şükela:  tümü | bugün
  • bir ticari markanın tutkulu, takıntılı, arzulu tüketicisi ve hatta yılmaz savunucusu olmak. onu rakip markalardan üstün tutmak ve her türlü ikili üçlü ya da çoklu karşılaştırmada artık taraftarı haline geldiği markanın tarafında konuşmak ve de davranmak. bütün negatif yönlerine rağmen onu o kulvardaki tüm diğer ürünlerden üstün tutmak. çoğunlukla sofistike ya da üst segment tabir edilen markalara aşık olunur, aşık olan kişi artık o marka ile btünleşir ve onun dışında kendisine sunulan bütün tercihleri kıyasıya eleştirir ve de yerden yere vurur. başka bir marka teklifi hatta reklamı karşısında öfkeli tepkiler bile verebilir. ileri boyuttaki versiyonları ise bir markanın bir modelinin kullanıcısı olmakla övünür ve kimliğini o marka ve model üzerinden tanımlar. erkeklerde bu daha çok otomobil sektörü ile karşımıza çıkar iken, kadınlar parfüm ve bakım ürünleri ile de aynı aşkı yaşayabilirler.
    (bkz: land rover) (bkz: range rover) (bkz: jeep) (bkz: estee lauder)
    ve yine örneğin; landrover discovery

    diğer bir yandan ise orta üst ve orta segmentten ürünlerle kendilerini tanımlayan kişiler ise daha çok popüler kültürün rekabet halindeki teknolojik argümanlarıyla karşımıza dikilirler. örnek verecek olursak (bkz: apple) (bkz: iphone) (bkz: samsung) buradan da karşımıza çıkan (bkz: iphonecu) ve (bkz: samsungcu) gibi yaratılmış kavramlar ve zoraki insan grupları çıkmaktadır.

    daha alt segmentlere inildiğinde kişiler kendilerini gündelik tüketim kalemleriyle tanımlaya başlarlar ki karşımızda (bkz: pepsici) (bkz: cocacolacı) gibi kavramlar belirmeye başlar.

    tüm bunlar insan denen varlığın varoluşsal açmazlarının bir ürünü ve sonucudur. varoluş karşısında anlamı bulamayan ve yaratamayan kişilikler kendilerini tanımlamak için markaları kullanmaya başlarlar ki; markaların da asıl ve nihai hedefi budur.