şükela:  tümü | bugün
  • amerikali antropolog. 1927 yilinda dogdu, gectigimiz sene ekim ayinda 74 yasinda oldu. kulturel materyalisttir (cultural materialist), calisilmis sahalara gidip arastirmalar yaptigi icin karsilastirmali antropolog (comparative anthropologist) olarak da bilinir. marksist antropolojinin onde gelen simalarindandir, idealist kanat tarafindan 'vulgar' marksist olarak elestirilir. imge yayinlarinca cevrilen ' inekler, domuzlar, savaşlar ve cadılar: kültür bilmeceleri' adli kitabinda degisik rituelleri materyalizm uzerinden inceler. hindistan'da inek neden kutsaldir? sorusuna ekonomik yaklasimi okunmaya deger dogrusu!
  • imge yayınlarınca çevrilmiş "yamyamlar ve krallar: kültürlerin kökenleri" adlı kitabın müellifi amerikalı insanbilimci. kitabın temel izleği uyarınca marvin harris'in iddiası şöyledir: sanayi öncesi ve özellikle ilkel toplumlar üretimin artırılması ve nüfus artışının denetimini sağlamak için özdeksel-tinsel gönenç bağlamında bedel-kazanım ilişkisini lehlerine çeviren bir takım dizgeler (sistem) kullanmışlardır. harris'e göre bu sürecin özü üremenin baskısının neden olduğu üretimi yoğunlaştırma -yani birim zaman ya da alan başına daha çok toprak, su, mineral ya da erke (enerji) kullanılması- eğilimidir; ki bu aslında, yaşam normallerine yönelik tehditlere karşı verilmiş yanıttır. bu türde tehditler çoğunlukla "iklim değişikliklerinden, insan ve hayvan göçlerinden" kaynaklanırdı ve tehdite verilen tepki tersine, kendine döner ve yeni bir tepkinin verilmesi gereken yeni bir tehdit yaratırdı. basit bir doğrusal çizimle gösterecek olursak:
    üremenin baskısı >> üretimin yoğunlaştırılması >> çevrenin tüketilmesi >> zuhur eden kurumsallaşmış şiddet, kölece çalışma, ataerkillik, mülkiyet ilişkileri vs.. (bkz: yamyamlar ve krallar kültürlerin kökenleri)
  • marksist temel ve üst yapı kavramı çerçevesinde olan bir kültürel ekoloji ekolü mensubudur.
  • hz. isa ve havarilerini kutsal yonden ziyade, roma diktatorlugune karsi, ilk kez gerilla savasini baslatan terorist bir grup olarak ele alip pek ilginc bir konuya deginen yazar.
  • the cows pigs wars and the witches kitabinda sekiz sayfalik bir bibliyografiye imzasini atmis yazar. (bkz: turkce kitaplarda gorulen bibliyografya eksikligi)
  • 25 ekim 2001 tarihinde, kirilan bacagi yuzunden gecirdigi bir ameliyat sonrasinda hayatini kaybeden degerli bir yazar ve antropolog.
  • dünya tarihi marvin harris'in yamyamlar ve krallar kitabından öğrenilebilir. bir insan nasıl bu kadar çok araştırma yapıp, bu kadar güzel derleyip, bu kadar sağlam bir şekilde aklından geçenleri aktarabilir bilmiyorum. antropoloji okuduğum senelerde tanıştığım bu değerli yazarı, bugün tekrar okuduğumda yine etkilendim.
  • önceleri, çocuk öldürmenin dışında, nüfusu sınırlamanın
    en etkili "barışçıl" aracı çocuk düşü
    rmeydi. bir çok ilkel topluluklar
    zehirli karışımlar içmek suretiyle çocuk düşürme yollarını bilirler.
    başka bazı topluluklar gebe anneye
    karnının çevresini kumaştan bir
    kemerle sıkıca sarmasın öğretirler.
    yapılan başka her şey eğer sonuç
    vermezse, sırt üstü yatan bir annenin karnı üzerine onun bir arkadaşı bütün gücüyle atlar. bu yöntemler bir
    hayli etkilidirler, ama bunların oğulcuğu öldürme sıklığına çok yakın bir oranda anne olacak kadını öldürme gibi sevimsiz bir yan etkisi vardır.
    gebeliği önlemenin ya da düşük
    yapmanın güvenli ve etkili araçlarından yoksun olmalarından dolayı,
    ilkel topluluklar kurumsallaşmış
    bulunan nüfus kontrol araçlarını
    henüz yaşamakta olan bireyler üzerinde odaklaştırmak zorunda kalırlar. bu çabaların kurbanları
    çocuklardır - bunlar ne denli küçük
    olurlarsa o denli iyi olur - çünkü bir
    kez, direnemezler; ikincisi,
    onlara yapılan toplumsal ve özdeksel
    yatırım daha azdır; ve üçüncüsü,
    bebeklerle olan duygusal bağları kesmek yetişkinler arasındakileri
    kesmekten daha kolaydır.
    benim bu uslamlamamı ahlaka aykırı
    ya da "uygarlık dışı" bulan herkes on
    sekizinci yüzyıl ingiltere'si üzerine
    yazılanları okumalıdır. cinle sarhoş
    olmuş on binlerce anne, bebeklerini düzenli olarak thames ırmağına attılar
    ya da onları çiçek hastalığı kurbanı
    olanların giysileriyle sarmaladılar, çöp varillerinin içine bıraktılar, sarhoş
    luğun şaşkınlıkları içinde onları çiğneyip ezdiler, ve başka biçimlerde
    bebeklerinin yaşamlarını dolaysız ya
    da dolaylı araçlarla kısaltmanın bir
    yolunu buldular. kendi zamanımı
    za gelince, ancak kendi erdemliliğimize keçi inadıyla bağlanmamızın
    inanılmaz bir kerteye varmasıdır ki,
    doğan her 1000 bebeğin ilk yıl içindeki ölüm oranının 250 olmasının yaygın olduğu az gelişmiş
    uluslarda çocuk öldürme suçlarının
    hala evrensel bir boyutta işlendiğini
    kabul etmekten bizi alıkoymaktadır.

    marvin harris - inekler, domuzlar, savaşlar ve cadılar