şükela:  tümü | bugün
  • how i met your mother ın en farklı karakteri bence. barney* den bile çok daha ilginçtir bu adam.

    *ilk bölümde robin haber yaparken admaın atlayıp atlamadığını merak eden tek kişidir.
    *ted in yatağında bulduğu ananas ın nereden geldiğini merak eden tek kişidir.
    * yıllardır birlikte olduğu sevgilisiyle tek bir geceyi dahi ayrı geçiremeyen belki de dünya üzerindeki tek insandır.
    *loch ness monster dan acaip tırsar.
    * şampanya açmaya korkar.
    *çevreyi kurtarma girişimleri had safhada olan bir insandır.
    *ailesindeki en kısa boylu insandır.
    *pek güzel robot dansı yapar.
    *düğününde saçlarını mükemmel keserek yarmış insandır
    * crazy eyes sahibi hatunlardaki bu özelliği farkedemez.
    *ayrıca ted in victoria ile tanıştığı bölümde victoria yı hayalet olarak niteleyebilmiş, ted saçmalamamasını söylediğinde "tabi ki hayalet değil, buketi alıp kaçmış bu da onun cismi bir varlık olduğunu gösterir" diyerek koparmış insandır.
    *falandır filandır. dizinin en orjinal karakteridir.
  • how i met your mother karakterleri arasında açık ara farkla en orijinal en tatlı ve en maalesef gerçek olamayacak kadar karakterli olandır.

    lily'nin, hangisi önce ölecek olursa diğerinin okuması için bir mektup bırakması beklentisinde olduğunu öğrendiğinde hemen bir şeyler yazmalıyım lily mektupsuz kalmasın diye telaşlanması ve barney ve ted'in "evet, yazana kadar ölmezsen lily mektupsuz kalmaz" "ama yazmadan ölmeyeceğini biliyoruz zaten" "tanrıya meydan okuyorum ki bu sağlıklı genç adam mektubunu yazmadan ölmeyecek" tarzı cümleler kurduğunda deli gibi korkması

    lily'nin yazdığı mektubu merak edip hemen okuması ve banka şifrelerinden ve dergi aboneliğini iptal etme uyarısından başka bir şey bulmayıp sinir olması çünkü kendisinin duygu dolu edebi bir mektup yazmış olması bunun için lily'yle tartışıp kapıyı çarparak gitmeye yönelmesi ve lily'nin "aa evlendikten sonraki ilk kavgamız" dediğinde anlık bir mod değişimi ile gülümseyip lily'ye sarılması ve 1 sn sonra eski sinirli moda dönüp kapıyı çarpması, bu mod değişiminin inanılmaz doğal olması

    barney'i herkese kötüleyip kısmetini kapatan kızı bulmak için kurdukları oyunda barda her şey normalmiş gibi zaman geçiriyor havası vermeleri gerektiği halde bunu başaramadıkları için "tamam, burada konuşuyor olmamız gerekir... kelimeler.. kelimeler... kelimeler... tanrım hiç bu kadar zor olmazdı!" demesi

    sadık olması

    ile dikkat çeker.
  • marshall kocaman cüssesi ve inanılmaz duygusallığıyla -ve iyiliğiyle de tabii- file benzer. fil dünyanın en güzel canlısıdır. marshall da how i met your mother'ın en güzel adamıdır.
  • niyeyse bu adamla behzat ç.'deki harun'u birbiriyle özdeşleştiriyorum. hem görüntü olarak hem de karakter olarak.

    safça sevmeleri ise en sevilen yönlerinden.
  • lily'nin gürültülü yemek yemesinin farkında olmamasıyla gerçek bir aşka dair önemli bir noktaya parmak basmıştır; sevdiği kişinin kusurlarını görmez.
  • tokat atmanın inanılmaz yakıştığı adam. bir insana tokat atmak ancak bu kadar yakışabilir.
  • lily sakınmadan lezbiyen ilişki isteğinden filan bahsederken kendisi o kadar sadık bir kocadır ki hayallerinde bile karısından başka kadınlara yan gözle bakmakta çok zorlanmaktadır.
    hatta:
    "hell yeah i'm gay, gay for you" demişliği vardır. hot bartender için "eh" yorumunu yapmasını beğenmeyen lily'e cevaben.
  • hem lily * ile hem de ted *ile telepatik iletişim kurabilen dizi karakteri.

    bazı replikleriyle gece gece kopma sebebi...

    ''ted, i don't want to swear in front of korean elvis,but what the bleep are you doing, dude?''
  • aslında zeytin sevmesine rağmen lily'ye hoş görüneyim diyerekten sevmediğini söylemiştir zamanın birinde. bu olaydan sonra "zeytin teorisi" adlı teorisi ortaya çıkmıştır. bu teoriye göre, uyumlu bir çiftte kişilerden biri zeytin seviyorsa, diğeri sevmemelidir. *
  • çocuk gibi adam fakat her kadının isteyeceği türden bir sevgili. hem iri hem duyarlı, kucağınızda ağlayıp, kucağında ağlanacak türden. pek eğlenceli bir dizi karakteri.