şükela:  tümü | bugün soru sor
  • son öys sınavının yapıldıgı sene (1998) sınavdan bir hafta önce babamla kafa kafaya verip tercih yaparken odtu makina'yla odtu elektrik elektronik arasındaki onbes yirmi puanlık farka bakıp araya iliştirdigimiz bölüm; bölümüm.

    göztepe kampüsünün tam ortasında toplamda iki binadan olusan mühendislik fakültesinin büyük binasının 4. katındadır.

    her mühendislik fakültesi öğrencisi gibi ilk iki sene calculus ve türevi derslere cebellesip, sonrasında bunlara yenik dusup uzatma noktasına getirdiğim, son iki sene ise bölüm dersleri, bu derslerin sınavları ve projeleriyle boğuşup uzatmadan bu sene bitirecegim, resmiyette ingilizce eğitim yapılan ama fiilen asistanların ve sayısı beşi geçmeyen doçent ve profların (bkz: mehmet akif eyler) yarısının dersleri türkçe işledigi, otuz-otuzbes kişilik sınıfları sayesinde hocalar ve asistanlarla dogrudan diyaloğa gecme imkanının olduğu, hocalarının öğrenciyi zorlama ya da sınıfta bırakma gibi amaçlarının olmadığı, bu yüzden projeleri yapıldığı ve derslere devam edildği takdirde dersten kalmanın neredeyse imkansız olduğu bölüm.
  • marmara üniversitesinin en prestijli, reklam yapmak için en iyi bölümüyken öğretim üyeleri arasında sadece bir adet profesör bulunması ve o insanında bölüm başkanı olmaması dikkat çekici bir durumdur (makine müh. 4, çevre müh. 3 profesörü bulunmakta). birinci sınıflara yönelik olması gereken bilgisayar labları çok yetersizdir. bilgisayar mühendisliğine yeni başlayan öğrencilerin bir çoğunun evinde bilgisayar bulunmamakta ödevlerini, projelerini okulda yapmak durumunda kalmaktadırlar, ancak açık olan iki lab bütün üniversite öğrencilerine açık olduğundan bilg müh 1. sınıf öğrencileri çok zorluk çekmektedir. mühendislik binasında 3. ve 4. sınıfların kullanımına özel bir lab bir adet de yine 3. ve 4. sınıflar tarafından kullanılabilen linux labı olması ve üst sınıfların neredeyse yarısında laptop olmasından dolayı bu lablar tam verimlilikle kullanılamamaktadır. bu iki laba üniversite yönetimi tarafından büyük özen gösterilirken asıl ihtiyacı olan 1. sınıfların kullanımına açık public lablarda hiç bir yenilik düzenleme yapılmamaktadır, örneğin geçen sene public lablardan birinde bütün gerekli alet hedevat olmasına rağmen (hub, kablolar...) kimse alt yapıyla ilgilenmediğinden, internet erişimi sağlanamamış ve bu lab bir dönem boyunca boş kalmıştır. bu gibi sorunlar üniversiteye çok büyük bir eksi olarak dönmekte, bölümün puanı her geçen sene düşmeye devam etmektedir. bu gidişata dur denilmesi içinde öncelikle öğretim üyelerinin kalitesinde ve mühendislik fakültesinin kaynaklarında artış gerekmekte. en azından sadece iki katı dört duvar olarak yapılabilmiş ve iki yıldır da bir çivi bile çakılmamış görüntü kirliliği yaratmaktan başka bir işe yaramayan o aptal binayı yaptırabilirler.
  • nihayet kalifiye lablara sahip olmayı başarmış bölümdür. sahip olduğu 3 windows, 1 linux labında ki bilgisayarların tümüne, hem derslerde kullanılan programları kaldıracak hemde öğrencilerin isteklerini karşılayacak özellikte parçalar eklenmiştir.

    mühendislik fakültesi, internet ve öğrenci işleri sayfasını, inadından vazgeçerek geçen sene kendi bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin ellerine bırakması sayesinde an itibari ile güzel görünümlü ve eskisinden bin kat daha fonksiyonel bir siteye ve öğrencilerin okul ile ilgili aklına gelebilecek bütün işlerini halledebilecekleri bir öğrenci işleri sayfasına kavuşmuştur. fakat bölümün öğretim üyesi kalitesi halen ayaklar altındadır. marmara üniversitesinin, adını türkiyeye ve dünyaya duyurmayı başarabileceği belkide tek dal olan bilgisayar mühendisliğine neden üvey evlat muamelesi yaptığı anlaşılamamaktadır.

