.
    alternatifi ise gecmisten gelen dogmlarla yasamini surdurmeye devam etmektir.