şükela:  tümü | bugün
  • yunan lokantasi tadindadir.. şaraplari muhteşemdir.. hyundai assan motorsport sezonu burada yaptiği toplanti ile açmiştir
  • gizli ve oyle kalmasi istenen orgazmik yiyecekler bahcesi.

    kabak cicegi dolmasi icin gidip vuruldugum bir menusu var. boyle bir menu baska hangi restoranda gorulmustur acaba. ara ara bahcesinde dolanip musterilerine hal hatir soran maria hanimi cani gonulden tebrik etmek isterim. menuyu sirf incelemesi saatler alabilir. sicak mezeler, soguk mezeler, deniz mezeleri, mariadan spesyeller,... karisik ot yemegi alinabilir mesela, bakir tencerede kavurmali; somon tabagi, fume somonla sarilmis lezzetler; akordeon kalamar, kalamardan orulmus bir duvar resmen,...

    dekorasyon guzel bir bahce dosemesi dogal olarak. marianin yunanistanda dokturdugu ve kimselere vermedigi raki servisleri var. bunlar bakirdan, ortalarinda raki bardagi sigacak buyuklukte bir bolmesi olan cukurca kaplar. kap ile bolme arasina buz konuyor ki sogutma islemi rakinin tadi seyreltilmeden yapilabilsin. bahcenin kosesinde bir bar ve bazi aksamlar canli muzik var. fiyatlar ucuk olmamakla beraber hallice. ama kurusuna kadar degiyor.

    edit:
    ikinci ziyaret sonrasi bir takim duzeltmelere gerek duyuyorum. ornegin, raki servislerine verilen isim ehlikeyf ya da maria'nin deyimi ile keyifliktir. bunlar guneydogu anadolu * yoresine ait olup, esnafin cokcasi tezgah altina bulundurdurgu gereclerdir. ve ayrica modernize modelleri pasabahceden* edinilebilmektedir.

    ayrica marianin dillere destan denebilecek bir brunchi olayi var. olay diyorum cunku bu saat 11:30 da 17:00 civarina kadar devam eden bir ziyafet. "br" kismindan zeytin receli ve ozel yapim pogacalar inanilmaz. ama "unch" kisminda daha cok zaman harcamanizi, daha dogrusu bu kisma midenizde daha genis yer ayirmanizi tavsiye ederim. ara sicaklar: manti, mideyli pilav, ispanakli somon, zeytinyaglilar: imambayildi, iki farki cesit taze fasulye, dolmalar, sarmalar, taze meyvalar: incir, nektarin, uzum ve tatlilar: kek, nane likorlu krem sokola... midemde yer olsa tatmakla yetinmezdim.

