şükela:  tümü | bugün
  • fransız kökenli bir kelime olan manipülasyon insanların kendi bilgilerini veya istemedikleri halde karşısındakini etkilemek için bilgileri değiştirerek, ekleyip ya da çıkartarak değiştirmesidir.
  • yanlış bilgi ya da söylenti yayarak yatırımcıları yanıltmak ya da bir menkul kıymetin fiyatını çeşitli tekniklerle kasıtlı ve suni olarak düşürme veya yükseltme girişiminde bulunmak manipülasyon çeşitleridir. bu işlemleri yapanlara da manipülatör denir.hileli yönlendirme olarak da tanımlanan manipülasyon, algıyı yönlendirme ya da doğrudan fiyat hareketlerine müdahale yoluyla yürütülür. manipülasyon, yasa dışı bir faaliyettir ve suç olarak belirlenmiştir.

    futboldan bir benzetme yapayım: spekülasyon kaleciye verilen ve kısa düşen geri pası yakalayan rakip oyuncunun gol atmasıdır. manipülasyon ise topu elle düzeltip gol atmaktır.(mahfi eğilmez)
  • açık arttırma usulü satışlarda sahte teklif vermek.

    ki böylece potansiyel alıcıların üst limit sınırı tahmin edilerek zorlanır ve katılımcının aslında daha uygun alabilme imkanı olsa bile buna izin verilmemeye çalışılarak kısmen illegal bir kazanç sağlanır. dönem dönem uzun süre online mezat / müzayede yönetmiş biri olarak her hangi bir yasal yaptırımı olmasa da etik olmadığı gerekçesiyle uygulamadığım sistemdir.

    fakat ölücü milletimiz tahrik ediyor yalan değil... ürünün hakkını ver hakkını...
  • sevgili dostum manipülasyon yani tam çevirisi "yönlendirme" aslında kandırmanın ve dolandırmanın modern versiyonudur.

    manipülasyonu bildiğimiz kandırmadan ayıran husus çok daha zor anlaşılması ve belli psikolojik numaralar kullanarak kötü amacına bilimi de alet etmesidir.

    şimdi pek çok alanda seni kandırmak isteyenlerin üzerinde kullanabileceği manipülasyon numaralarından bir kaç tanesini sana fark ettirmek istiyorum çünkü farkına vardığın kandırma girişimlerinin üstünde etkisi olmaz.

    1) kafa sallama : 1980 senesinde yapılan psikolojik bir çalışmada kafa sallama hareketinin seni olumlu düşünmeye sevk edeceği ve söylenenleri daha fazla kabul etmeni sağlayabileceği ortaya çıktı. yani biri sana bir şeyler anlatırken kafanı emme basma tulumba gibi sallarsan o anlatılanlara daha kolay ikna oluyorsun.

    peki bunu nasıl kullanıyorlar. seni kandırmak isteyen dolandırıcı, yalanları sana sıralarken bir yandan da kendi kafasını aşağı yukarı sallamaya başlıyor.insanlar genel olarak konuşma esnasında belli bir aşamadan sonra karşılarındaki insanın beden dilini taklit etmeye başladığı için sen de fark etmeden kafanı sallamaya başlıyorsun.

    kafanı salladıkça da karşındaki hokkabazın sıktığı palavralar sana daha mantıklı gelmeye başlıyor. bu sebeple sevgili dostum birileri sana bir şeyler anlatırken kafana hakim ol. bazen bunu teknik olarak kullananlar da olur.

    örneğin birini dinlerken söyledikleri sana saçma sapan gelse bile kafanı sallayarak empati üretmeye çalışırsın. yani konuşanın gözüne girmeye kalkarsın. dikkat et, sen karşındakinin gözüne girmeye çalışırken onun palavraları da sana giderek daha akılcı gelmeye başlar.

