şükela:  tümü | bugün
  • mizahi tarzını hazırladığı kıyafetlere ciddiyetle işleyen ingiliz modacı, sahip olduğu genetik kodları sezon koleksiyonuna taşıyarak, üslubuna ve içinden geldiği moda ekolüne bağlılığını gösteriyor.
    dünya üzerinde trendler değişirken her daim ayakta kalmayı başaran ekose tarzını kumaşlarına eğlenerek işleyen ingiliz modacı markus lupfer, bu sezon için zekice hazırlanmış grafikleri koleksiyonunda sunuyor. madonna, jennifer lopez, anna kendrick ve rihanna gibi ünlülere sipariş tasarımlar hazırlayan modacı popüler modanın yaramaz çocuğu olarak anılıyor.
    ekose kumaşın desenlerine maksi boyut kazandıran modacı, ilhamını eğlenceden alan tasarımlarını maskülen forma sokarak vitrine çıkarıyor. ekose üzerinde klasik olarak kullanılan yeşil ve laciverde farklı bir renk skalası kazandıran modacı, farkını gösteriyor. ayrıca ekose parçaları tamamlayan kıyafetlerinde sadece koyu renk kullanması da, kıyafetin ruhunda bir elegan etki sunuyor.
    ara renklerin ağırlıkta olduğu koleksiyonda hakim renk olarak gri öne çıkıyor. koyu veya açık tonda olsun grinin neredeyse elli tonuna da koleksiyonunda yer veren modacı, bunun yanında kahverengiyi de öne çıkararak, kış sezonunun koyu renkli tasarımlarına set çekiyor. bu meydan okuma, bohem tarzda klasik desenli bir koleksiyon ortaya çıkarıyor. markanın çok ünlü müdavimleri, bu sıradışı deneyselliği çok seviyor.
    özellikle üstlüklerde, sade formlar ağırlıkta gibi görünse de bolca kesim detayına yer veriliyor. ceket ve montlardaki ceplik, yakalık, kolluk kısımları ve özenle hazırlanan düğme işlemeleri, kıyafet bütünüyle oldukça uyumlu bir biçimde yerini alıyor.
    iki senedir kısa paçalı pantolonların revaçta olması, markus lupfer tasarımlarında da etkisini gösteriyor. dar kesim tarzda, sokak modasında da sıklıkla karşımıza çıkan erkek pantolonları ingiliz modacının sezon koleksiyonunda kendine yer buluyor.
    koleksiyon bütününde sofistike modeller sunan modacının özellikle desen ve kumaş kesimlerindeki işçilik detayları dikkat çekiyor. kıyafetlerde asimetrik bir uyum var. markus’u başarılı kılan da bu uyumu yakalayabiliyor olması zaten.
  • (bkz: so gay)