şükela:  tümü | bugün
  • vaktiyle bu troll tabir edilen yazar kardeşlerimizden biriyle mesajlaşmıştık, ona da ifade ettiğim üzere; troll'lerden bir tiksiniyorsam ekşi sözlük ortalamasından iki tiksiniyorum. bu anlamda herkesin nedense taraf olmaya zorlandığı mevzuda iki tarafı da baştan net siktir ediyorum ki tavrımız duruşumuz belli olsun.

    yahu arkadaş, istiyorsunuz ki herkes bizim istediğimiz gibi olsun; herkesi kafamızdaki sözlükçü şablonuna oturtalım. yok ya? sen kimsin? ben de seni paso nickaltı entry'lerde vıcık vıcık, mıçmıçmıç sevgi pıtırcığı olarak görmekten tiksiniyorum nabıcaz? ben de senin ne mizahi ne felsefi, ya ne olursa olsun, hiçbir anlamda bana hitap etmediğin için sözlükteki varlığından mutluluk duymuyorum, nabıcaz oğlum/kızım her ne boksan, nabıcaz lan?

    işiniz gücünüz şov yapmak lan şu amına koduğumun sözlüğünde. nolacak sonunda, "ooo amcıkağızlıyazar maridöbon'a laf sokmuş lan duydunuz mu?" diye konuşulacağınızı falan mı düşünüyorsunuz sözlük kulislerinde? nolur en fazla, zirvelerde bunlar pişti olur, tabii "aaa bunlar sözlükte sürtüşmüştü hatırlıyonuz mu?" diye verecek gazı buna birkaç bülbül siki, böyle yapay gerginlikler... küçücük dünyalarında, ufak çaplı bir magazin dünyası simülasyonu yaratacaklar. hehehe. olm nasıl bi hayatınız var lan sizin? ya yeminle söylüyorum, bütün derdimin tasamın şu siktiğimin sözlüğü olmasını istiyorum abi ben de. ne güzel hayat be?

    beraber yaşamayı sike sike öğreneceksiniz eşşek sıpaları. her yazarın zevk vermek gibi bir yükümlülüğü olmadığı gibi (kerhanede misin amına koyim?) tarzının irite ettiği her yazarı böyle basit bir yolla dışlamaya çalışmak da hayınlıktır be güzel kardeşim. ver ediyorsunuz denyoluğun gözüne, dangozluğun kitabını yazıyorsunuz, sonra alemlerin terbiyesizi biz oluyoruz.

    kapı çalıyö.
  • elestirmekte beis gormedigi hususlarin icini disini arastirmadan ahkam kesmekte bir numara oldugu gibi, sadece disaridan gozlemleyebildiklerinin bir hadiseyi tumuyle yansitabilecegine inanacak kadar da saf bir kisiymis.

    ilgiyi sevdiginden ve mumla cirayla aradigindan olacak ki baskalarinin faaliyetlerini de sadece ilgi ekseninde degerlendirmekten muzdaripmis; bu da bir baska husus kendisiyle alakali.

    kendisine titanik'i izlemesini tavsiye ediyorum. zira zebellah kadar gemiyi batiran, varsa yoksa sadece bir bolu onu suyun ustunde gozuken ada boyutlarinda bir buzdagi idi.

    o ya da bu nedenden oturu, her bulduguna atlayip "bak sen? ilgi cekmek icin bunu yapti; cekememis olacak ki sonra sunu yapti; denyoymus bu" cikarimlarina kosmak, olsa olsa yetersizligin getirdigi caresizlikle kit alginin icsellestirdiklerindem malzeme yaratma cabasidir.

    bir onceki paragraf agir geldiyse de ozet vereyim: olaylarin, ucuncu kisilerin tanik oldugundan farkli boyutlari da vardir. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak, kendisinin deyimiyle denyoluktur.

    bak halbuki bir yerlerde "denyo olmayan yazar" demis kendini tanimlarken. oldu mu sana celiski?
  • hayati muhalefet ustune kurulu bir sozluk yazari.

    bir begenilenin basarisini, begenenlerin zevkini saksakcilika denk tutarak elestiren bir kisi.

    siglikta bir marka midir, mutfakta arzum robot mudur o kadarini bilemeyecegim ama kendisiyle herhangi bir muhabbetim bile yokken rumuzumun altina gelip yaptigi ukalaliktan sonra kil olmustum kendisine. demek ki hala da kilmisim.