    2) taklit etme : şimdi buna aynalama da denir. insanlar karşılarındaki kişinin beden dili ve konuşma şekli kendilerine benzedikçe onu daha samimi bulurlar. yani diyelim ki sen konuşurken bacak bacak üstüne atıyorsun ve hafif bir ses tonuyla konuşuyorsun. eğer karşındaki de seninle aynı şekilde bacak bacak üstüne atıp seninle aynı ses tonunda konuşmaya başlarsa ister istemez bilinç altı olarak ondan etkilenmeye ve kendine yakın bulmaya başlarsın. bu doğal olarak birbirleriyle çok kafa dengi ve hemen uyum sağlamış insanlarda gözükür.

    ama sahtekarlar bunu bir teknik olarak uygularlar.

    yani bilinçli olarak seni dinlerken veya sana bir şeyler anlatırken bedenlerinin duruşunu sana uydurur,ellerini kollarını senin gibi sallar, ses tonunu hatta kullandığın kelimeleri bile maymun gibi taklit ederler. eğer bunu usta işi yapıyorlarsa farkına bile varmadan sahtekara karşı sempati duymaya başlar ve söylediklerine inanmaya eğilim gösterirsin.

    not: bu tekniği iyi amaçlarla koçluk veya eğitmenlik gibi alanlarda iletişimi yükseltmek için kullanmakta mümkündür.

    3) yorgun düşürme: yorgun insanın zihin direnci düşer. bu yüzden seni kandırmak isteyenler önce seni bir güzel yormaya çalışırlar. sana saatlerce satacağı ürünleri anlatıp yoran satışçı veya on tane ev gösterip esas satmak istediği evi on birinci sıraya koyan emlakçı da benzer tekniği kullanır.

    ne kadar yorulur ve zihnin ne kadar zorlanırsa ikna girişimlerine karşı direncin de o kadar düşer.

    bu sebeple bir şeyler satın almaya veya ikna edilmene çalışılacağını bildiğin bir toplantıya hiç bir zaman uykusuz ve yorgun şekilde gitme çünkü zihnin ve bedenin yorgunsa normalde yüz kere hayır diyeceğin şeye evet dersin.

    tabi bunun en etkili yöntemi hem yormak hem de alkol içirmektir. bu sebeple bir yandan içki içilen danslı,çalgılı ve oynamalı her tür eğlence ortamı kandırma ve kazıklama için uygun alanlardır.

    4) isim kullanma : insanlar kendilerini çok sever, senin için dünyanın en güzel ismi de bu yüzden genelde kendi ismindir. birisi sana sürekli isminle hitap ederse bu hoşuna gider hele hele aslında ismini hatırlamayacağını düşündüğün birisi sana isminle hitap ederse yelkenlerin hemen suya iniverir. bu tip şeylerin planlı olabileceğini aklından çıkarma ve biri sırf senin ismini doğru hatırladı falan diye hemen kendini koyverme.

    5) hepimiz kendi laflarımızın ve kullandığımız kelimelerin özel olduğunu düşünürüz. birisi bize kendi sözlerimizi geri tekrarladığı zaman da bu çok hoşumuza gider. işte bu yüzden sahtekarlar da bunu güzel kullanır.

    örneğin ev almak için gittiğin emlakçı da şunu dedin

    "biz aile olarak memleketimizden getirdiğimiz değerlerimize çok bağlıyız bu sebeple satın alacağımız evin semti ve komşular bizim için çok önemlidir"

    emlakçı da sana şöyle cevap verdi. "sizin ve değerli ailenizin memleketinizden getirdiği değerlere bağlı olmanızı çok iyi anlıyorum ve bu sebeple size göstereceğim evin semtinin ve komşuların tam istediğiniz gibi olduğunu düşünüyorum"

    işte bu şekilde ettiğin her laf sana geri olarak servis edilir. bu yapıldığı zaman da sen karşındakinin çok açık,net ve dürüst konuştuğunu sanırsın. dikkat et ve aklını kullan.

    evet değerli dostum,seni manipüle etmek yani kandırmak için kullanılan psikolojik numaralardan 5 tanesini paylaştım.

