şükela:  tümü | bugün
  • amerikali feminist yazar. evlendigi icin okulunu birakip 2 cocuk yaptiktan sonra bosanmis ve gozunu hirs burumus, james joyce hakkindaki phd tezini bitirdikten sonra tam gaz kitap yazmaya koyulmus. the women's room isimli kitabini ertesi yil yayinlamis. kadin cinselliginin yavas yavas simone de beauvoir, doris lessing gibi yazarlar tarafindan kesfedilmeye baslanmasinin ardindan kadinin toplum icindeki sosyal rolunu ve iki cins arasindaki esitsizlikleri irdeler.ama manifesto tarzinda argumanlara yanasmadigi icin olsa gerek, dusuncelerini hep romanlarindaki kadin karakterler araciligiyla verir. 80lerin hardcore feminist kanadindan gelse de ve dusunceleri hafiften outdated olmaya basladiysa da bir quote vermeden gecemiyicem:
    all men are rapists and that's all they are. they rape us with their eyes, their laws, and their codes.
  • kadınlara mahsus, kadınlara karşı savaş kitaplarının yazarı. 2 mayıs günü, 79 yaşında new york'da kalp rahatsızlığından dolayı hayatını yitirdi.

    "french, erkeğin yapabileceği herhangi bir şeyi onun kadar yapabileceğini düşünen kadını feminist olarak tanımlıyordu.
    1929'da doğan french, long island'da bulunan hofstra üniversitesi'nden 1951'de mezun oldu. 1964'te yüksek lisansını tamamladı ve 1968'e kadar hofstra üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. daha sonra çalışmalarına harvard üniversitesi'nde devam etti ve 1972'de doktorasını aldı.
    1977'de yazdığı "kadınlara mahsus" başlıklı kitabı bugüne kadar 20 milyonu aşkın basıldı, 20 dile çevrildi.
    french, "erkek düşmanı" olmakla suçlandı, buna karşılık "erkeklerin kadının toplumsal pozisyonu nedeniyle kadınlara kabahat bulduğunu" söyledi.
    "bütün erkekler tecavüzcüdür, gözleriyle, yasalarıyla, kodlarıyla bize tecavüz ederler" diyordu french, "kadınlara mahsus" kitabında mira ward'ın öyküsünü anlatırken.
    "kadınlara karşı savaş" başlıklı kitabında da french şöyle diyordu:
    "kadınlara karşı savaş, dünyanın her yerinde kadınlara uygulanan ekonomik, politik ve fiziksel baskıyı belgeliyor. kadınlara duyulan nefretin tekil tavırlardan kaynaklanmadığını, sistemli bir ayrımcılığın sonucunda ortaya çıktığını göstermeye yöneliktir. evde, işte, sokakta, hastanelerde, dinsel ve hukuksal kurumlarda sürekli karşımıza çıkan, yüzleşmemiz gereken bir gerçektir kadınlara karşı savaş. patriarkal kültürün tümünde, kadınlardan nefret geçer akçe sayılıyor; her erkeğin (ve pek çok kadının) cebindeki bozuk para misali, herhangi bir davranışın bedelini ödemek -haklı göstermek- için kolayca harcanıyor. kadınlar, nasıl olurlarsa olsunlar suçlandıkları için ayrımcılığı kanıtlamak kolay değil. bunu kanıtlayabilmek için sonuçlarını incelememiz gerekiyor."
    15 kitabı olan yazarın e yayınlarından armağan ilkin'in çeviriyle çıkan kadınlara mahsus, metis yayınlarından beril eyüboğlu'nun çevirisiyle çıkan kadınlara karşı savaş kitapları dışında e yayınlarından armağan ilkin'in çevirdiği kanayan yürekler de ilgi gören kitaplarındandı."
    ayrıca:
    http://bianet.org/…a-feministiz-tesekkurler-marilyn
  • ''tüm erkekler tecavüzcüdür. tüm bunları gözleri, hukukları ve yasalarıyla yaparlar.''

    bugün bu kadar radikal eleştirilere sert eleştiriler geliyor ama köküne değil de görünene bakıldığı zaman haksız değil.

    perpetrators of sexual violence