şükela:  tümü | bugün
  • jamiroquai'in az bilinen parçalarından. sözleri ise ektedir

    four hundred years or more
    since you came to crucify
    they were taken far from home
    there were promises of paradise
    but if they had been told that day
    that they would be sold this way
    to satisfy the souls of chosen men
    see i had to look carefully
    at the shame of my ancestry
    to re-define the story line again
    if i was taken for a day
    and shown another way
    every child can learn a different thing
    see i tried a million times
    but i had to change my mind
    sadness was the best thing i could bring
    on the inside he was dead and this is what he said
    as he took away the bloom above the clouds
    superiority was clearly meant to be
    so destiny will manifest in time
    so where has the love all gone
    a troubled trail of tears will tell the tale
    of how i was put down where i don't belong
    woman, child, and man for sale
    for ethical slavery is just an absurdity
    how can you be alive when you are dead
    with these chains of hypocrisy
    the shame of my ancestry
    forever stained with blood in which you tread
  • ondokuzuncu yuzyilin baslarinda daha ilk yuzyilini doldurmamis ozgur amerikanin guneye* ve orta amerikaya* dogru genisleme planlarini hakli gostermek icin uluslararasi politakasina verdigi terim. kelime anlami olarak tanrinin ongordugu, yazilmis olan, dogal olan anlaminda kullanilir.
  • john l. o' sullivan tarafından 1839da kaleme alınmış metin.
  • çalması pek zevkli bir jamiroquai şarkısı. ah de la funk ah...
  • aşikar, açık kader. abd'nin dış politikasını etkileyen en önemli inanış, hurafe, koca yalan, bir nizam-ı alem veya promised land türevi. bugün abdnin yaptıklarının izahı ve nedeni bu fikirde yatmaktadır, zira anglo-sakson protestan beyaz adam zannetmektedir ki tanrı onu barbar dünyayı "demokratikleştirme"yle görevlendirmiş, frontier, mrontier dinlememesini, uzayın bile onun olduğunu söylemiş... emir direk tanrıdan geldiği için, sözkonusu sürecin şu veya bu şekilde değiştirilmesi veya ertelenmesi mümkün değildir; wasp, oraya gitmek, ele geçirmek ve değiştirmek zorundadır. abdnin jeostratejik önemi dışında bir özelliği olmayan vietnamı ele geçirmek istemesi en iyi bu doktrinle açıklanabilir.
    boş bkz olabilir ama yine de vermek isterim;
    (bkz: the city on a hill)
  • bas gitarlı girişini duydukça yüzümde bin bir gülün açtığı leziz jamiroquai şarkısı..
  • protestan amerikalilarin* yayilmacilik doktrini denilebilir. 19. yy'in baslarinda, kizilderililere ve bir yeni ispanya kurma arzusundaki katolik meksikaya karsi batida kaliforniyaya, guneyde teksasa dogru yayilmanin ideolojik, mistik ve ahlaki altyapisini olusturmustur. amerikan protestan eliti o donemde bir katoliklik veya ingiliz imparatorlugu kadar kuresel yayilmaci vizyona sahip olmadigindan, ulusalci ve izolasyonist ozellikler de tasimaktadir aslinda bu doktrin, yahudilerin siyonizm, vadedilmis topraklar ideolojisi gibi. nitekim amerikan dis politikasi ikinci dunya savasina kadar buyuk olcude izolasyonist bir yapida kaldi. wilson'in milletler cemiyeti plani bile hiyerarsik degil, milletler arasinda esit temsile dayaniyordu. yine de amerika'da izolasyonist fikirler hala o kadar gucluydi ki bu milletler cemiyetine katilmaya bile ikna edememisti kendi ulkesini. ama ozellikle ikinci dunya savasi sonrasi amerikanin yukselen yeni guc olmasi ile komunizme karsi dis politikada kureselci ozellikler de yuklenilmeye baslandi. ingiliz imparatorlugunun "light" versiyonu olarak dunya sahnesinde yerini alan amerikanin dunyaya demokrasi goturme heyecaninin arkasinda yine bu ideoloji yatmaktadir bir miktar, enternasyonalist yeni muhafazakarlik ideolojisiyle harmanlanmis olarak, ve londra/new york merkezli sermaye ve cokuluslu sirket kuresellesmeciligi ile birlikte.

    http://www.pbs.org/…e/manifest/manifestdestiny.html
  • pasifik kıyısı ve ötesine doğru açılmasının abd'nin kaderi ve görevi olduğu doktrini.
  • kızılderilileri tamamen imha edip topraklarını işgal ederek tüm kaynakları sömürmeyi tanrı buyruğu addeden bir doktrin.
    bunun günümüz küresel amerikan imparatorluğu ideolojisine tahvil etmek için kullanılan bahane ise monroe doktrinidir.
    teddy roosevelt,domink ve venezuela müdahalelerini rasyonalize etmek için monroe doktrinine atıfta bulunur.
    abd'nin kendi politikalarını desteklemeyen herhangi bir orta veya güney amerika ülkesine karşı işgal de dahil bir takım hakları bulunduğunu iddia eder.
  • amerikanın doğu kıyısından başlarayarak önüne çıkan her şeyi katledip en sonunda pasifik kıyılarına ulaşıp ve önlerinde katledicek kimseler kalmayınca durmalarına verdikleri politik isim.

    (bkz: big stick)