    inşallah sonraki yazımda 5 tane daha paylaşmayı düşünüyorum.

    unutma her tür manipülasyon ve kandırma girişiminden korunmanın yolu allahın sana verdiği aklı doğru kullanmak ve duygularının gazına hemen gelmemektir.
  • şu anda hayatında yaşadığın sorunların kaynağı kötü niyetli biri veya birileri tarafından psikolojik baskı altına alınıp, kullanılman olabilir. manipülasyona uğrayıp uğramadığını anlayabilmen için dikkat etmen gereken bazı sinyaller vardır. bugün seninle bu sinyallerden bazılarını paylaşacağım.

    1) manipülasyonun üç tane ayağı vardır. korku, zorundalık ve suçluluk.

    seni yönlendirmek isteyenler sende bu duyguları uyandırmaya çalışırlar. kısacası aslında yapmak istemediğin bir şeyi şu an yapıyorsan birileri seni korkutmuştur, ya da yapmak zorunda olduğuna inandırmıştır veya büyük bir vicdan azabı çekeceğini söylemiştir.

    örneğin senden sürekli para isteyen ama aldığı hiç bir parayı geri ödemeyen bir arkadaşını düşün. bu kişi sana sürekli ne kadar zor durumda olduğundan, hiç kimsenin ona yardım etmediğinden, hayattaki tek dostunun sen olduğundan dem vurur. her zaman şanssız ve ezilen bir insan olarak kendini tanıtır. gözleri sanki hemen ağlayacakmış gibi sürekli dolu ve sesi hep titrektir.

    seni öyle bir duruma sokar ki ona para vermezsen kendini dünyanın en vicdansız ve acımasız insanı olarak görmeni sağlar. sanki denize düşmüştür de ona can simidi atabilecek tek kişi sensindir. durum böyleyse seni suçluluk duygusuyla yönlendiriyor diyebiliriz.

    2) seni sürekli suçlayan ve her lafını başka yöne çekerek üstüne gelenlere de dikkat et.

    örneğin iş yerinde bir yöneticin, ne yaparsan yap seni sürekli beceriksiz ve tembel olmakla suçluyorsa. üstelik kendini savunmak için ettiğin en basit lafı bile "nankörlük" damgası vurup sana geri iade ediyorsa. başın dertte demektir.

    ya da evlisin ve eşin seni sürekli ilgisiz olmakla suçluyor. kendi başına bir fincan kahve bile içsen "sen benimle ilgilenme, kahveni iç zaten" veya arkadaşlarınla yarım saat otursan "sen hiç keyfini bozma, arkadaşlarınla gez toz, hiç sorma benim zavallı eşim ne halde diye" gibisinden laflarla seni sürekli vicdan azabı ve suçluluk durumuna getiriyorsa alarm çanların çalıyor demektir.

    3) bazen de sana iyilik yapıyor görüntüsü altında yaklaşırlar. örneğin işlerinde sürekli yardımcı olur, sık sık arayıp hatırını sorarlar. sürekli hediyeler ve çiçekler alırlar. sana bir şey satıyorlarsa müthiş bir indirim yapmış gözükür veya ekstra bir avantaj sağlarlar.

    kısacası dışarıdan iyi ve faydalı görünen bir çok hareketle sana yaklaşırlar.

    buradaki püf noktası sana bu iyilikleri yaparken hep bir karşılık beklendiğini de ima ederler. bir süre sonra seni borçluluk ve minnettarlık psikolojisine sokarlar ki normalde yüz bin kere hayır diyeceğin bir teklife için kanaya kanaya evet dersin.

    4) bir de rol verme tekniği vardır. diyelim ki bir annesin ve çocuğun senden tablet bilgisayar istedi. tabletlere bakmak için gittiğin yerdeki kötü niyetli satıcı da, çocuğuna gösterdiğin ilgiyi ve verdiğin değeri fark etti. gitti oradaki en pahalı tableti önüne koydu. küçücük bir çocuk için aşırı lüks ve gereksiz pahalı bir tablet bu.
    normal bir tabletten on kat daha pahalı. satıcı burada sana şunu söyleyebilir.