    ha kendisini germez, bunu zaten ifade etmis sagda solda. guzel bir sey. madem gerilmeyecek, ben de yazdim; fikrimi bildirdim. boyleyken boyle.
  • ifadenin ozgurlugunu itham ile karistiran. (anlayacagi uslupla yazayim madem)

    ustune ustluk, bir de yaptigi gondermenin (ozgurce ifade ettiklerinin) ardinda durmayan.

    rahat oldugunu aciklarken denyoluga prim vermediginden dem vurup, akabinde (benim ozgur anlayisima gore) denyolugun daniskasini yapan.

    birine lafi koyuyorsan, ardina gecip "ahan da kodum cocugu" diye duracaksin kuzicigim. surada seni yarim agizla da olsa ciddiye almisiz, yaziyoruz hep bir agizdan. once bir sey soyleyip hemen akabinde "e ama ben ozgur ozgur konusuyordum" diye kaz cevirip guvercin taklaya girersen millet seni gerizekali yerine de koyar, daha guzel sifatlarla da bezer.

    ha ben bezemem o ayri.
  • birisinin kendisine hatırlatması gereken önemli bir iki atasözü var:

    "ateş olmayan yerden duman çıkmaz", "rüzgar eken fırtına biçer" gibi...

    ah mariya ah, sen önüne geleni aşağılamasaydın, herkesi maymun kendini üstün ırk sanmasaydın, "herkesin bildiği yanlış benimki doğru" pozlarına bürünmeseydin, oy vermekten başka hiçbir boku beceremeyenlere sırtını yaslayıp sözlükte mevki sahibi olmaya kalkmasaydın, bulunduğun yerde, yani dipte olmazdın. diptesin işte, yazık ki diptesin. çok biriktirmişsin içinde, çok şey var söyleyeceğin, belli. ama onları "insan" gibi ifade edemediğin sürece, mevcut tavrını ve insanlara "çan kulesinden attığın" bakışları koruduğun sürece orada kalacaksın, yazık.

    sen bana vurmayacaksın ki ben de sana vurmayayım. sen bana "benim de fikrim var" desen "senin fikrin boktan" demek yerine, daha iştahlı bir şekilde dinlerim anlatacaklarını. ama sen daha ilk dakikada o agresif, pms forever, evde kalmış iyi aile kızı gerginliğinde yaklaşımınla ısırmaya başladığında, anlattıkların altın iken samana dönüşüyor, alevi 1-2 saniye süren.

    yazık.

    (hah, bak seni iplediğime inanamıyorum ben, çok fazla umursadım, şımarmandan korkuyorum, tepeme çıkarsın zira iyi biliyorum)
  • ya işte nefret söylemi zübüklüğüne kafayı taktık da neler gelecekmiş meğer başımıza.

    her şeyden evvel bütün dinozorluğumla diyeceğim şudur ki "ben size demiştim". o avukatı gözüm hiç tutmadıydı. bak lahmacuncu gibi ip servis etti iki dakkada. ha ben yazdım ben vereceğim hesabını da. ne o öyle çarşaf çarşaf ip'ler, üstelik gizlilik kararı olmayan bir dosyada yazarına haber etmeden, fütursuzca, turkcell ceo'su tavırlarla bilmem ne...aman devlet memuru arkadaş. zaten başına bi iş gelmiş memur olmuşun. bir de kanzuk'tan ip dilenme. aşağıda adres vercem ben sana. gugıl mep de yollarım. sıkma canını, muhatab olma o adamla.

    ikinci diyeceğim ssg'nin yakın çevresine. bak adamla ilgilenmediniz adam gitti yalnızlığına parayı katık etti. sonra olan bize oldu. gerçi neden yalnız kaldığını şimdi anlıyorum. ama sorun değil. çokgsel rus arkadaşlar var. 100 dolar.yanlış anlamayın tabi. ben de yalnızım. ama benimki düşünceyi ifade suçu.

    şimdi burdan entry'lerini silip giden arkadaşlar. öncelikle bunu "aman başıma bi iş gelmesin" düsturuyla yapanlardan gayrisine teşekkürler. çok kısa sürede buradan zilyon tane entry silindi gitti. sözlük bir dönüşüm geçirmişti. kafka'nın bile tahmin edemeyeceği. ve sen dedin ki "bu bana uymaz". artık bundan sonra burası sosyomat mı olur, 80bin bişi mi ne olur olur. ha muhalif olanlar burada olacaktır. ama yazdığın gazete iktidarın gazetesi olduktan sonra sen orada süs bitkisi gibi anca yalandan muhalifçilik oynarsın. o adam da "ben demokratım işte" diye faşistliğine kılıf diker sayende. bu oyunlara gelmemek lazım. bir yerden/kişiden umudun kalmadıysa, o yeri/kişiyi kendi kendiyle bırakmak lazım. kaçarak uzaklaşmak, serpintiden kendini kurtarmak lazım. nükleer şeylerde de bu böyle.

