şükela:  tümü | bugün
  • marla singer,
    kalemler çizemeyecekleri yerde yazmaya başlarlar.marla singer çizilemeyecek yerdedir.saçları.görülebilir en umursamaz siyah saçlar.insanın bu denli derin saçlardan kaçabilmesinin tek yolu,onun simsiyah gözleridir.

    jestsiz ve mimiksiz gözler.

    tıpkı kuyu gibi.
    lakin asla dışarıdan nasıl olduğu anlaşılamaz.

    tıpkı kuyu gibi.
    belki soğuk belki boş.
    ve muhtemelen içine düşersen,çıkması imkansız.

    hayatıma girişinin birinci yılında,marla singer'ı tanımaya çalışmanın nafile olduğunu anladım.bu kadın,alkolizmle,alkolü sevmenin çizgisinden farksız.asla nerede olduğunuzu anlayamazsınız.

    marla singer'ın hayatınızdaki yerini asla tanımlayamazsınız.
    marla singer'ın hayatındaki yerinizi asla tanımlayamazsınız.

    marla singer,
    benim madde bağımlılığım.

    özgür düşünce ve çoklu aşk prangam.güneşli günlerden keyif alamama zincirim.her halkası bana hitap edişleriyle dövülmüş bu zincir gülümsemeleriyle umursamazlıklarıyla ve anlamamazlıktan gelmeleriyle birbirine geçirilmiş.

    bu zincir,
    gözbebeklerimi dahi sabitlemiş.

    yüzü esmeralda,yüreği jeanne d'arc.

    bu sigara gibi kadın,onsekiz yaşından küçüklere baktırılmamalı.üstü uyarılarla doldurulmalı.

    marla singer'ı sevmek sizi ve çevrenizdekileri tüketir.
    marla singer'ı sevmek kalp ve damar hastalıklarına sebep olur.

    o kadın,
    o tütün tarlası,
    o pardösü,
    o yağmur

    ve o beyaz eller.

    marla singer
    benim madde bağımlılığım.

    marla singer
    kelimeleştirilememiş soyutların bu somutu,bu ucuz sigara,günler boyunca her bakışında ve her içe çekilişinde beyninizi kendine köle ettiğini bir şekilde saklayan sigaranız.

    bu arkası siyah,rengarenk atkılar,tutuşmuş umutların söndürülmüşlüğü.

    o kadın,
    uyku öncesi uyuşukluk,
    uyku sonrası bulanıklık
    ve her türlü tarif edilemezlik.

    iliklerinizi mesken edinmiş bu kanser,bağırsaklarınızı dahi ele geçirecek.
    ve siz bu siyah saçların sizi kontrolünden keyif alacaksınız.

    o siyah saçlar.

    gelişmekte olan kentlerde,sokaklardaki zift kokusunun an be an beyninize işlediği vakit,bir dakikalığına da olsa varolduğunuzu unutursunuz.
    gözleriniz dalar.
    ve fransızlar buna bir isim takmamıştır.

    uyuşturucu kullanmayan örnek bir vatandaş olarak tek umudunuz bu zift kokusudur.

    şanssızsanız,sigara içebilir,hatta çektikçe uzayan bir sigara bulabilirsiniz.
    çok şanssızsanız,marla singer'ı elde edebilir,hatta yaklaştıkça daha çok acı çekebilirsiniz.

    ciğerleriniz yanabilir.
    gözleriniz yaşarabilir.
    ve acı eşiğiniz oynayabilir.

    marla singer,
    ilk sigaranız.

    "sağlıklı yaşam için" diyor sağlıklılar,"yapılacak en iyi şey bu kuyuyu görmemektir."
    "sağlıklı yaşam için" diyor sağlıksızlar,"marla singer için saçmalayınız."şuursuzca hareket etmekten tarifsiz keyif,ödenecek bedeli hesaplamaksızın gülümsetmekten zevk ve onu sevmekle risk alınız."

    bu beyaz tene sadace üşümekten keyif alıyorsanız yaklaşın.
    yağmurlarla aranız iyiyse.
    küçük göletlerle
    pardösülerle
    ve botlarla.

    işte bu yağmurdaki sigara tadındaki kadın her daim dozaşımıdır.

    marla singer'ı sevmek kanı pıhtılaştırır.
    marla singer'ı sevmek genç yaşta saçınızı beyazlatır.

    hayatınızın müfettiişi bu kadın her cümlenizde bir işlem hatası arar.
    her cümlesinde mağruz kaldığınız güvenilmezlik ithamlarına ipuçları.
    yalancı olduğunuzun kanıtları.
    sahtekar bir bahisçi olduğunuzun.

    tüm bu eziyetlere rağmen,düşüldü mü çıkılamaz ve dışarıdan içerisi tahmin edilemez bu kuyu,sevilmeye değerdir.

    bu elbiseli kadın,marla singer.
  • aklı başından uçmaya hazır erkeklerin aklını almakla görevlendirilmiş düşmüş melek isimlerinden.
    allah korusun, şeytan buyur etsin.
  • "tyler durden sen hayatımda başıma gelen en kötü şeydin" quote'unun sahibi güzel olmayan ama çok güzel olan film kişisi
  • "the little scratch on the roof your mouth that would heal only if you'd stop tounging it, and you can't" diye tanimlanan beyin tumoru.
  • fight club'ta her şeyin sebebi olarak suçlanan, ağzından sigarası düşmeyen kısa saçlı karakter. helena bonham carter tarafından canlandırılmıştı, filmde.

    --- spoiler ---
    jack, marla'dan kendini almanın elinde olmadığını şu şekilde açıklıyor: damağındaki o küçük çizik dilinle oynamasan hemen geçer; ama duramıyorsun, oynuyorsun. her an ölebileceği felsefesiyle kendisine ait eşya edinmeyen, çamaşır odasındaki eşyaları çalıp satarak ve yemek siparişi aksaklıklarından yararlanarak yaşayan marla'nın asıl trajedisi ise; ölmemesi...

    intihar teşebbüsünde bulunan marla, polisler geldiğinde onlara şöyle söyler:
    - orada yaşayan kız çok sevimliydi; ama kendine olan inancını kaybetti.
    --- spoiler ---

    "eğer bi tümörüm olsaydı; adını marla koyardım."
  • odtülü solcu kızların vazgeçilmez profil fotoğrafı.
  • izlerken wuhuuu diyerek arzulanan...

    ancak tedirginlik verici kadın imajı ile aslında erkeklere büyük ambivalans yaşatan, her zaman onların hayallerini ve rüyalarını süsleyecek ancak hiç bir zaman (ya da en fazla bir kaç defa) sahip olamayacakları, yine sistemin dayattığı usturuplu ve risk içermeyen (!) bir kadına sarılacakları gerçeğini yani sisteme adaptif ürkek güvercinlerin fantazi dünyalarını simgeleyen ironiko kadın.
  • lafı geçince illâ birisi çıkıp, tümörüne bu ismi vereceğini söylüyor. amk tümörün olsa zırıl zırıl ağlayıp, kanal 7'ye çıkacaksın, bilmiyoruz sanki. bırakalım bu ayakları. orijinal bir şey paylaşayım diyorum feysbuk sayfasında, her şeyin altına tümör muhabbeti, hem de türkçe :(( olm güzelim sayfa öylece duruyor sizin yüzünüzden.
  • eğer bir kadın onun gibi sigara içmiyorsa, kesinlikle sigarayı bırakmalıdır.
  • fight club in en can alici karakterlerinden biri -zaten film onlarla dolu-.inanilmaz bir karakterin inanilmaz bir goruntuyle birlestigi an.