    "hanımefendi görüyorum ki çocuğuyla çok ilgili ve onun geleceğini düşünen bir annesiniz. sizin çocuğunuz gibi akıllı bir çocuğa da ancak böyle bir tablet yakışır. ucuz tabletler hem çocuğunuzun sağlığını etkileyebilir hem de hemen bozulursa çocuğunuz çok üzülür. üstelik şimdiki çocuklar çok acımasız. diğer çocuklarda ucuz ve marka olmayan bir şey gördükleri zaman hemen acımasızca alay etmeye başlıyorlar. hafife almayın çünkü bizim komşunun çocuğuna marka olmayan bir ayakkabı giydirdiler diye psikoloğa götürülmek zorunda kaldı. zavallı çocuğa da bir ton ilaç verdiler. ama tabi ki siz bilirsiniz, bizde bu tabletlerin ucuz modelleri de var"

    şimdi burada ne yaptı kötü niyetli satıcı. müşterisi olan kadına "iyi ve ilgili anne" rolü verdi. bu rolü o kadar büyüttü ki anne ister istemez bunu kabul etti. sonra da ucuz bir tablet almanın bu role uymayacağını ima etti. bir de üstüne korkutma faktörünü de eklediği anda annenin zihnine fiti soktu.

    5) pasif agresif saldırıda bir insan kullanma tekniğidir. buna göre senin hareketlerini yönlendirmek isteyen kişi bunu açıktan yapmaz. açıktan seni eleştirmez veya saldırmaz. bunun yerine seni belli imkanlardan mahrum bırakır.

    mesela derin bir suskunluğa bürünür ve seninle çok az konuşmaya başlar. beraber bir şeyler yapmak istediğiniz zaman ya hasta olur veya morali bozuktur. sakarlıkları ve dikkatsizlikleri artmaya başlar. iş yerindeyse sürekli hata yapar. evdeyse tabak bardak kırmaya başlar. sen bu durumda acaba tüm bunlar benim "şunu yapmamdan mı" kaynaklanıyor diye düşünmeye başlarsın. ama açıktan sorarsan bunu hiç bir zaman kabullenmez. sen bir şekilde pasif-agresif saldırganın istemediği hareketi yapmaktan vazgeçersen bir anda yüzü gülmeye ve seninle konuşmaya başlar. hastalıkları geçer ve morali düzelir. dikkatsizlikleri de ortadan hemen kaybolur.

    evet sevgili dostum. eğer bu anlattıklarım hayatında varsa yönlendiriliyor olabilirsin.

    çözümü de basit.

    dürüst ve net ol. örneğin seni suçluluk haline sokmak isteyen birinin yaptığını fark ettiğin anda hemen "bak ne yapmaya çalıştığının farkındayım. boşuna uğraşma. benim yaptığım iyi ve doğru bir şeyse ne yaparsan yap beni suçluluk durumuna sokamazsın" de. i

    inancın da güçlü olsun. eğer güçlü bir allah inancına sahipsen ve kuran'ı gerçekten iyi anlamışsan kimse seni kolay kolay suçluluk duygusuna sokamaz veya korkutamaz. çünkü senin kendini ayarladığın varlık olan allah tüm evreni yaratandır. ancak eğer en ufak bir ortak koşma durumun varsa. en ufacık bir şekilde allahın gücünü başka varlıklara verirsen. bu anlattığım türlü yönlendirme tekniğine kapılarını açmış olursun.

    akıl ve inanç seni özgürleştirir.
  • en karlısını bahis şirketlerinin yaptığını düşündüğüm davranış biçimi, özellikle canlı bahis oynayanlar bunu yaşar. mesela bir futbol maçı diyelim 0-0 gidiyor, dakika 85, gol olmama oranı düşmeye devam eder, oranı takip eden oyuncu da ''artık beş dakika kaldı, gol olma ihtimali oldukça düşük, oranı kaçırmayayım'' der. gerçek ise öyle değil, evet gol olma ihtimali düşük, olabilecek pozisyon sayısı az ama senin kuponunun tutma ihtimali yine %50. değişen şey, bahsi doğru bilsen bile çok düşük bir oran elde edecek olduğun gerçeği.

