şükela:  tümü | bugün
  • yeri geldiginde golgede 10 dk kipirdamadan bekleyip, cete uyelerinden biri duvar dibine iserken arkasindan yaklasip migros posetiyle bogarak oldurup kendinizi ve oyunun gorunmez yonetmenini tatmin etmenize olanak veren bir eser. korkunc basarili figur tasarimlari ve oyunun baslamadan onceki "close the curtains, lock your door and get ready to kill!!" uyarisi beni benden almistir
  • pc versiyonu çıkmış oyun. thief ve hitman'e benziyor hafiften, gölgelerde gezinip kurbanları tek yakalayıp elimizden geldiğince böğürlerini deşip, beyinlerini duvara yapıştırıyoruz. hafif stresli ama zevkli olmuş, oyunda "ayayay" adam beni gördü", "kaç lan kaç aha yakalayacaklar" gibi replikleri sarf etmek an meselesi. 2 eksiği var: ilki, bunun konsol versiyonunda headset in mikrofonuna "helelöy" falan diye bağırıp yakındaki düşmanların dikkatini çekip tuzak kurmak mümkünken pc de yok öyle bir olay (duvara falan yumruk atıp öyle ses çıkarmak gerekiyor). öteki eksik de oyunu kaydetme imkanının kısıtlanmış olması, checkpoint sistemine benzer bir yöntem uygulanmış. yani tamamiyle sessizlik üzerine kurulu, herşeyin pamuk ipliğine bağlı olduğu böyle bir oyunda böyle bir sistemin insanı nasıl deli ettiğini anlatayım: bir adamı boğazlayım derken öbürü beni görüyor, gidiyor arkadaşlarına laf yetiştiriyor, tüm npcler el ele verip evire çevire dövüyorlar sonra beni, sonra da gidip 10 dakka öncesindeki noktadan yeniden başlanıyor doğal olarak. oyun yapımcıları ne zaman anlayacak bilemiyorum ama biz bilgisayar oyuncuları camiası olarak oyunumuzu istediğimiz noktalarda kaydetmekten büyük keyif alıyoruz ve bunu bizden esirgeyen yapımcıları kaçırıp işkence etmeyi de planlamıyor değiliz. duyuyonuz mu lan? gözünüzün yaşına bakmayız.
  • ilk başlarda "oha!","aha gördün mü ekledim zopayı" ve "oha adamın beyni duvara yapıştı" tadında tepkiler verdiren ancak bir süre sonra mütemadiyen aynı şeyleri tekrarlamaktan dolayı epey sıkıcı hale gelen oyun.
  • save pointler birbirinden bayagi uzak oldugu icin olunce geriden ba$layip ayni $i$kolari, ayni yontemler, ayni yerlerde oldurmeye kasmanin baydigi oyun.
  • bana 'işte rockstar' dedirten bir oyun daha. düşmanınıza arkadan sessizce yaklaşmanız gerekiyor. action tuşuna ne kadar uzun süre basılı tutarsanız öldürme olayıda o kadar kanlı ve şiddetli gerçekleşiyor. misal elinizde ip gibi bişe var, ilk derecede sadece adamı boğuyorsunuz, son dercede ise boğup iple kafayı alıyorsunuz. aynı kafayı alıp düşmanların dikkatini dağıtmak için sağa sola fırlatabiliyorsunuz. ayrıca düşmana direk dalma seçeneği de mevcut fakat zararlı bir seçenek. oyunun karanlık ve esrarcengiz havası bence süper olmuş. fakat bir süre sonra bayması muhtemel bir oyun. yine de mutlaka alınması, oynanması gereken unutulmayacak bir oyun diyorum. son olarak ' rockstar sen bizim herşeyimizsinnn!!! '
  • daha ikinci bölümünden sonra kendini uninstall ettirecek kadar sıkıcı oyun.aynı mekanlar, otuz saat süren sokak dövüşleri, grenli görüntü falan filan.
  • stealth action tarzına yeni bir boyut kazandıran rockstar firmasının mukkemmel oyunu.
  • sanırım 1996'da türkiye'de de düzenlenmiş ancak pek tutmamış erkek güzellik(?) yarışması.
  • blaze bayley nin eski grubu wolfsbane in güzel bir şarkısı. işin garibi şarkının vokallerine baktığımızda blaze in iron maiden daki performansından çok daha iyi bir performans sergilediğini görürüz.
  • ilk önce çok orjinal bir fikir gibi gelsede ilerledikçe oyunun mantığının aslında hep aynı olduğunu gördüğümde çok sıradan olduğunu anladığım oyun. adamı öldürürken yaptığımız harekete göre gösterilen cutscene tadındaki görüntüler güzelde her seferinde aynı olması bir süre sonra sıkıyor. neticede bitirebileni sabrından dolayı takdir etmek istediğim bir oyun manhunt