• boş bir beyinle köpek misali emre itaat etme. mankurtlaşan bünye düşünemez, geçmişini-ailesini-kimseyi hatırlayamaz, yemeğini yer ve buyurulan işleri görür.

    (bkz: mankurt)
    (bkz: avrupa tuzağında mankurtlaşan türkiye)
  • eskiden güney amerikada kölelere uygulanan bir işkence metodudur. mankurtlaşma yolu ile kölelerin kafasına ıslak hayvan derisi geçirilerek, güneşin altında tutulur. deri kurudukça küçülür ve kafatasını sıkar. beyin sıkıştıkça küçük kanamalar oluşur. beyin kabuğu hasar gördüğü için kişinin hafızası silinir böylece geçmişleri unutturulan insanlar köleleştirilir ve her emre itaat pozisyonuna getirilirlermiş.

    bunları öğrendikçe muasır medeniyetlerin o tahtı nasıl kurduklarını daha iyi anlıyoruz.
  • günümüzde başka yollarla yapılan,insanların beynini başka yollarla eriten,unutturan,düşündürmeyen bir metod.
  • günümüzde kitle iletişim araçları vasıtasıyla veya diger modern beyin yıkama araçlarıyla da yapıldıgını görürüz mankurtlaştırmanın. mankurtlar bir nevi sadık köpeklerdir, efendilerine körü körüne baglılardır, zira gördükleri işkence sayesinde kimlikleri, ne oldukları, geçmişleri hatta dahi öz bilinçleri zaten yok edilmiştir.

    günümüzün mankurtları ise bana göre asıl mankurtlardan daha vahim durumdadırlar. ellerinden alınan bir hafızaları yoktur onların. durumlarının farkındadırlar ve basit amaçlar ugruna; din adına, para adına veya herhangi dünyevi veya -cennet vaadi- bir haz adına köleleşmeyi, efendilerine körü körüne, sorgusuz sualsiz baglılıgı kabul etmişlerdir.

    mankurtlaşma avarlar'da kısa bir süreye yayılan bir işkence ve bilinç kaybettirme politikası iken günümüzde zamana yayılan, yıllarca fakat istikrarla sürüp insanı kökten bilinçsizleştiren bir durum haline gelmiştir. kendine yabancı her toplum ve efendisine sorgusuz baglı her köle zaten yok olmaya da mahkumdur.
  • mankurtlaştırma, tarihte türklere karşı uygulanmış bir işkence yöntemidir. bugünkü moğolların ataları olduğu düşünülen juan juanlar, türklere karşı bu yöntemini uygulamıştır.

    mankurtlaştırma işlemi için genç, dayanıklı ve güçlü esirler tercih edilirmiş. mankurtlaştırılmasına karar verilen esirlerin elleri, ayakları ve boyunları sağlamca çölün ortasında bir yere bağlanarak esirlerin hareket etmeleri engellenirmiş. önce kölenin saçları kazınır, saç telleri tek tek köklerinden çıkarılırmış. bu işlem yapılırken bir başka kişi de bir deve, camız, sığır ya da koyunu kesip derisini yüzmeye başlarmış. derilerin en kalın olan yerleri seçilerek kafası kanlar içinde kalmış olan esirin başına sıkıca geçirilir; başına deri geçirilen esir, güneşin altında beklemeye bırakılırmış. saçları yeniden çıkan kölenin saçları, üzerine sıkıca kaplanan derinin kuruması nedeniyle yukarıya doğru büyüyemediği için kendi kafa derisine doğru büyüyerek batarmış. çektiği inanılmaz acının etkisiyle esirler korkunç çığlıklar atarlarmış.

    zamanla güneşin altında kurumaya ve kurudukça daralmaya başlayan deri, esirin kafasını sıkarak tarif edilmez acılar çekmesine neden olurmuş. mankurtlaştırılmaya çalışılan 10 esirden yaklaşık 8'i acılar içinde kıvranarak ölürmüş. ölmeyen esirlerse yaşadıkları korkunç acının etkisiyle bütün geçmişlerini, ülkülerini, hayallerini, kişiliklerini unuturlar; adeta beyinleri yıkanırmış. birkaç gün sonra hayatta kalan esirin yanına gelen bir köle, esirin başına bir şapka takar; ona yiyecek ve su verirmiş. mankurtlar, yaşadıkları korkunç işkencenin bilinçaltlarında yaptığı etki nedeniyle başlarına dokunulmasından nefret ederlermiş.

    geçmişini tamamen unutan ve artık bir mankurt olan esir; yeni sahibine yüzde yüz itaat eden, kişiliği olmayan, geçmişini tamamen unutmuş, verilen emirleri sorgulamayan, kaçmayı asla düşünmeyen, ağzı var dili yok, hiçbir tehlike arz etmeyen muhteşem bir köleye dönüşür; sahibine adeta bir köpek sadakatiyle bağlı olurmuş. bu özelliği nedeniyle bir mankurt, 10 köleden daha değerliymiş. hatta bir mankurt öldürülürse, özgür 3 kişi öldürülmüş muamelesi yapılırmış.

    mankurtlaştırılan bir köleyi yakınları bile kurtarmaya çalışmazmış. çünkü mankurt, geçmişini tamamen unutur ve hiçbir şey hatırlamazmış. mankurtu eski haline getirmenin hiçbir yolu yokmuş.
  • yabancılaşarak, yani benliğini kaybederek başkalarının kölesi olmaktır.
  • yobaz kesimin bayıldığı kelime.