    bir de tabi bunun kisi var. malum bu derece begendikten sonra kisin gidebilecekmisim gibi* sordum ogrendim. kisin bahceyi oldugu gibi koruyacaklarmis, taban tahta, ust kisim mika.ancak daha kucuk olacagi icin sadece rezervasyon alacaklarmis. meraklisina...
  • yerle yeksan olmus mekan. kis bahcesi fikri uygulamaya konamamis belli ki.
  • etilerdeki mekanı yer ile yeksan olmasına karşın aynı hanımefendi aynı naifliği ve dahi çok daha huzurlu ve geniş yeni mekanıyla küçükyalı sahilini mesken tutmuştur. lezizlik aynı lezizlik, letafet biraz daha katmerlidir.
  • istanbul life'di, timeout istanbul'du ivirdi zivirdi dergilerinin pek bi bayildiklari yerdir. $oyle ki, bu dergilerin mekan tanitimlarinda genellikle ordan enstantaneler kisvesi altinda fotograflar bulunur; bi masanin etrafinda toplanmis mutlu mesut yemek yemekte olan insanlarin adlari da yazilidir resimlerin altinda ve siz bakip "kim lan bu insanlar, ne diye isimlerini de yazmi$lar ki aceba" diye derin du$uncelere dalarak hayatinizin en az bir 10 dakikasini heba edersiniz. hah i$te, bu maria'nin bahcesi denen yere bir kez giden biri bu sarfiyattan yirtar, zira uykusuz ve ak$amdan kalma bi $ekilde bi masaya ili$mi$ halleriyle bile dergi konusu olurlar muhakkak.
    mukemmeliyet taniminin hakkini veren brunch menusu bile kurtaramaz burayi, zira ailenizden biri bir kez ke$federse ac kalmaya mahkumsunuzdur artik, buzdolabi hep bo$ olur, maria'nin bahcesine giden anneler eve de girmez yemek de yapmaz. kisa yoldan yemek yapmayi ogrenin derim ben.
  • küçükyalı sahilindeki maria'nın bahçesi kahvaltı için denenmiş, müşteri profilinin - bizim şansımıza da olabilir 98479023864236 kişilik koccaman ailelerden oluştuğu görülmüştür. saat 12:30'a dek 2 garsonla idare etmeye çalışmaları takdire şayandı tabi, ama biz aç mahluklar bu çaayı bir yere kadar takdir edebildik, o yeri geçtikten sonra huysuzlanmaya başladık. işte o anda sıcak minik ekmekler geldi ve asayiş berkemal oldu. yeşillikler içindeki bahçesine 10 üzerinden 10yüzbin puan verebilirdik, fekat 2 adım ötemizdeki denizin varlığını bilip hayaliyle yaşamak zorunda kalmak acıydı gerçekten. üst katta böyle bir sorun yok tabi, hem deniz hem de bahçe manzarası ayaklarınızın altında. bayanlar tuvaleti pembe ağırlıklı, saçmasapan pembe renkli oje, aseton, krem bulunuyor ayna önünde. bay kısmında da mavi rengin ağırlıklı olduğu söylendi, ama söyleyene pek inanmıyorum, aldatılmış olabilirim.
  • karın doyurmak niyetiyle gidildiğinde hüsrana uğratan bahçedir. şöyle ki, epey bir bekleyişten sonra kahvaltı gelir gelmesine ama çay yoktur, çaysız kahvaltıya kahvaltı demeyen bünyeler için bekleyiş devam eder, kahvaltıya da başlanır ama. çaylar gelir bir müddet sonra daha çaylar yarılanmadan ekmek biter, ekmek sipariş edilir, beklenir, ekmek gelir ama çay biter bu sefer de.. bu kısır döngü karın sinirden doyana kadar devam eder, bir de garson getirdiklerinin kıymetini bilelim ve şikayet etmeyelim diye bu kadar geç getirdiğini açıklar, o olur.
  • "dünyanın en güzel mekanında (ki rezervlerim var), dünyanın en güzel yemeklerini (ki buna da rezervlerim var) sunsan bile, doğru-dürüst ve yeterli sayıda servis elemanın yoksa müşteriyi memnun edemezsin" demek istediğim yer.

    bir yılbaşı gecesi geçirdik, sinekten yağ çıkarırcasına dip dibe oturtmuşlardı insanları. hani bir yangın çıksa, hepimiz oturduğumuz sandalyelerde kül olurduk. o derece. bu kadar sıkıntılı bir ortamda, ne yapayım ben maria'yı, rum yemeklerini, ne idüğü belirsiz müziği, müşterilere verdikleri üç kuruşluk küçük hediyeleri?

    ne hediye ver, ne masamda milliyetimi bildiren bayrakçıklar olsun, ne de maria masa masa dolaşsın, ama 3-5 kişiden vazgeç, mekanda bir ferahlık olsun, insanlar tanımadıkları insanlarla burun buruna gelmesin, ferah ferah otursunlar. zaten kol gibi geçiriyorsun biraz az kazan da, tekrar gelelim, kalanını gelecek sefer kazan. olmaz mı?