şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sakın ha)
  • brothers in arms isimli şarkının one the night (live) performansında görüldüğü üzere kendisi yeryüzüne inmiş bir melektir aslında.
    beyaz tişörtünü giymiş, siyah bandanasını takmış, maun rengi gitarını asmıştır boynuna.
    (bkz: https://www.youtube.com/watch?v=j8cqydd4thm)

    bir gün bedeni bu dünyadan ayrılacak olsa da, aslında kendisi ölümsüzdür.
    (bkz: #60229470)
  • (bkz: aman diyeyim)
  • hayatimda dinledigim ve kafama takilan ilk gitar solosunu calmis müzisyendir.

    kücükken yeni tasindigimiz evde "brothers in arms" plagini bulmustum. bombos evde iki tane plak, pink floyd "the wall" ve dire straits "brothers in arms", duruyorlar öyle. simdi düsünüyorum da amma sansliymisim; ama o zaman hayatimin degisecegini henüz bilmiyordum.

    eve iyice yerlestikten sonra ömründe plak görmemis ve plak calar kullanmamis ben, bir sekilde meseleyi cözüp (phono tusuna basmak filan) "brothers in arms" plagini koyup müzigi baslatabildim. epey zaman harcamistim ama cözmek icin. resmen bir sarki dinlemek icin tüm becerilerimi kullanmam gerekti.

    giris sarkisi "so far away" basladi. hos bir sarki. efendi efendi dinleniyor yani. neyse bu bitti ve "money for nothing" calmaya basladi. iste o giristeki klasik "i want my mtv" tekrarlari filan dinliyorum dikkatli dikkatli, pek de anlamadan. ingilizce hak getire, "avauva auvava" gibi seyler duyuyorum sadece. tam sikilmaya basliyorum ki davullar dubudup diye girmeye basliyor ve o sarkinin artan stresi ve final olarak o efsane gitar solosu... aklim cikiyor resmen. hani salincakta sallanirken karin tarafinda bir his olusur ya, aynisi oldu o soloyu dinleyince. o güne kadar ibrahim tatlises, burhan cacan, güler duman gibi seyler dinleyen ben bambaska insan oldum orada mark knopfler'in gitar solosu sayesinde.

    plaktaki o gitar solosunun oldugu bölümü (davullarin girisine kadar 10-12 saniye filan) o kadar cok igneyi basa alip dinledim ki, plagin o bölümü bozuldu. ne zaman solo kismi gelse igne ileri atiyor. biraz da gaza gelip hunharca kullanmaktan bozdum tabi ama o soloyu onlarca defa dinlemisimdir.

    uzun lafin kisasi, penasiz caldigi bir 12 saniyelik bir gitar solosuyla hayat degistiren insandir mark knopfler.

    mark knopfler newcastle, leeds ve sunderland üniversiteleri'nden fahri doktora ünvani almistir. ayrica adi asteroid (28151) markknopfler'e verilmistir.
  • ebenizi sikerim ibneler, yazmayın saçma salak amk.
  • ben 7 yaşından beri daha geçen hafta albümünü dinlerken fotoğraf çektirmiş arkasından el sallamıştık...

    (bkz: allah uzun ömürler versin)
  • mart ayında yeni albümünü çıkaracağını açıklayan üstat. sekiz ay kalmış. kısa dönem askerlikten hallice. bekleriz.
  • kendisiyle ilk tanışmam cenk koray'ın kutulu bi yarışması sayesinde olmuştu.

    rahmetli o programda walk of life klibini verirdi.

    biraz biberleyelim yılları.

    tabi çocuk aklımızla bu şahane şarkının kimin olduğunu, ne büyük bir müzisyen olduğunu bilmeden, sporcuların başına gelen komik anlara gülüp geçerdik.

    sonra mp3 çıkınca ortaya rasgele, evet evet tamamen rasgele "yabancı karışık mp3" cdsi alıp geldik eve.

    90ların ikinci yarısı tahminimce...

    anaa !!! alchemy ve on the night konserlerinin kayıtları çıktı ya la.

    o gün bu gün o korsancıyı hep minnetle anarım.

    tanım : dünyanın en büyük 5-10 gitaristinden biri. iyi ki ölmeden canlı görme ve dinleme şansım olmuş.
  • çok net söylüyorum, bu adam elini gitara sürdüğünde çıkan sesi çıkartabilecek başka bir insan yok dünyada. çok büyük sanatçı, rock'n roll'un beethoven'ı falan.