*

şükela:  tümü | bugün
  • toplu taşıma araçlarında bacaklarını, yanındaki kişiyi (özellikle de kadınları) rahatsız edecek seviyede açarak oturan kişiler için kullanılan bir tanımlama. diğer bir adı da man-sitting

    ek bilgi olarak vereyim son zamanlarda bu tarz olayların artması üzerine sokak diline katılan bu sözcük, ağustos 2015'te oxford english dictionary'e eklenmiş.

    açıkcası bu bacak açarak oturma olayı türkiye'de sadece kadınların değil erkeklerin de rahatsız olduğunu düşündüğüm bir harekettir. şahsen böyle oturan birisini gördüğümde yanına oturup bacaklarımı onun bacaklarına değdirerek oturup toparlanmasını sağlıyorum.
  • türkçe'ye taşşakyayma diye çevrilebilir. evet açüklama (mansplaining) kadar yaratıcı bir çeviri olmadı ama derdini şak diye anlatmadığını söyleyemezsiniz!! ha niye taşşak derseniz bkz. 'hayalarım yüzünden bu şekilde oturuyorum'

    bu oturuş şekli, birleşik krallık'ın yeni kadın başbakanı theresa may'in, yeni bakanlar kurulu üyeleriyle birlikte fotoğrafında oturur pozisyonda yer alan bütün erkek bakanlar tarafından titizlikle icra edildi. bu arada en fazla yayılan, taşıdığı türk geni nedeniyle elbette boris!
  • (bkz: tek derdimiz bu olsun)
    buna karşı yürütülen feminist çıkışlar artık (bkz: öküz altında buzağı aramak) klasmanına girebilir.

    insanlar rahatça oturmak istiyor, çekilen fotoğraflardaki çoluk çocuk hatta bebekten de belli olduğu üzere 7'den 70'e bencil ve rahatına düşkün olabilirsin. hemencecik eril iktidarı sembolize eden bir postür diye bağlamak oldukça zorlama.

    cinsiyetlerde görülme frekansı açısındansa bu pozisyonunun erkeklerde daha yaygın olması; erkeğin güç/otorite alanı ilanından çok başka ve daha bariz şu sebeplerle açıklanabilir:
    a) kadınların genelde edep, namus üzerinden yapılan kavramsal şiddet sağolsun böyle bacaklarını açarak oturmamak üzere sosyal baskı altında olması ve bunu içselleştirmesi
    b) kadınların etek ve elbise giymeleri
    c) genel olarak kadınların daha çok empati yapmaya, çevrede olan bitene hassas davranmaya özen göstermesi ve başka yolcuların yaşayabileceği mağduriyeti en baştan düşünmesi
    d) kadınların, kibarlık, şefkat, incelik, zarafet gibi özelliklere önem verecek şekilde yetiştirilmeleri
    e) gerçekten erkek genitalyasının malum şeklinden ötürü sıkı pantolonlar ve dikişlerle birleşince oluşması muhtemel fiziksel rahatsızlık

    ben henüz; toplu taşımada birisi yanına yaklaşıp oturmaya çalışınca fark ettiği halde toparlanmayan odunlukta birine, veya çekilmesini rica edince 'böyle oturmak benim hakkım sen de ayakta kal' diyene rastlamadım.
    genelde bir özür eşliğinde kabuğuna çekiliyor insanlar; çantasını bagajını yanına alan, çocuğu kucağına alan, vücut azalarını toparlayanlar oluyor araç kalabalıklaşınca, mahcup bir bakışla.

    asıl sorun kontrolsüz kalabalıklaşma, demografik plansızlık, metropol hayatı, altyapı yetersizliği, insanlara gittikçe daha az kişisel alan payı bırakılması, gitgide küçülen koltuklar, balık istifi taşımacılık.
    sonuç olarak birbirimizi yemeye gerek yok bunlar için. pasif agresiflik yerine, dolu araçlarda bu eylemi gerçekleştiren kişilerin gerektiğinde uyarılması ve kamusal ortamda olduklarının hatırlatılması daha faydalı olacaktır.
  • üçüncü dalga feminizmin yayılarak oturmayı erkeklere özgülediği kavram. ardından anti-manspreading'le karşılanmış yüksek ihtimalle womanspreading'le tam karşıtını bulmuştur.
  • (bkz: femsplaining)
  • (bkz: eril yayılma)

    bazı sözlüklerde, toplu taşımalarda bacakları yayarak oturma diye çeviriliyor.

    ingilizce sözlüklerde ise "the practice whereby a man, especially one traveling on public transportation, adopts a sitting position with his legs wide apart, in such a way as to encroach on an adjacent seat or seats" diye geçiyor.

    bence bu kavram türkçe'ye "eril yayılma" diye çevirebilir.