    gençliğe hitabe:

    mal olma. götünü açıp gezersen taliplin çok olur. buradaki eski yazarların yazdığından ilham alıp salt ana avrat saydırmaya başlarsan başına iş gelir. sitede kalan yazıların çoğunun bir üslubu, bir mantığı var. bu üslup ve mantık hukuk dahilinde. hukuku sikersen o da gelir seni siker. ağlamak manasız olur o noktadan sonra. bu dediğim tabi hukuk olan ülkelerde geçerli. "ağlamam" dersen buyur burdan yak, ordan yak, her şeyi yak.

    ondan gayri genelde çok boş ve sıkıcı geliyorsunuz zaten bana. daha da diyeceğim yohtur.

    son söz:

    genel anlamda beni rahatsız eden bir şeyler varsa, ben de onları icat edeni, arz edeni rahatsız ederim. irinleriye beni boğmaktalarsa, kendi irinimden takdim ederim. kaotik nötrıl kafa böyle buyurur. velhasıl sözlük maceramız bu görevi ifa edebileceğim bir mecra olarak hayatıma girmiş bulundu. bilhassa ofis kölesi olduğum vakitler çok yardımıma koştu. elbet insanlarla tanıştık ettik. fena değildi bir kısmı. ama insan işte. ne olacak. ondan sonra gelsin hilton'lar, fest'ler bişiler. bu tıpkı hipi kültüründen gelmiş ve ünlü olmuş grubun arap şeyhinin yatında özel konser vermesi gibi bir şey aslında. sonrası da yediği kaba sıçmak, çıktığı amı beğenmemek filan. neyseah.

    velhasıl gidiyorum. lakin yazılarımı silmiyorum. çünkü onlar burada sik gibi dursun istiyorum. arada bir denk gelirsen ne boktan bir varlık olduğunu hatırla istiyorum. inanmasan da bil istiyorum.

    hasta la vista

    insan suretim: http://www.sunagoktuna.com/

    maymun suretim: http://twitter.com/#!/mariadebonne

    vogon suretim: http://www.vogonlar.com/
  • dobra bir kardeşimiz. dürüst herşeyden önce. artık çok az kaldı böyle insanlardan (bir tek seda sayan'la arto var benim bildiğim). ayrıca aşağı yukarı tamamında yanılıyor olsa bile akla gelebilecek her konuda kesin bir yargısı olmasını da takdirle karşılıyorum. kararlı en azından...
  • icinde bulundugu ortamlarda ters giden seyleri tespit etmeyi kendine gorev bellemis (helal olsun), amma velakin yapici anlamda elestiri getirmek adina pek bir dalgasina rastlanmayan sahis.

    tespite eyvallah da hani devami? madem icinde bulundugum ortamin kalitesinden rahatsizsin, ortami gelistirmek adina elle tutulur bir caba icine girmen yakisik almaz mi?

    onun yerine saga sola bulasmayi tespit kisvesine sokup o cok sikayetci oldugun "ters giden seyler"e roket yakitiyla pompacilik yapmak neyin nesidir?

    ha bir de kufur ekolune bulasmis kisidir kendileri. ama olmamis; tarzina aykiri. ne o oyle "amina bile koyarim" falan?
  • nick fury hakkındaki yorumundan sonra aklıma takıldı. küfürbaz steve abi hakkında bugüne kadar yazmış mı "aa ne biçim küfrediyo bu ayol" diye.. yoo.. nick fury'i destekleyenler gibi kendisi de küfür-ü azam steve reis'i desteklemiş hatta. şimdi nikförücüler de kalkıp inceden inceye maria'ya "şakşaçı, hoppidi maria" demezler mi?
    (bkz: #8995964)

    hamiş: küfürbaşı steve reis, sana bi lafım yok, yanlış anlama. 1 mayıs!!! makinenin dişlisi olma, onu kır, parçala!
    (kötülemeyin diye)
  • mariadebonne ne yapmış bilemiyorum, takip etmedim.

    ama o marmara gemisi baskınından sonra "ne çok israil yalakası varmış lan burada, hesabımı çok uzun bir süre için kapatıyorum ben" diye tavır yapan, fetocuğu israil yanlısı açıklama yapınca da tıpış tıpış sözlüğe geri dönen bazı yazarlar mevcut, onu iyi biliyorum.

    (bkz: #19262869)