şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • manipülatif kişilerin en büyük özelliği söylediklerine karşı tarafı inandırma isteğidir. kendileri hakkında söylenenleri kabul etmekle birlikte karşı çıkan bir yönleride muhakkak vardır. eleştiri yeteneği yüksektir ama empati kabiliyeti düşüktür. en çok dile getirdikleri konular genellikle en başarısız oldukları konulardır. bir duruma karşı tarafı inandırabilmek adına verdikleri tavizler inanılmaz boyutlara ulaşabilir. toplumda kendilerine saygı duyulması adına edindikleri maskelerin adeti çok olabilir. bu kişilerle sanat hakkında konuşmalarda yapabilirsiniz sıradan bir spor müsabakası tartışmasında da bulunabilirsiniz.

    erişkin bir ortalama manipulatif kişinin hayatında ki en önemli şeylerden biriside ona saygı duyulması isteğidir. bu yüzden kendini sürekli geliştirmek ve bilgi dağarcığını özellikle sosyal topluma dayalı konularda geniş tutması onlar için önemlidir. okuduğu kitaplardaki karakterleri genellikle benimser ve onlarmış gibi düşünüp cevap verebilirler.ikili diyaloglardan ziyade empati duygusu; izlediği,okuduğu ve benimsediği karakterler üzerine dayalıdır. kendi karakterini deneyimlediği karakterlerin karışımı olarak şekillendirip bu duruma göre hareket edebilir. bunun anlamı kendi karakterinin olmadığı değil daha ziyade kendi karakterini kendi insiyatifinde şekillendirme isteğidir. iknâ etmesi zor insanlar olduklarından inatlaşmamak karşı taraf için iyi olabilir. zira karşılıklı iletişime açık ancak olayın gidişatına göre kendini geliştirmiş ve ona katkı sağlayacak bilgileri olan insanlarla konuşmaktan ve yeni bilgiler edinmekten çekinmezler.

    tanım: manipülasyon
  • manipülasyon kelimesi sanki yeni yeni girdi lugatimiza. aslında anlamı, kişinin karşısındaki kişiye istediğini yaptırabilme yeteneğidir. evet yetenek çünkü herkes yapamaz ama herkes maruz kalabilir böyle insanlara. bunu yapan sadece yetişkin insanlar da değil ayrıca. mesela bir bebek istediği şeyi yaptirana kadar ağlayarak sizi manipüle eder. daha küçük yaşta öğrenilir bu davranış ve yaşayarak tecrübe ederek geliştirilir.
  • günümüzde karşındaki bireyi istediğin yöne evirmekte kullanılan tekniktir.
    seni sevmesini mi istiyosun - manipüle et
    başkasından soğumasını mı istiyosun - manipüle et
    kendini kötü hissetmesini mi istiyosun zayıf hissetmesini mi istiyosun - manipüle et.
    karşınızdaki insan da siri gibi komut bekliyodu dimi...
  • manipule edildigini o an anliyorsan ne ala eger yataga basini koydugunda ah sunu da soyleseydim dediysen gecmis ola..
  • asıl mevzu korunma yollarıdır, bazıları ilmik ilmik dokur. maalesef süreç içerisinde gerçekleştiği ve devinim içinde olduğunuz zaman anlamazsınız

    sorular.

    1- kısa süreç içerisinde bu tiplerin manipülatör olduğunu anlarız,
    2- nasıl kendimizi koruruz?

    ek:
    3- manipülatör güya sizin iyiliğinizi isteyen ve en azından sizin açınızdan iyi geçinmek istediğiniz biriyse ne yaparsınız? fenalıklarından nasıl korunursunuz?
  • fransız kökenli bir kelime olan manipülasyon insanların kendi bilgilerini veya istemedikleri halde karşısındakini etkilemek için bilgileri değiştirerek, ekleyip ya da çıkartarak değiştirmesidir.
  • yanlış bilgi ya da söylenti yayarak yatırımcıları yanıltmak ya da bir menkul kıymetin fiyatını çeşitli tekniklerle kasıtlı ve suni olarak düşürme veya yükseltme girişiminde bulunmak manipülasyon çeşitleridir. bu işlemleri yapanlara da manipülatör denir.hileli yönlendirme olarak da tanımlanan manipülasyon, algıyı yönlendirme ya da doğrudan fiyat hareketlerine müdahale yoluyla yürütülür. manipülasyon, yasa dışı bir faaliyettir ve suç olarak belirlenmiştir.

    futboldan bir benzetme yapayım: spekülasyon kaleciye verilen ve kısa düşen geri pası yakalayan rakip oyuncunun gol atmasıdır. manipülasyon ise topu elle düzeltip gol atmaktır.(mahfi eğilmez)
  • açık arttırma usulü satışlarda sahte teklif vermek.