    mühendislik fakültesi bünyesinde bulunan bölümlerde şu an itibari ile kimya mühendisliğinde 6, çevre mühendisliğinde 5, endüstri mühendisliğinde 4 ve makine mühendisliğinde yine 4 tane profesör bulunurken (dikkat! doçent ve yard.doçent leri eklemedim), bilgisayar mühendisliğinin eğitime 1 profesör, 1 doçent ve 3 tanede yardımcı doçent ile devam etmesi bence anlaşılması imkansız bir durumdur...
  • (bkz: comengs)
  • mezun olanın adını bile anmaktan çekindiği bölüm.
  • mezun veya okuyanlar yeşillendirirse sevinirim

    edit: herkese teşekkürler
  • her dersten 3-4 proje ve her hafta yapılan quiz'lerden fırsat bulup yazamamış yazarlara sahip olan bölümdür. vizeler/finaller geliyor diye sevinilen başka bir bölüm yoktur tahminimce.
  • öğrencilerini kan kustura kustura mezun eden bölüm. daha da başka bi şey söylemeye gerek yok.

    mehmet kadir baran bölümdeki en iyi ders anlatan hocadır. diğer hocalar gibi dersimi anlatarım geçerim tribinde değil karşısındakinin anlaması için sonuna kadar uğraşır. gerekirse bi konuyu 20 kez anlatmaktan çekinmez.
  • nasıl haccac bin yusuf müşriklere bir ceza olarak geldiyse, mehmet kadir baran da bir zalim değil alimdir. sözlükten bir iki tane fazla kız düşüreyim diye allah'ın adıyla nickinde gırgır geçen "allah diyen radyoaktif maymun" u inim inim inletmektedir. şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
  • --- spoiler ---

    aşağıda yer alan görüşler bana değil bölümün mezunu yakın bir arkadaşıma aittir.

    --- spoiler ---

    olumsuzlar

    1-) hocaların ingilizceleri gerçekten kötü.

    derste göya biz anlamıyoruz diye bazı yerleri türkçe anlatıyorsunuz. hayır biz gayet iyi anlayabiliyoruz, sıkıntı sizde, karışık yerleri ingilizce akıcı düzgün bir şekilde anlatamıyorsunuz. türkçe'ye geçince birden nasıl akıcı ve düzgün anlatmaya başlamanızdan anlaşılıyor (mehmet baran hariç)
    ayrıca lütfen ingilizce kelimelerin telafuzlarına özen gösterin bilmiyorsanız açın bakın bizim ingilizcemizi de batırıyorsunuz. özellikle nerdeyse hepiniz "variable" kelimesini yanlış söylüyorsunuz veraaaybıl değil veriıbıl olacak "/'v??ri?b?l/". bunun gibi sayısız yanlış telaffuz var.
    (fatma, sakkalli ve çigdem hocadan ders almadığım için genellemelere onlar dahil değildir)

    2-) birbiriyle bağlantılı derslerin içeriklerinin çok fazla çakışması

    ilk dönem verilen introduction dersinde flip-flop lara kadar baya öğreniyoruz lc3 de öğreniyoruz çok güzel. fakat sonra digital design da aynı şeyleri nerdeyse üstüne yeni birşey koymadan tekrar anlatıyorsunuz. yetmezmiş gibi comporg dersinde bunun üstüne sadece pipeline ekleniyor, nerdeyse lc3 den farksız olan mıps görüyoruz. sonra microp dersinde herşeyi baştan alıyoruz üstüne sadece interrupt koyuyoruz. ve bu bizim için işgence oluyor çünkü yeni birşey öğrenmeden aynı şeyleri yapıp duruyoruz. bunun bir düzene sokulması lazım.
    bu kadar da değil, 1. sınıfta lc3 ısa'sını öğrenip assemblyde ufak şeyler yapıyoruz, çok güzel. 2. sınıfta x86 ısa'sını öğreniyoruz bu da güzel farklı tipler çünkü. ve kapsamlı bir assembly kodu yazıyoruz herşey güzel. ama gidip comporg dersinde aynı ödevin lacivertini sadece x86 değilde mıps de neden veriyorsunuz. verilen dersilerin içeriklerinden haberiniz olsun lütfen tekrar 1500 satır assambly yazmak eğlenceli birşey değil.