    bahis şirketlerinin manipülasyon ve matematik gibi araçları varken, oyun sonucuna etki etmesine gerek bile yok. oyun sonucuna etki etmeye çalışanlar ancak dışarıdan katılanlar olabilir.
  • ustasından öğrendiğim pislik. yapanı da maruz kalanı da gözünden tanırım. dediğim gibi yaşayarak öğrendik sağolsunlar. ha yapmıyorum o ayrı. çünkü ahlak, etik ve insanlık dışı buluyorum ve ihtiyaç da duymuyorum. ezik ve özgüvensiz insanların daha sık başvurduğunu gözlemledim. üzücü...
  • bir takım içten pazarlıklı ya da ruh hali bozuk insanların, kendi hayatlarında yer alan diğer insanlara (iş arkadaşı,sevgili, eş vb.) istediklerini yaptırmalarına verilen genel isim.

    ruh hali bozuk dedim ama, manipülatörün illa ruh hali bozuk bir insan olması da çok gerekmez kanımca. bu işe hayatının bir noktasında hakkıyla maruz kalan bir insan da bunu çok rahat bir şekilde öğrenip uyguyalayabilir sonuçta.

    * ilişkilerde yapılan/uygulanan manipülasyon bir çok farklı durumda ortaya çıkabilir. manipülasyon tekniklerinin hedefinde; kişinin duyguları, özgüveni ve karakteri (yani duruşu) vardır. örneğin manipülatif bir insanla beraberseniz, bu kişi sizi tüm arkadaş çevrenizden binbir türlü ayak oyunlarıyla uzak tutmak ister. sürekli kendinizi sorgulamanıza ve ilişkide yaptıklarınızın yanlış olduğunu düşündürtmeye oynar.

    * size verdiği tepkilerle sizin ikilemde kalmanızı sağlar. herkes kendi ilişkisinde farkında olmadan (bilinçaltı nedeniyle) eşleşme ihtiyacı hisseder. örneğin herhangi bir konudaki fikrinizle, eşinizin/sevgilinizin aynı şekilde düşünmesini istersiniz. en azından kendi fikrinizi onaylatmak ya da en olmadı saygı duyulmak istersiniz. fakat manipülatör bunu asla gerçekleştirmez. sizin fikirlerinizle aynı zeminde buluşmadığı gibi, en ufak bir onay/saygı belirtisi göremezsiniz. bunun sonucunda da siz kendi fikirlerinizin yanlış olduğu inancına kapılıp derin bir boşluğa sürüklenebilirsiniz. bu da sizi, manipülatörünüzle aynı zeminde buluşmanızı sağlayacak düşünceler edinmenize neden olur. en sonunda da, manipülasyonu uygulayan kişinin duygusal olarak oyuncağı olursunuz.

    * süreli pekiştirme yöntemiyle bağımlılık yaratırlar. manipülatörler genellikle ilişkinin ilk zamanlarında, mükemmel bir ilişki deneyimi yaşatırlar. hatta öyle olur ki, kişi kendisini rüyada hisseder ve resmen ruh eşini bulduğunu düşünür. ama aslında öyle bir şey yoktur. manipülatör, sizi kendi istediği gibi yönetebilmek için en başından önünüze peyniri koymaktadır. (fare-peynir metaforu çok yerinde olabilir bu durum için) ilişkide zaman geçtikte iç yüzlerini size yansıtırlar. siz de ilk zamanları düşleyerek, o zamanların tekrar geleceğini ümit ederek ilişkiye devam edersiniz. ara sıra iyi olup, ilgilerini size kaydırırlar. bazen kaliteli seks vererek ya da ummadığınız bir iyilikte bulunarak beyninizin dopamin seviyesiyle oynarlar. bunun sonucunda hayatınızda asla kurtulamayacağınızı düşündüğünüz bir düzenek kurmuş olurlar.