    ki böylece potansiyel alıcıların üst limit sınırı tahmin edilerek zorlanır ve katılımcının aslında daha uygun alabilme imkanı olsa bile buna izin verilmemeye çalışılarak kısmen illegal bir kazanç sağlanır. dönem dönem uzun süre online mezat / müzayede yönetmiş biri olarak her hangi bir yasal yaptırımı olmasa da etik olmadığı gerekçesiyle uygulamadığım sistemdir.

    fakat ölücü milletimiz tahrik ediyor yalan değil... ürünün hakkını ver hakkını...
  • sevgili dostum manipülasyon yani tam çevirisi "yönlendirme" aslında kandırmanın ve dolandırmanın modern versiyonudur.

    manipülasyonu bildiğimiz kandırmadan ayıran husus çok daha zor anlaşılması ve belli psikolojik numaralar kullanarak kötü amacına bilimi de alet etmesidir.

    şimdi pek çok alanda seni kandırmak isteyenlerin üzerinde kullanabileceği manipülasyon numaralarından bir kaç tanesini sana fark ettirmek istiyorum çünkü farkına vardığın kandırma girişimlerinin üstünde etkisi olmaz.

    1) kafa sallama : 1980 senesinde yapılan psikolojik bir çalışmada kafa sallama hareketinin seni olumlu düşünmeye sevk edeceği ve söylenenleri daha fazla kabul etmeni sağlayabileceği ortaya çıktı. yani biri sana bir şeyler anlatırken kafanı emme basma tulumba gibi sallarsan o anlatılanlara daha kolay ikna oluyorsun.

    peki bunu nasıl kullanıyorlar. seni kandırmak isteyen dolandırıcı, yalanları sana sıralarken bir yandan da kendi kafasını aşağı yukarı sallamaya başlıyor.insanlar genel olarak konuşma esnasında belli bir aşamadan sonra karşılarındaki insanın beden dilini taklit etmeye başladığı için sen de fark etmeden kafanı sallamaya başlıyorsun.

    kafanı salladıkça da karşındaki hokkabazın sıktığı palavralar sana daha mantıklı gelmeye başlıyor. bu sebeple sevgili dostum birileri sana bir şeyler anlatırken kafana hakim ol. bazen bunu teknik olarak kullananlar da olur.

    örneğin birini dinlerken söyledikleri sana saçma sapan gelse bile kafanı sallayarak empati üretmeye çalışırsın. yani konuşanın gözüne girmeye kalkarsın. dikkat et, sen karşındakinin gözüne girmeye çalışırken onun palavraları da sana giderek daha akılcı gelmeye başlar.

    2) taklit etme : şimdi buna aynalama da denir. insanlar karşılarındaki kişinin beden dili ve konuşma şekli kendilerine benzedikçe onu daha samimi bulurlar. yani diyelim ki sen konuşurken bacak bacak üstüne atıyorsun ve hafif bir ses tonuyla konuşuyorsun. eğer karşındaki de seninle aynı şekilde bacak bacak üstüne atıp seninle aynı ses tonunda konuşmaya başlarsa ister istemez bilinç altı olarak ondan etkilenmeye ve kendine yakın bulmaya başlarsın. bu doğal olarak birbirleriyle çok kafa dengi ve hemen uyum sağlamış insanlarda gözükür.

    ama sahtekarlar bunu bir teknik olarak uygularlar.

    yani bilinçli olarak seni dinlerken veya sana bir şeyler anlatırken bedenlerinin duruşunu sana uydurur,ellerini kollarını senin gibi sallar, ses tonunu hatta kullandığın kelimeleri bile maymun gibi taklit ederler. eğer bunu usta işi yapıyorlarsa farkına bile varmadan sahtekara karşı sempati duymaya başlar ve söylediklerine inanmaya eğilim gösterirsin.

    not: bu tekniği iyi amaçlarla koçluk veya eğitmenlik gibi alanlarda iletişimi yükseltmek için kullanmakta mümkündür.

    3) yorgun düşürme: yorgun insanın zihin direnci düşer. bu yüzden seni kandırmak isteyenler önce seni bir güzel yormaya çalışırlar. sana saatlerce satacağı ürünleri anlatıp yoran satışçı veya on tane ev gösterip esas satmak istediği evi on birinci sıraya koyan emlakçı da benzer tekniği kullanır.

    ne kadar yorulur ve zihnin ne kadar zorlanırsa ikna girişimlerine karşı direncin de o kadar düşer.

    bu sebeple bir şeyler satın almaya veya ikna edilmene çalışılacağını bildiğin bir toplantıya hiç bir zaman uykusuz ve yorgun şekilde gitme çünkü zihnin ve bedenin yorgunsa normalde yüz kere hayır diyeceğin şeye evet dersin.

    tabi bunun en etkili yöntemi hem yormak hem de alkol içirmektir. bu sebeple bir yandan içki içilen danslı,çalgılı ve oynamalı her tür eğlence ortamı kandırma ve kazıklama için uygun alanlardır.