    3-) bazı derslerin sınavlarının kalitesizliği

    direk isim vereceğim digital ve comporg sınavları. sınavlar çok basit hazırlanıyor, ezberleyen geçiyor, puanlanırken hoca en ufak saçma şeylerden puan kırıyor, bu yüzden konuları bilseniz bile ufak hatalardan dolayı, ezberleyen projelerde yancı olan adam aa alırken bildiği için sınava hazırlanma gereği duymayan kişi daha düşük notla geçebiliyor.
    similasyon ve ıstatistik derslerinin sınavları sadece ve sadece hesap makinasında nasıl hızlı standart sapma alırım onu ölçüyor. ezberleyip geçmek çok kolay. random variable nedir bilmeden aa ile geçenler var bu iki dersi, gerçekten şaka gibi. or dersinin sınavlarıda aynı katagoride.

    4-) müjdat hocanın simulasyon ve ıstatistik derslerini vermesi

    bunu direk madde olarak yazıyorum. lütfen bu dersleri başkası versin. derste kimse hocayı dinlemiyor, anlamıyor.hoca monoton bir şekilde konuşuyor sürekli, gerçekten çok denedim bu dersleri dinlemeyi ama olmuyor. sınavda soru çözümlerini ezberleyip geçiyorlar. sonra istatistik bilmeyen "data scientist" ler türüyor

    5-) borahan hocanın varlığı

    data structure hariç verdiği diğer derslere bilen biri girse rezil olacak kişidir. araştırma yapmayı da bilmez, bildiği keywordleri birleştirip paper konusu bulur, lisans ödevi yapar gibi paper yazdırtmaya çalışır. uzak durun

    6-) gereksiz zorunluluklar

    cuma gününkü seminerlerden ilgimizi çeken olsa zaten geliriz ama ilgimizi çekmeyen konularda yapılıyor. sırf yapılmış olsun diye ve bize hiçbirşey katmıyor. sonra bir de etik dersi veriyorsunuz, yok telefonla oynuyormuşuz yok dinlemiyormuşuz saygısızlıkmış vb. orda zorunlu duruyorsam kusura bakmayın yaptığımız saygısızlık değildir. siz yeterince kaliteli seminerler ayarlayın orası zaten dolar, bunu zorunlu kılarak olmaz bu. aynı durum dersler içinde geçerli dinlemek istemeyen gereksiz kalabalık yapan insanlarla doluyor sınıf. bırakın gelmesinler kalan kalsın. derse ilgisi olan veya dersi zaten önceden çalışmış öğrenciler mağdur oluyor.

    7-) te derslerinde computer science'a yönelik derslerin nerdeyse olmaması

    8-) peter hocanın okuldan ayrılmış olması (çok severdik kendisini, her yönüyle bir numaraydı)

    olumlular

    1-) müfradat gayet güzel

    özellikle ıtu deki arkadaşlarımdan duyduklarıma göre, ders içeriği olsun dersler olsun onlara göre çok daha kaliteli ve güzel
    1. sınıfta cse100 dersi çok güzel bir introduction oluyor programlama dillerini anlamayı aşırı kolaylaştırıyor ama kanımca descrete math dersi 1. sınıfa alınmalı
    ayrıca ıtu(mufredatının kotu olması) ve ytu(türkçe olması) den daha kaliteli eğitim verildiğini düşüniyorum

    2-) samimi bir ortam, hocalarla istediğiniz gibi iletişim kurabiliyorsunuz hepsi ilgili ve samimi (diğer okullar nasıldır bilmiyorum)

    3-) burdan mezun olup yurdisina veya bogazicine gitmek çok zor değil. mezunlar kolay iş buluyor 3k-6k arası başlıyorlar genelde sektörde

    3-) ali haydar, mehmet baran, falkaya, sanem, birol hoca gibi kaliteli hocaların bulunması. bahsettiğim olumsuzluklar dışında herşeyin gayet kaliteli ve düzgün olması

    ayrıca mehmet baran konusuna açıklık getireyim,
    kanımca mükemmel diff dersi signal dersi verir, mükemmel ders anlatır hiçbir şeyi ezberlemez, herşeyi sınıfta tahtada çıkarır, tabiki ezberci kesim bu adamı sevmez,
    sınavları aşırı kolay olduğu halde bir de geçemeyip ağlarlar, diyecek bişey bulamıyorum onlara. adam dersten geçebilin diye finalden sonra ödev verir finalin 30 puanını bedava dağıtır ama bu da yetmez o ezberci kesime.
    ek olarak müfredat dışı takılmaz aksine çok yavaş ders işlediği için konular daha az işlenir.(tabi cahil kesim bu derslerin standart içeriğine bakmadan konuşur)
    kötü yanı biraz düzensiz, unutkan ve bol bol aritmatik hata yapar derste öğrencilerin takip edip düzeltmesi gerekir.