şükela:  tümü | bugün
  • dandik ötesi bir gitar markası. keman falan da üretiyorlar sanırım. ismine bakıp aldanmayın büyük ihtimalle türk menşeili bir firma kendileri.
  • piyano da üreten firma..
  • unkapanınında takılan, fakir ama gururlu, gitar çalmaya hevesli, bir gün elinde ibanezi milyonları zıplatacağı hayalleri içerisinde ki yeni yetme acemi gitaristlerin tercih etmek 'zorunda' kaldığı gitar markası. sanırım gitarla kalmayıp başka başka müzik aletleri de var bu markanın. 'her yeni başlangıç için, manuel raymond.' (bkz: ben buldum)
  • zorla gitar kursuna gönderildiğim ama istemediğim için hiçbir şey öğrenemediğim yıllarda aldığım, ilk ve tek gitarımın markası. aha şunun tıpkısının aynısının küçüğü http://www.diyezmuzik.com/…nuel raymond mrc87sb.jpg. çok çok az kullanıldığı için mi öyle biliyorum ama hala sapasağlam.
  • elektro gitarları hakkında bilgi verecek olan varsa yeşillendirebilir mi?
  • piyanoları hakkında bilgisi olan varsa yeşillendirmesini rica ettiğim markadır.
  • başlangıç için almayı düşündüğüm vasat gitar markası.

    kullanmış olanlar yeşillendirirse tanrı katında çok büyük bir iyilik yapmış olurlar.
  • sahip olduğum ilk gitar. yaşadığımız yerde elektro gitar satan bir dükkan yoktu. ilçeden ayrılıp şehir merkezine gittiğimiz bir gün babama ben gitar çalmak istiyorum ama elektro istiyorum dediğimde tamam deyip hemen bir gitar mağazasına gitmiştik. solağım diye gitar bulamamaktan korkuyordum. bu bahsi hiç açmadan ilk gitarımı edindim. sağ elle çalmaya alıştım.

    tavsiyem odur ki bu gitarla başlamayın. müzikten soğutur. biz bilmeden balıklama aldık. arkadaşların gitarları çala çala nasıl bir enkaz olduğunu idrak etmeye başladım. sürekli başka gitarlarla çalayım diye stüdyo'ya gidiyordum. ilk konserimde bu gitarı kullandım. manganın sahnesinde bu enkazı çaldım. hem hak edeyim hemde almışken iyi bir şey alayım diye yıllarca bu manuel raymond çaldım. başka da bir gitar almadım. nihayetinde amerikan bir fender sahibiyim. fenderi ilk aldığımda eşekten uzay roketine geçmiş gibi hissettim.

    teller klavyeden çok yüksekte. çalımı hiç rahat değildir. nihayetinde 100-200 tl arası gitarlar ne beklersin?

    hala yanımda tutuyorum. bir çocukluk anım saklı bu enkaz gitarda.
  • ilk sahip olduğum gitarın markasıydı.

    siyah cilalı bir gitardı hiç unutmam. babamla unkapanı'ndan almaya gitmiştik
    (klasik) sonra müzik dükkanındaki abi "klasikle başla... bak mesela bu gitar ilk etapta iyidir. sonra akustiğe geçersin" demişti(klasik). sonra biz de aldık 85 liraydı, babam pazarlık yaparak 70 liraya almıştı.

    o gün eve sırtımda taşırken oldukça neşeliydim, eve vardığımda yaşayacağım hayal kırıklığını bilmeden sırtımda karizmatik bir şekilde taşıyordum.

    sonra çalmaya başladım. halk eğitimde gitar kursuna gittim. hoca "manuel raymond mı o?" dedi yüzünü ekşiterek. o anda o yüz ekşitme ile ne demek istediğini anladım. sırayla herkesin gitarını akort ediyordu. benimkine gelince, "çok hafif bir gitar, inşallah sapı yamulmaz" dedi sırıtarak.

    nitekim yamulmadı. 5 senedir köyde mahzende duruyor. orada sanırım hiçliğe karışacak. çünkü kimsenin çaldığı yok. belki de fareler her tarafını kemirmiştir bile...

    gitar hakkında söyleyeceklerim bunlar. başka da söylenecek bir şey yok.