    4) isim kullanma : insanlar kendilerini çok sever, senin için dünyanın en güzel ismi de bu yüzden genelde kendi ismindir. birisi sana sürekli isminle hitap ederse bu hoşuna gider hele hele aslında ismini hatırlamayacağını düşündüğün birisi sana isminle hitap ederse yelkenlerin hemen suya iniverir. bu tip şeylerin planlı olabileceğini aklından çıkarma ve biri sırf senin ismini doğru hatırladı falan diye hemen kendini koyverme.

    5) hepimiz kendi laflarımızın ve kullandığımız kelimelerin özel olduğunu düşünürüz. birisi bize kendi sözlerimizi geri tekrarladığı zaman da bu çok hoşumuza gider. işte bu yüzden sahtekarlar da bunu güzel kullanır.

    örneğin ev almak için gittiğin emlakçı da şunu dedin

    "biz aile olarak memleketimizden getirdiğimiz değerlerimize çok bağlıyız bu sebeple satın alacağımız evin semti ve komşular bizim için çok önemlidir"

    emlakçı da sana şöyle cevap verdi. "sizin ve değerli ailenizin memleketinizden getirdiği değerlere bağlı olmanızı çok iyi anlıyorum ve bu sebeple size göstereceğim evin semtinin ve komşuların tam istediğiniz gibi olduğunu düşünüyorum"

    işte bu şekilde ettiğin her laf sana geri olarak servis edilir. bu yapıldığı zaman da sen karşındakinin çok açık,net ve dürüst konuştuğunu sanırsın. dikkat et ve aklını kullan.

    evet değerli dostum,seni manipüle etmek yani kandırmak için kullanılan psikolojik numaralardan 5 tanesini paylaştım.

    inşallah sonraki yazımda 5 tane daha paylaşmayı düşünüyorum.

    unutma her tür manipülasyon ve kandırma girişiminden korunmanın yolu allahın sana verdiği aklı doğru kullanmak ve duygularının gazına hemen gelmemektir.
  • şu anda hayatında yaşadığın sorunların kaynağı kötü niyetli biri veya birileri tarafından psikolojik baskı altına alınıp, kullanılman olabilir. manipülasyona uğrayıp uğramadığını anlayabilmen için dikkat etmen gereken bazı sinyaller vardır. bugün seninle bu sinyallerden bazılarını paylaşacağım.

    1) manipülasyonun üç tane ayağı vardır. korku, zorundalık ve suçluluk.

    seni yönlendirmek isteyenler sende bu duyguları uyandırmaya çalışırlar. kısacası aslında yapmak istemediğin bir şeyi şu an yapıyorsan birileri seni korkutmuştur, ya da yapmak zorunda olduğuna inandırmıştır veya büyük bir vicdan azabı çekeceğini söylemiştir.

    örneğin senden sürekli para isteyen ama aldığı hiç bir parayı geri ödemeyen bir arkadaşını düşün. bu kişi sana sürekli ne kadar zor durumda olduğundan, hiç kimsenin ona yardım etmediğinden, hayattaki tek dostunun sen olduğundan dem vurur. her zaman şanssız ve ezilen bir insan olarak kendini tanıtır. gözleri sanki hemen ağlayacakmış gibi sürekli dolu ve sesi hep titrektir.

    seni öyle bir duruma sokar ki ona para vermezsen kendini dünyanın en vicdansız ve acımasız insanı olarak görmeni sağlar. sanki denize düşmüştür de ona can simidi atabilecek tek kişi sensindir. durum böyleyse seni suçluluk duygusuyla yönlendiriyor diyebiliriz.

    2) seni sürekli suçlayan ve her lafını başka yöne çekerek üstüne gelenlere de dikkat et.

    örneğin iş yerinde bir yöneticin, ne yaparsan yap seni sürekli beceriksiz ve tembel olmakla suçluyorsa. üstelik kendini savunmak için ettiğin en basit lafı bile "nankörlük" damgası vurup sana geri iade ediyorsa. başın dertte demektir.

    ya da evlisin ve eşin seni sürekli ilgisiz olmakla suçluyor. kendi başına bir fincan kahve bile içsen "sen benimle ilgilenme, kahveni iç zaten" veya arkadaşlarınla yarım saat otursan "sen hiç keyfini bozma, arkadaşlarınla gez toz, hiç sorma benim zavallı eşim ne halde diye" gibisinden laflarla seni sürekli vicdan azabı ve suçluluk durumuna getiriyorsa alarm çanların çalıyor demektir.

