şükela:  tümü | bugün
  • "bu tür sözleri ancak sıradanlığı onaylayan martılar verir. farklı olmayı öğrenmiş birinin ise böyle sözler vermeye ihtiyacı yoktur."

    "jonathan gün batımına kadar sürekli uçtu, vaktini diğer martılarla birlikte olmak için harcamadı. havada daireler çizmeyi, takla atmayı, yavaşça dönmeyi, tersine dönüşü, her şeyi öğrenmişti."

    "yaşamak için ne çok neden var! balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. en önemlisi, özgür olabiliriz, uçmayı öğrenebiliriz."

    "onurlandırılmak istemiyorum ben. lider olmayı arzulamıyorum. ben sadece öğrenmek istediğim şeyleri onlarla paylaşmak, ufkumuzun hiç de dar olmadığını göstermek istiyorum."

    "bir gün martı jonathan livingston, bu sorumsuzluğunun bedelinin çok ağır olduğunu öğreneceksin. yaşam bizim için meçhuldür. bilebildiğimiz tek şey bu dünyaya yemek ve olabildiğince uzun yaşamak için geldiğimiz.."

    "yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi? bin yıldır yaptığımız tek şey balık peşinde koşmak. artık yaşamak için bir nedenimiz olmalı; öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak gibi. bana bir şans verin, öğrendiklerimi size göstereyim."

    "onu üzen şey yalnızlık değildi; diğer martılar uçmanın keyfine varamamış, uçmalarıyla gurur duyamamışlardı. gözlerini azıcık aralayıp, ileriye bakmayı reddetmişlerdi."

    "tüm sürü için istediği, tüm sürüye mal etmeyi arzuladığı her şeyi ne yazık ki yalnızca kendisi için elde edebilmişti. uçmayı öğrenmişti."

    "benim evim yok, ben bir sürüye ait değilim. ben toplumdan dışlanmış biriyim. şu an büyük dağ rüzgarı'nın doruklarında uçuyoruz. artık bu yaşlı vücut, birkaç yüz fitin daha üstüne çıkacak güçte değil."

    "dünyadaki yaşamına ilişkin anıları giderek zayıflıyor, anımsanmaz oluyordu. dünya onun çok şey öğrendiği bir yerdi fakat ayrıntılar, özellikle bir lokma yiyecek için mücadeleye girişme ve sürüden dışlanmaya dair ayrıntılar giderek silikleşiyordu."

    "uzun bir süre jonathan, gözlerini uçma zevkine karşı sıkıca kapatmış, kanatlarını yiyecek bulma dışında bir şey için kullanmayan sürüsünün yaşadığı dünyaya ilişkin her şeyi unutmuştu."

    "sen jon*, şu anki yaşamına ulaşabilmek için binlerce yaşamın peşinden koşmak zorunda kalmadın, her şeyi bir kerede öğrendin."

    "cennet bir yer, bir mekan değildir, bir zaman dilimi değildir. cennet öğrenmektir, mükemmelliktir. en iyi hıza ulaştığın an cennete de ulaşmış olacaksın jonathan. ve bu saatte bin mil, bir milyon mil hızla ya da ışık hızıyla uçmak anlamına gelmiyor. çünkü rakamlar sınırları belirler; iyinin mükemmelin sınırları yoktur. mükemmel hıza ulaşmak oğlum, orada olmak demektir.. ..mükemmelliği küçümseyen martılar yavaştır, hiçbir yere gidemezler. mükemmele ulaşmak için uçanlar hızlıdırlar ve her yere gidebilirler."

    "kural; gerçek doğasını, bilinen tüm rakamları aştığı, zamanın ve mekanın ötesine geçtiği zaman yaşayabileceğini bilmesiydi."

    "martı jonathan bir öğretmen olarak doğmuştu. ve onun sevgisini gösterme yolu, yalnızca gerçekleri görmek için fırsat kollayan bir martıya doğruları öğretebilmekti."

    "sen çılgın bir kuşsun, eğer biri karadan bin mil ötesini nasıl görebileceğini başka birine gösteriyorsa, bu kesinlikle martı jonathan livingston olmalı."

    "yaşadıkları ona bir tüy ve kemik yığını değil, kusursuz bir uçma ve özgürlük fikriyle donatılmış, hiçbir şeyle sınırlandırılamayacak bir martı olduğunu öğretmişti."

    "onlara karşı bu kadar acımasız olma martı fletcher. diğer martılar seni sürüden dışlamakla sadece kendilerine zarar verdiler ve inan bir gün bunu anlayacaklar. bağışla onları ve anlamalarına yardımcı ol."

    "hepimizde gerçekte, mükemmel martı olma düşüncesi, sınırsız bir özgürlük düşüncesi var. uçma konusundaki hassaslık, bizim gerçek doğamızın bir ifadesidir. bizi sınırlayan her şeyi bir tarafa atmalıyız."

    "bir kanat ucunuzdan diğerine kadar tüm bedeniniz, düşündüklerinizden başka bir şey değil. düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın.. ..istediğimiz yere gitmekte, istediğimiz yerde bulunmakta özgürüz."

    "sürüdeki martılar karada acınacak bir halde bir araya toplanmış dururken o, öğrencileriyle geceleri bulutların arasında rüzgara karşın uçuyordu."

