1. nişantaşında amerikan hastanesinin arkasında amerikan hastanesinin kapladığı alandan daha ufak bir kampusü marmara üniversitesi iletişim fakültesiyle paylaşan komşu kızı. tuhaf kimyasallarla çalışıp iletişim fakültesini bir acayip kokutmalarıyla ünlüdürler.
    kimyasallar ile bir gün binayı havaya uçuracaklar diye inanmış ve öğrencilerini çok sevmiştim. ama yapamadılar. bir iki kez ispirto ocağı patlattıklarını gördüm heyecanlandım. ama sonradan öğrendim ki her ders bir iki ispirto ocağı patlıyormuş. boşa heyecan yapmışız. kimyasal da akrilik mi nedir öyle dandik bir şey. patlayıcı değilmiş. okulu patlatmazlar, kantinde iskambil oynamazlar, bahçede dolanmazlar ne halta yararlar çözememiştim.
  2. kapısından giren ve elinde kimliğini bulunduran her kişinin hazırlık hariç minimum 5 yılını yiyen, ömrünü çürüten, saçını döken, depresyondan depresyona ve daha da beteri intihara doğru sürükleyen, mezun olunan anda çekilen tüm sıkıntıları unutturduğu ve diğer üniversitelere göre üstünlük sağladığı iddia edilen okul veya yaygın deyişle hapishane...
  3. marmara üniversitesinin istanbul'un dört bir yanına dağılmış kampüsleri içinde iletişim fakültesiyle aynı kampüsü paylaşmak zorunda olan fakültesi.

    zira aynı kampüs içerisinde dişçilik fakültesi öğrencilerinin varlıkları yoklukları birdir.4 yılımı aynı kampüste geçirdiğim öğrencilerden bir tanesiyle tanışıklığım olmadı olan arkadaşımıda görmedim.
  4. iletişim fakültesiyle sırtsırta vermiş bir fakültedir. öyle ki her sene düzenlenen ''iledişim''*partileri pek meşhurdur.
  5. hayatınızı yaşamanıza pek fırsat vermeden size hayatı öğreten diş hekimliği meslek yüksek lisesidir.

    eğitim dili ingilizcedir ama bu bizim bildiğimiz ingilizce değildir, hatta eğitim şartı olarak bilmemizin gerekmediği ingilizcedir ki bu gereksizlik derslerin türkçe yapılmasından ötürüdür.

    herşeye rağmen nefret edilecek bir okul değildir, çünkü iğrenç olan hayatın kendisidir. bununla birlikte, bu yazıya hakim olan kasvetin sebebi, buradaki heykeltraşların yontmaya hayallerimzden başlamasıdır.
  6. kampusunde yapılabilecek tek sosyal aktivite arkadaşlarla çay kahve içmektir.ancak bu konuda çok çeşitli seçeneklere sahipsinizdir.örneğin aşağıdaki kantinde hastaların ve iletişimcilerin de kullandığı kantinde çay içebilirsiniz.ya da fakülte binasında öğrenci işlerinin olduğu kattaki çay-kahve makinesının nefis yağlı çay ya da kahvesini hatta capuccinosunu bile içebilirsiniz.o da olmadı teras katındaki içki servisi bile yapılan boğazı gören güzelim cafesinde rahatça dağıtabilirsiniz arkadaşlarınızla.tabi karşı masanızda asistanlar hocalar dekan vs. oturuyorken bi tarafınız yiyorsa...
  7. işiniz düştüğünde bulunduğu yer nedeniyle dişinizdeki problemi ya da çenenizdeki dikiş ağrısını nispeten unutturan fakülte. tribecada bir bagel bir limonata yuvarlayıp röntgen beklemek ya da paul de oturup cheesecake çatallerken implant için randevu saatini beklemek insanı çileden çıkartmak bir yana , gevşetip rahatlatıyor.
  8. diş hekimliği fakülteleri arasında öğrencileri en fazla zorlayan fakültelerden biri.öğrenciyken diğer üniversitelerdeki arkadaşlarınızın gezip tozduğu vakitlerde,sosyal hayatınızı bitirecek çokluktaki pratik ödevler,stajlardan geçebilmek için yapılması gereken iş sayısı(dolgu,protez,kanal tedavisi,diş taşı temizliği,vb..) abartılı gelse de mezun olduktan sonra anlıyorsunuz niçin o kadar eziyetin çekildiğini ki bu fakülte,öğrencilere basamaklı diş kesiminin öğretildiği ender fakültelerdendir.
  9. bir vakitler, yaptığım bir telefon görüşmesi ile hayatıma renk katmış fakülte;

    karşı taraf - buyrun
    ben - merhaba sosyal sigortalar kurumuna bağlı hastalara bakıyor musunuz?
    kt - evet beyefendi ama sıra var..
    b - nasıl anlamadım!
    kt - sıra var beş altı yıllık sıra var.
    b - ücretli gelir sorun değil
    kt - onda da o kadar sıra var efendim
    b - ücretli rüşvetli gelir o zaman
    kt - hahahahaaa iyi günler
    b - hoşçakalın (hoş çakal ın)

marmara üniversitesi diş hekimliği fakültesi hakkında bilgi verin