• manalı ve manidar aynı şeyler değildir. aynı şey için kullanılsalar bile farklı yönleri temsil ederler...

    sanatsal bir örnek verelim, daha iyi anlaşılsın, gelecek nesiller daha bilinçli kullansın.

    herhangi bir şarkı düşünelim.... mesela, kayahanın sarı saçlarından sen suçlusun'u (başka örnek mi bulamadık ya neyse.) olsun. şimdi bu şarkının kendi başına bir manası vardır... öyle uzay boşluğunda sarı saçlarından sen suçlusun, beni aşık ettin kendine falan filan gibi manası vardır... ama bir sarı saçlı manitaya bunu gönderdiğimiz vakit, manalı durumundan farklı bir mesaj taşır, sarı saçlı manitaya bunu göndermek, kendi manasından azade, manidardır aynı zamanda...

    manalı ve manidar arasındaki en büyük ayrım tüketildiği andaki mesajın değişiminden kaynaklanır demek pekala mümkündür.
  • son zamanlarda her kesimce yerli yersiz kullanılan bir niteleme. arapçadan gelir.

    "...hele de darwin’in 200’üncü doğum yılında çıkarılmasını çok manidar buluyorum."

    "düşündürücü olduğu kadar manidar bir durum!"

    "en iyi kısa film ödülünü açıklamak üzere salonda bulunuyorum, bunu manidar buluyorum."

    "atama rakamları ilginç ve bir o kadar da manidar."

    " ve lüksemburg'a gitmiştik, orada çok manidar bir olay yaşadık."
  • bu aralar en gıcık olduğum kelime.

    ör: "bu lafların bugün ortaya çıkmaya başlaması çok manidar".

    meali: malım ama her olayı birbiriyle ilişkilendirmeye çalışıyorum.