şükela:  tümü | bugün
  • "yumuşak küba müziği yapıyoruz" tadında cd kapakları olan ama dinleyince beyninizi tokatlayan gitar tonuna, distorsiyonuna sahip olan gitarist.
    dame un cachito pa'huele
    las lomas de new jersey
    adlı şarkılarını şiddetle tavsiye ederim.
  • david sylvian'ın da güçlü aromasından faydalandığı* gitar insanı.
  • tom waitsin has adami. ornegin bu adam ve gitari bone machine albumunde yoktur. acayip hissedersiniz bo$lugunu. jockey full of bourbondaki gitar solosu enfestir.
  • 10 temmuz'da crr'deki konseri saat 19.00'da başlayacak olan oturan boğa. biletler 20 milyon-25 milyon...
    gitarla sevişerek evlenmiş ya da dost hayatı yaşayan herkesin imkanları dahilinde gidip izlemesi gerek aslında....
  • tom waits ile real gone'da da çalışan ve hoist that rag'deki müthiş gitar atraksiyonlarıyla şarkıya ruh katan müthiş gitarist.
  • marc ribot ceramic dog project, yani gitarist marc ribot plus bir davulcu ve bir basçı/moogcu/kimi zaman davulcu/ve dahi envai çeşit sallayınca enteresan sesler çıkartan aletci arkadaşı trio olarak 16-17 mart tarihlerinde babylon'da müzikseverlerle buluştu. (promo yazarı mısın mübarek müzikseverlerle buluşmak ne demek?!)

    bir müzik duosu/triosu/çoklusu her neyse artık kendine project diyorsa korkacaksın. bir doğaçlama takılma, bir deneysellik havası var demektir işin içinde ki allah muhafaza o deneyselliğin altında kalıverir insan, yürüyerek girdiği konser mekanının çıkışını zor buldurur. bu projectimiz de zaman zaman deneyselliğin sınırlarını zorladı ama korktuğumuz başımıza gelmedi. kulağın belirli düzenli bir melodi yaklayabildiği anlar çoğunluktaydı ve gayet güzeldi. (allahım neler oluyor bana, neredeyse keyifli yazacaktım!)

    normal bir konserde olsa ortalığı dağıtacak bir sürü şey oldu: marc ribot hemen konserin başında tel kopardı ama gayet doğal bir şekilde yanındaki yeni tel paketini açıp tel taktı. davulcu sağa sola on beşten fazla baget savurdu; benim görebildiğim bir tanesini kırdı. cross pedalını sanıyorum kırdı ya da bozdu, arada kalkıp onu değiştirmeye gitti. marc ribot nota kağıtlarını sağa sola saçtı. sonra onları toplamaya çalışırken bir kaç mikrofon devirdi. sonra bir şarkı sırasında o devrilen mikrofonlardan birinin kabloları davulcunun koluna dolandı vs. vs.
    işin enteresanı bu kadar atraksiyon kimsenin umurunda olmadı, müzik aynen devam etti. biz de sıkılır gibi olduğumuzda bunları seyredip eğlendik. ayrıca moog denen alete ve moog çalınan şarkılara, özellikle de bis şarkısındaki performansa hasta olduk.
  • roll'un 83. sayısının arka kapağında kucağında gitarıyla resmi olan , gitarcıdan çok lise fizik öğretmenine benzeyen tom waits'in ekürisi gitarcı .
  • 7-8 ağustos 2010 günleri sepetçiler kasrı'nda, john zorn'a eşlik edecek olan gitarist. 7'sinde semineri olacak üstelik.

    http://www.iscms.org/tr/?iscms=2010-program-10gun
    http://www.iscms.org/tr/?iscms=2010-program-11gun
  • bundan aylar evvel, işbank'ta vereceği konserden önce bant'ta pek keyifli bir röportajı yayınlanmıştı. marc ribot, kendi yazdığı şarkılardan oluşan bi repertuarla epitaph records'un kapısını çalmış, epitaph yetkilileri, abi bu albüm biraz fazla karamsar yau demiş. marc ribot da karar vermiş bi sonraki albümünün ismine; "epitaph için fazla karamsar"...

    kelime kelime nakletmedim, birazını uydurmuş olabilirim ama bu minvalde bir şeylerdi.

    ağustos'ta canlı kanlı izleme şerefine nail olduğum marc ribot, solo albümlerinde genelde gitar tekniğine dair ipuçları veren deneysel, free caz şarkılara yer veriyordu. fakat 2010 tarihli, pi ricordings'ten çıkışlı silent movies, tam da bant'a bahsettiği gibi karamsar lakin dinlenebilmesi kolay şarkılardan oluşuyor. böyle albümleri de hep sonbahar yaparlar zaten... bi fena oldum.