    3) bazen de sana iyilik yapıyor görüntüsü altında yaklaşırlar. örneğin işlerinde sürekli yardımcı olur, sık sık arayıp hatırını sorarlar. sürekli hediyeler ve çiçekler alırlar. sana bir şey satıyorlarsa müthiş bir indirim yapmış gözükür veya ekstra bir avantaj sağlarlar.

    kısacası dışarıdan iyi ve faydalı görünen bir çok hareketle sana yaklaşırlar.

    buradaki püf noktası sana bu iyilikleri yaparken hep bir karşılık beklendiğini de ima ederler. bir süre sonra seni borçluluk ve minnettarlık psikolojisine sokarlar ki normalde yüz bin kere hayır diyeceğin bir teklife için kanaya kanaya evet dersin.

    4) bir de rol verme tekniği vardır. diyelim ki bir annesin ve çocuğun senden tablet bilgisayar istedi. tabletlere bakmak için gittiğin yerdeki kötü niyetli satıcı da, çocuğuna gösterdiğin ilgiyi ve verdiğin değeri fark etti. gitti oradaki en pahalı tableti önüne koydu. küçücük bir çocuk için aşırı lüks ve gereksiz pahalı bir tablet bu.
    normal bir tabletten on kat daha pahalı. satıcı burada sana şunu söyleyebilir.

    "hanımefendi görüyorum ki çocuğuyla çok ilgili ve onun geleceğini düşünen bir annesiniz. sizin çocuğunuz gibi akıllı bir çocuğa da ancak böyle bir tablet yakışır. ucuz tabletler hem çocuğunuzun sağlığını etkileyebilir hem de hemen bozulursa çocuğunuz çok üzülür. üstelik şimdiki çocuklar çok acımasız. diğer çocuklarda ucuz ve marka olmayan bir şey gördükleri zaman hemen acımasızca alay etmeye başlıyorlar. hafife almayın çünkü bizim komşunun çocuğuna marka olmayan bir ayakkabı giydirdiler diye psikoloğa götürülmek zorunda kaldı. zavallı çocuğa da bir ton ilaç verdiler. ama tabi ki siz bilirsiniz, bizde bu tabletlerin ucuz modelleri de var"

    şimdi burada ne yaptı kötü niyetli satıcı. müşterisi olan kadına "iyi ve ilgili anne" rolü verdi. bu rolü o kadar büyüttü ki anne ister istemez bunu kabul etti. sonra da ucuz bir tablet almanın bu role uymayacağını ima etti. bir de üstüne korkutma faktörünü de eklediği anda annenin zihnine fiti soktu.

    5) pasif agresif saldırıda bir insan kullanma tekniğidir. buna göre senin hareketlerini yönlendirmek isteyen kişi bunu açıktan yapmaz. açıktan seni eleştirmez veya saldırmaz. bunun yerine seni belli imkanlardan mahrum bırakır.

    mesela derin bir suskunluğa bürünür ve seninle çok az konuşmaya başlar. beraber bir şeyler yapmak istediğiniz zaman ya hasta olur veya morali bozuktur. sakarlıkları ve dikkatsizlikleri artmaya başlar. iş yerindeyse sürekli hata yapar. evdeyse tabak bardak kırmaya başlar. sen bu durumda acaba tüm bunlar benim "şunu yapmamdan mı" kaynaklanıyor diye düşünmeye başlarsın. ama açıktan sorarsan bunu hiç bir zaman kabullenmez. sen bir şekilde pasif-agresif saldırganın istemediği hareketi yapmaktan vazgeçersen bir anda yüzü gülmeye ve seninle konuşmaya başlar. hastalıkları geçer ve morali düzelir. dikkatsizlikleri de ortadan hemen kaybolur.

    evet sevgili dostum. eğer bu anlattıklarım hayatında varsa yönlendiriliyor olabilirsin.

    çözümü de basit.

    dürüst ve net ol. örneğin seni suçluluk haline sokmak isteyen birinin yaptığını fark ettiğin anda hemen "bak ne yapmaya çalıştığının farkındayım. boşuna uğraşma. benim yaptığım iyi ve doğru bir şeyse ne yaparsan yap beni suçluluk durumuna sokamazsın" de. i

    inancın da güçlü olsun. eğer güçlü bir allah inancına sahipsen ve kuran'ı gerçekten iyi anlamışsan kimse seni kolay kolay suçluluk duygusuna sokamaz veya korkutamaz. çünkü senin kendini ayarladığın varlık olan allah tüm evreni yaratandır. ancak eğer en ufak bir ortak koşma durumun varsa. en ufacık bir şekilde allahın gücünü başka varlıklara verirsen. bu anlattığım türlü yönlendirme tekniğine kapılarını açmış olursun.

    akıl ve inanç seni özgürleştirir.