    "oldukça basit şeylerden söz ediyordu jonathan; uçmak bir martının en doğal hakkı, özgürlük onun doğasında var ve bu özgürlüğü engelleyecek ne varsa; gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekildeki sınırlamalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.. ..en doğru yasa bizi özgürlüğe götürecek olandır." (dikkat, kilit 1)

    "-sen*, bizlerden farklı, yetenekli ve mükemmel bir kuşsun.
    -fletcher'a lowell'a bak. ya charles-rolland, judy lee? onlar da mı farklı, yetenekli, mükemmel? senden benden ne farkı var onların? onların tek farkı, gerçekten kim olduklarını anlamaya ve bunu bilerek yaşamaya başlamaları." (yine dikkat, yine kitabın kilit cümlelerinden biri)

    "böyle uçuşlar, keşfetmek isteyen herhangi biri için her zaman vardır. zamanın ilerisinde olmakla bir ilgisi yok bunun. belki biz alışılmışın ilerisindeyiz. uçma söz konusu olduğunda, çoğu martıdan ileri olduğumuz söylenebilir."

    "şimdi tercih senin. ya burada kalıp öncesine göre biraz daha yüksek olan bu bilinç düzeyini öğreneceksin ya da geri dönüp sürüyle çalışmaya devam edeceksin.

    "bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi? üstelik çok kısa süren bir çalışmayla bunu kendilerinin de anlaması bu kadar mümkünken. bu iş bunca güç olmak zorunda mı?" (kilit 3)

    "hakkımda saçma sapan söylentiler çıkarmalarına ya da beni tanrılaştırmalarına sakın izin verme, olur mu fletch. ben, belki de sadece uçmayı çok seven bir martıyım.. zavallı fletch, gözünle gördüklerine sakın inanma. görünenlerin hepsi sınırlıdır. anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. o zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin."

    (tanım: aslında küçücük ancak her cümlesi alıntılanası şekilde kilit olan kitap. çok basit ama anlamlı, "bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmenin zor olması" gibi örnekler. alıntılayım derken yine tümden okudum, hala okumayan varsa rica ediyorum okusun. buyrun pdf versiyonunu da buldum, çirkin bir versiyonuymuş bu ama hiç yoktan iyidir. richard bach - martı jonathan livingston)
  • denize her bakışımda buluyorum jonathan'ı, ben nereye gitsem o da geliyor benimle.

    ankara'ya bile geldi, hep aynı şeyi söylüyor:

    "şimdi tercih senin. ya burada kalıp öncesine göre biraz daha yüksek olan bu bilinç düzeyini öğreneceksin ya da geri dönüp sürüyle çalışmaya devam edeceksin.

    bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi? üstelik çok kısa süren bir çalışmayla bunu kendilerinin de anlaması bu kadar mümkünken. bu iş bunca güç olmak zorunda mı?"

    (bkz: #489062)
  • sürüden ayrılanı kurt kapmaz fikrinden hareketle, topluma uyumsuz olmanın erdem olduğunu söyler. bazen toplumun genel gidişi karşı çıkılası ve bizi sınırlayıcı bir hal alsa da toplumun kural yapısı geneli korumak için yıllar içinde oluşmuştur. ahlak en önemlisidir. bilimsel gelişim konusunda martı haklı, ahlaki karşı duruş konusunda tartışma götürür haldedir.

    yaşar kurt'un bu romandan çıkan martı adında bir şarkısı mevcuttur. güzel.
  • ilk okuduğum kitabın baş kahramanı. hatırladıkça biraz hüzün çöker.
  • hasta anası ve 7 kardeşine bakmakla yükümlü, ailenin eli eppek tutan tek martısı jonathan'ın umutsuz bedelli askerlik bekleyişi ve içinde bulunduğu buhrana şahitlik ediyoruz. tek solukta, sarsılarak okudum.
  • birey olabilmiş bir martıdır. bütün kitap bunu anlatır.
  • uzun zamandan sonra ortaya çıkan dördüncü bölümüyle birlikte epsilon yayınevi tarafından tekrar yayınlanan kitap. sözlükte ilgi görmemiş olması pek şaşırtıcı.
  • muhtemelen bir saatten kısa bir süre içerisinde okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. özellikle dördüncü bölümü atlanmamalı. yazar hurafelerin, ritüellerin topluma nasıl yerleştiğini, zihnimizi kullanmakta ne kadar cimri olduğumuzu ve kendimizi nasıl sınırlandırdığımızı martı jonathan livingston'ın hikayesi aracılığıyla bize aktarıyor.
  • aslında içten içe hepimiz martı jonathan gibi öğrenmek ve zorunda olduğumuz değil, yapmak istediğimiz şeyi yapmak istiyoruz. ama çoğumuz toplum baskısı, korkular, geçim derdi ve hayatın akışı ile istediğini yapamıyor sadece yaşayıp gidiyor, tıpkı kitaptaki sürüden ayrılmayı göze alamayan martılar gibi. işte kitap martılar üstünden aslında insanların da bu hüzünlü hikayesini anlatıyor.

    tanım: okudukça martı jonathan'a ve özgürlüğüne özendiğim kitap.