şükela:  tümü | bugün
  • aldığınız ürünün, sebzenin, meyvenin dünyanın en kalitesiz, en denetimsiz, en boktan, en kanserojen ürünü olması da cabasıdır. aman banane, türk halkı kendi istedi bunu.
  • heleki sebze ve meyveler olması gerekenin üstünde. patates,soğan,limon vs.. üreticisi ağlıyor ürünümüz tarlada kaldı diye. bolluk içinde yokluk yaşar gibi çok pahalı sebze ve meyve. asgari ücretle çalışan nasıl alışveriş yapıyor bu durumda anlamıyorum. zor iş.
  • 3 yıl önce sabit liste ile alışveriş 400-430 civarı tutuyordu şuan ise 700 tl ama geçen bu 3 yıl zarfında kazancım yerinde saydıgı gibi masraflar arttı. sgk, faturalar, giyim, mtv daha birçok gider %40 civarı arttı.
  • pazarcı amcanın biri millete bağırıyordu karpuzu tarttırıp almıyorlar diye.hatta teyzenin birinin arkasından epey hakaret bile savurdu "bu ne ya!hal'de yalvar burada yalvar" dan sonra "cumhurbaşkanım haklı"cümlesi biraz tezat oldu duruma ama vardır heralde bir bildiği!
  • ehonomi çoh eyi çomarlarını paradoksa sokmuştur.

    şimdi az da olsa düşünme yetileri geri gelen tüm çomarların kafasında iki soru var;
    1) ama ehonomi çoh eyiydi.
    2) ehonomi kötü diye isyan edersem terörist ilan edilir miyim?
  • evde iki kişiyiz. öyle ahım şahım bir menümüz de olmuyor. bu aksam bunun üzerine konuştuk. kredi kart dökümünden acaba bir ayda ne kadar market alışverişi yapmışızdır diye bir hesaplamaya giriştik. ve bir ayda iki kişilik bir ev için 1.300 tl market harcaması yaptığımızı gördük. 1.300 tl, yazıyla bin üç yüz tl. ama sonra hemen aklıma ekonomimizin çok iyi olduğu geldi de bir rahatladım.
  • görsel.

    üst edit: 80.77'nin ürünün fiyatı değil, üreticiden alınan toplam ürünün kilo bilgisi olduğuyla ilgili 50'den fazla mesajla bilgilendiren, hatamı görmemi sağlayan yazarlara teşekkür ederim. ürün 1 kiloluk paketten biraz daha ağır, 26 liraymış. yine 1 kg meyve için pek de ucuz sayılmasa da benim kabahatim daha büyük. yanlış bilgi verdiğim için herkesten özür dilerim.

    canım erik çekmişti, marketin manav bölümüne yöneldim. 1 kg erik 20 lira 45 kuruştu. etikete bunu normal karşılayan bizlere şaşırdığım kadar şaşırmadım. balık bölümünde çupranın kilosu 95 lira, lüfer 105 lira.
    düşünsene bu salgın olmasa, bayramın ilk akşamı eve 2 misafirini davet edip balık alıp yapsan, 4 kişilik bir masa için balığa 200, rakı ya da şarap tercihine göre 150-200, salata, birkaç meze, biraz meyve derken 700-750 liralık oluyorsun.
    boğazda balık yemek gibi. bu pahalılık karşısında “survive” etmeye çalışan halkımız en çok survivor izliyor.
    ah, aslında her şey papaz erikteki papaz yüzünden...

    son edit: gerizekalının biri hazır çorba, makarna, köfte, ayran, kemalpaşa 70 lira diye kendince menü yapıp bu bayrağı indiremeyeceksiniz, bu ülkeyi bölemeyeceksiniz diye yeşillendirmiş beni. olduk mu yine vatan hayını.
    eriğin kanıtı eklendi.
  • annem babam çiftçiler. normalde sadece üzüm yetiştirip satarlardı. bu sene ekstra olarak soğan,patates,nohut, fasulye,kavun, karpuz vb ürünleri de yetiştirdiler. salçayı, pekmezi, zeytini, turşuyu, peyniri kendileri yapar. kurban etiyle de sucuk, pastırma yapılır. haliyle migrosa gidince yukarıdaki saydığım kalemlere para verilmez.

    uzun lafın kısası giderlerinizi kısmak istiyorsanız bir an önce çaresini bulup üretime geçin. anladığım kadarıyla ülkede kulak arkası falan kalmamış. 1 senedir gelemediğim için fiyatlar ne alemde haberim yok.

    tanım: fiyatlardan haklı olarak yakınan yazar beyanı
  • ben kendimce cozumu buldum. euro uzerinden tl’yi bolunce bi miktar normallestiriyorum. ama bazi seyler hala pahali oluyor cevirmeme ragmen. tl kazanip tl harcamak psikolojik olarak cok yipratici olsa gerek. inandiginiz sey yardimci olsun zor durum.