    * sizi sürekli savunma durumuna sokarlar. manipülasyonu uygulayan kişi, hiç beklemediğiniz yerlerde öyle tepkiler verir ki, sonucunda siz tüm iyi niyetinize rağmen suçlu durumuna düşersiniz. bu duyguların sonucunda da büyük suçluluk duygusu hissedersiniz. bu aşamada, sürekli kendinizi savunup aslında ne kadar iyi niyetli olduğunuzu karşı tarafa anlatmaya çalışırsınız. zaten tuzağın kendisi budur.

    bu gibi şeylere maruz kalıyorsanız, bilin ki çok güçlü manipülasyonlarla duygularınız ve davranışlarınız değiştirilmek isteniyor. hepsinin hedefinde sizin kendi öz duygularınız ve istekleriniz yer alıyor. sahip olduğunuz düşünceler ve karakteriniz değiştirilmek isteniyor.

    uygulamalı bir örnek yazmak istiyorum.

    (örneğin, işe giderken güzelce giyindiniz, aynanın karşısına geçip kendi resminizi manipülatöre yolladınız.)

    - nasılım? (siz burada manipülatörden iltifat,onay ya da güzel sözcükler bekliyorsunuz.)
    + aldığım gömleği neden giymedin ? (sizi açıklama yapmaya itiyor ve sorgulatıyor)
    - canım ben bunu uygun gördüm. (siz buraya ne yazarsanız yazın cevabı hep aynı olacak)
    + sana bir daha bir şey alırken 2-3 kere düşünücem bundan sonra. (kendinizi suçlu ve kötü hissettiriyor)

    peki manipülasyondan nasıl korunulur ? bunun çok fazla methodu var. hepsini buraya yazamam ama entry'min en altına bir kaç kaynak kitap bırakıcam. isteyen o kaynakları okuyarak konuya daha fazla vakıf olabilir.

    benim verebileceğim tek tavsiye ise, hayata karşı olan duruşunuzdan asla taviz vermemenizdir. bir insanı ne kadar çok severseniz sevin, o insan sizin en iyi iş arkadaşınız olsun ya da olmasın, isterse hayatınızda en değer verdiğiniz kişi olsun bunun hiç bir önemi yok. yanlış insana değer verdiğinizi direkt olarak kabul edin ve hayatınızdan uzaklaştırın. eğer uzaklaştıramıyorsanız, kendinizden asla taviz vermeyin. o otomatik olarak uzaklaşacaktır.

    kaynaklar;

    https://www.amazon.com/…-manipulative/dp/1935166301

    https://www.amazon.com/…onships-ebook/dp/b00pcvjgfw

    https://www.amazon.com/…ppens-someone/dp/1522939822

    https://www.amazon.com/…relationships/dp/1522990135

    okudukça, kaynak kısmını güncelleyeceğim.
  • en çokta bunu yapan insanlar bu tarz manipülasyonlara geliyor. çünkü o kadar farkında değil ki yaptığının bir başkası tarafından ona yapıldığının.çünkü o sadece kendisi ile meşgul,kendi manipülasyonlarıyla ama kendi gibi olanların manipülasyonlarına savunmasız. çünkü ummadığı yerden gelen manipülatif reaksiyonları kendi yararına sanıyor.demem o ki; iki manipülasyoncuyu oturup uzaktan izlemek kadar keyiflisi yok.manipüle edeyim,maninipüle edeyim derken hayallerin elinden kayıp gidiyor.
  • iyi bir manipülatör manipüle edilen kişinin manipüle edildiğini fark ettirmez. ustalaşılır ve yerinde kullanılırsa insan ilişkilerinde iki tarafın da çıkarını sağlayacak vesiledir.

hesabın var mı? giriş yap