şükela:  tümü | bugün
  • herhangi bir uslupta akademizme ulasildiktan sonra kisacasi "hadi arkadaslar bunun surasiyla biraz oynayalim bakalim ne cikacak" yaklasimiyla olusan ve bu yuzden de genellikle yeni bir uslubun dogmasina neden olan surec.
  • maniyerizm bir geçiş uslubudur.(rönesans barok arası) rönesansın kalıplarından sıyrılma söz konusudur.mesela rönesansta önemli olan oran maselesi bu uslup sanatçıları tarafından umursanmaz.yenilik arayışı vardır. derin perspektifler kullanılır. uslup kurallardan kurtulur ve bireyselleşir. rönesans ile maniyerizm arasındaki farkı leonardo ve tintoretto nun son akşam yemeği eserlerini karşılaştırırsak görüveririz hemen. bu uslup da rönesans gibi floransa da ortaya çıkmıştır ilk olarak.
  • (bkz: sinema)
  • (bkz: richard meier)
  • bülent özer* in deyimiyle, bildiğimiz patlıcan yemeğinden biraz sıkılıp -değişiklik olsun diye- içine havuç rendeleyip ama yine de yemeğin, patlıcan yemeği olarak kalmasını sağlamak.
  • kişide yer etmiş, alışkanlık olmuş istemsiz yüz hareketleri.
  • maniyerist mimari,değişik bir biçimde ortaya çıkmıştır. jacopo sansovino ’nun (1486-1570) yaptığı san marco eski kitaplığı, maniyerizm’in venedik’teki ilginç bir örneğidir. deniz ticaretinin merkezi olan bu kentin zenginliği, yapıların cephelerine de yansımıştır. yüksek kabartmalar, meyva çelenkleri, eros figürleri, son derece görkemli bir görüntü oluştururlar. zengin süsleme ve güçlü gölge-ışık etkileri, venedik’in yerel özellikleri olarak maniyerist mimari anlayışı içinde yer almaktadır
  • 16. yüzyıl başlarında bir takım ressamın "ulan bu michelangelo cıbıl karı çizmiş, güzel de çizmiş, o zaman cıbıl karı her yerde güzeldir; olur olmadık yere çizelim" mantığıyla michelangelo'yu taklit etmesiyle verdiği eserlerle başlayan akım. tabi her mannerist michelangelo izinde değil, onu etkileyen sanatçıların üsluplarını taklit ederek eserler vermişlerdir.
  • pek cok diger eseri gibi tintoretto'nun beyaz sakalli adam portresi de maniyerist stile bir ornektir. ayrica bu eser thomas bernhard'in alte meisteradli kitabina konu olmustur.
  • ünlü sanatçıların çalışmaları aynı üslupla çalışılmıştır. dinsel ve tarihi programlar allegrik anlamda resmedilmiştir.
    (bkz: el greco)