şükela:  tümü | bugün soru sor
  • el ve ayak tırnaklarının kenarlarındaki etleri almak,kimilerinde oynakları törüleyip,nallamak şekline sirayet eden durum.kadın kuaförleridne vuku bulur genelde.parmak aralarına pamuk sokuşturulmuş kimselerin ordan oraya sektileri gözlemlenir.
  • şimdilerde erkeklerin de yaptırdığı ama asıl olarak kadınlara mahsus bir tür kaporta bakım
  • kuaför gibi hivin hepatite uçan tekme attığı ortamlarda yapılan acayip işler silsilesi.
  • efendim bunlara bir set halinde maruz kalınır genelde. kuaföre giden kişiler, manikur ve pedikur ve de fön ve de kaşlarımı da alalım, ee ve de saçların ucundan keselim ee ve de ve de der durur.

    bazıları işlemlerin hepsine ayrı özen gösteriyoruz imajıyla ayrı ayrı işlemlere tabi tutarlar sizi. önce manikur, pedikur, sonra fön derler. bazılarıysa zamane aceleciliğiyle senin şimdi yapacak daha çok işin vardır ben saçlarını çekiştirirken manikürün de pedikürün de çıksın aradan derler. aynadan saçlarınıza mı bakacaksınız yoksa elimin etlerini nasıl da kesiyor diye ellerinize mi bakacaksınız şaşırırsınız. ellere bakma niyetiyle kafanızı hafif öne götürdüğünüzde hemen bir el darbesi kafanızı geriye doğru çekecektir de. nasıl becerirler bilinmez ancak el, ayak ve saç aynı anda biter çoğu zaman. işiniz bittiğine göre gitmelisinizdir ancak eller ojeli, ayaklar da öyle. önü açık bile olsa ayakkabıyı nasıl giyeceksiniz sürtmeden bir yerlere, ellerle cüzdana nasıl yapışıp çıkartacaksınız paraları... bunları düşünmezler. düşünmedikleri gibi dikip gözlerini hem kuaför çalışanları hem de sizinle aynı dertten muzdarip diğer müşteriler hafif bir gülümsemeyle sizi ve hareketlerinizi izler. ve eve geldiğinizde bozulmuş ojeler....
  • yapildiginda degil, yapilmadiginda farkedilir.
  • ellerin daha güzel ve bakımlı görünmesine yarayan kendiiniz yapabileceğiniz gibi işi ustalarada bırakabileceğiniz işlemler. etleri pensle yolmaktansa makasla yekpare kesilmesi tavsiye olunur.
  • yaptırdıktan sonra insanda elini ayağını öpme isteği uyandıran işlem.
  • kadınlıktan zerre nasibini almamış östrojen yoksunu bir yaratık olduğum için kuaförde beni rezil eden ikili. kuaföre gitmişim, saç kestireceğim ama sıra var. kuaför bir şey de (adını unuttum) müşteriyi kaybetmek istemiyor. "bu arada manikür, pedikür ister misiniz?" diye soruyor. otuzlarını sürmekte olan kazık kirmizinintekrari da "hangisi, hangisine yapılıyordu? ele yapılan hangisiydi, ayağa yapılan hangisiydi?" diye soruyor öğrenmesi gereken yegane şey oymuş gibi. neyse efendim kuafördeki kadınlar kıkırdıyorlar. bizimki her ortamda kuyruğu dik tutacak ya, "ben yaptırmıyorum öyle şeyler" deyip atıyor kendini dışarıya. ama ne oldu? beni sonsuza dek kaybetti o kuaför.
  • hayatimda hic yaptirmadigim kisisel bakim.

    oysa gercekten cok bakimli bir insanimdir, kendime ozen gosterdigim gibi cildime ve dis goruntume de ozen gosteririm. yani bakimsiz pis bir insan hic olmadim. ama nedense hic manikur ve pedikur ihtiyaci duymadim. zaten ben "hic yaptirmadim" diyene kadar da insanlar bunu anlamiyor ve de "nasil yani" diyerek saskinlikla tirnaklarima bakiyorlar. oyle cok guzel ve mukemmel tirnaklar ve eller-ayaklar tezahur etmesin zihninizde, ama yaptirmayan icin de "bakimsizdir" onyargisi gercekten cok yanlis bence.

    bir kere ben elinde torpu olan kisiye bakamam, torpuleyen insanla ayni mekanda bulunmakta gucluk cekerim, beni cok feci rahatsiz eder ve de huylanirim. yazarken bile dislerim bir garip oldu, o derece...

    neyse, isin ve lafin ozu, bence manikur-pedikur yaptirmak bir bakim simgesidir ama herkes icin degildir; ihtiyaci olanin yaptirmasi gerekir ama ihtiyacim yoksa da yaptirmamak cok buyuk bir rahatliktir.