şükela:  tümü | bugün soru sor
  • eski insanların çoğu hayatlarını doğadan kazanırdı. çiftçilik, hayvancılık yaparlardı çünkü. buw yüzden doğaya bağlı bir hayat yaşar, doğaya saygı duyar, doğanın verdiklerini kutsar ve de kutlarlardı. bu kutlamaların en ön plana çıkanı da, baharın gelişini kutlamaktı.
    çünkü baharın gelişi, güneşin, yeşilin, toprağın, verimin, ürünün, kısacası hayatın gelişi, hayatın devamının sembolü demektir.
    oysa bugünün insanının hayatı doğaya pek de o kadar bağlı değil. baharın gelişi, örneğin bir bankacıya, bir çiftçiye ifade ettiğini etmiyor artık çünkü. kişisel olarak bir reklamcı baharın gelişinden heyecanlanıyor olabilir, ancak onun doğa ile ilişkisi asla doğanın içinde yaşayan, doğa sayesinde yaşayan bir çobanın ilişkisi kadar yoğun olamaz.
    neyse, gelelim mart ipine.
    haftasonu bulgaristan'ın yambol ya da bizim eskiden kullandığımız ismiyle yanbolu şehrinde fantastik bir bahar kutlaması vardı. kutlamanın adı, kukerlandia. kukerlandia, bir maske festivali. festival katılımcısı gruplar, doğaya ait parçalardan yaptıkları maskeler ve kostümlerle dans edip teatral gösteriler yaparak baharın gelişini ve insanın doğa ile ilişkisini anlatıyor.
    bu bahar kutlamasının bir geleneği de, her yanda satılan, kırmızı beyaz iplerden oluşan küçük fiyonklar, püsküller.
    'bu püsküller nedir' diye sorduğumuzda, 'onlar sadece buraya (yambol) özgü bir gelenektir' dediler. mart ayının ilk günü, herkes bu kırmızı beyaz püskülleri yakalarına, el bileklerine takıyormuş. daha sonra da ilk leylekleri gördükleri gün, bu püskülleri bir ağacın dalına bağlayarak dilekte bulunuyorlarmış.
    neyse, uzatmayalım. biz de aldık bu püsküllerden biraz, hediyelik de aldık, döndük türkiye'ye. daha doğrusu trakya'ya.
    aldığımız hediyeliklerden birini anneme verdim. ben tam bu püsküllerin anlamını açıklayacaktım ki, annem, "aa, mart ipi mi getirdiniz?" demez mi!
    meğer bu gelenek sadece bizim yambol bulgarlarına ait bir gelenek değilmiş. mart ayında trakya'daki müslüman türk kızları da bileklerine kırmızı beyaz ip bağlar, daha sonra da yılın ilk leyleğini gördüklerinde bu ipleri bir taşın altına saklar ya da ağaç dalına asarlarmış.
    tabi bu gelenek de, bir çok renkli eski gelenek gibi kaybolmaya yüztutmuş.
    'mart ipi nedir'in açıklamasından çok, hatıra anlatımı gibi oldu biliyorum. bunu da ilk defa yaptım. ama sonuçta hepsi aynı yere gitmiyor mu? idare edin artık...
  • (bkz: martinicka)
  • 80 yaşındaki babannemin söylediğine göre çocukluklarında bunu mart güneşi yüzünden çirkinleşmemek için takarlarmış.
    bronzlaşmak çirkinlikle eşdeğermiş o zamanlar.